"Beni bir yazara dönüştüren şey, insanların bana inanabileceği kadar kötü bir yalancı olmamdı." - Ernest Hemingway"

Küçük Aşkım

yazı resim

Ay ışığı altında düşlediğim hayalim;
zamansız gelen bir martı gibiydin hayatımda.gelişi ve gidişi belli olmayan bir martı...sessiz çığlıkların oldu kimi

zaman kimi zamansa esip gürledin rüzgar gibi.bense bense her zaman sessizdim yavru bir kuş gibi.sessizdim sessiz ve sensiz çığlıklar attım oysa

sen hiç birini duymadın.hayallerimdin küçük bir çoçuğun büyüme isteği gibi....belki imkansız bir umut belki hoş

bir hayaldin belkide ben bilmesemde hep vardn

varlığınla bildim seni yokluğunu hiç düşünmemiştim.denizde bi kum tanesi eksilince deniz ağlarmış öyle

vardın hayatımda ve öylece kaldın eksilmeden tükenmeden.gidemedim senden uzağa oysa bi umuttun hep

vardın sanki hiç gitmemiş hiç bitmemiş gibi kalsaydın biz olurduk ben ve sen olmazdı hiç düşünmezdim

senden ötesini ama herşey yıkıldı sanki fırtınılar koparcasına

esip giden rüzgar yağan yağmurlar gibi hayallerim, umudum, gerçeğim... yok olup gittin. seni benden

alıp hiç bilmediğim ıssız diyarlara savurdu bu fırtına.ve sen yar bir sonbaharda ıssız diyarlara vuran fırtına

gibi düştün yüreğime.ama seni getiren o fırtına savurdu yine bilinmeyen ütopyama.

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön