"Sabahın köründe uyananlar, günü daha uzun yaşamaz, sadece daha çok yorulur." – Oscar Wilde (kurgusal olarak)"

"M" İçin

bilinç altının bile geride bıraktığı bulanık geçmişine sığınıp temize çekti kendini. işte… bu kadar basitti! hayallerini pazarlar birkaç kadın’ı daha altına alabilirdi. nasıl olsa daha gerçek aşk’a vakti vardı. henüz erkendi.

yazı resimYZ

17.01.2010
İstanbul

‘ Bu şehir süslü boyalı kadın ‘ (Bilecik sen benim anamdın)

Gözlerini kenetlediği
Noktaya bıraktığı
Bir acısı olmalı…
Yoksa,
Bir adam kışın ortasında
Bu kadar kendine soyunur mu?

I.
Ayrılık adamın, ağzın da kekremsi bir tat… Bütün ikilemleri tekleyen.
Haksızlığın verdiği huzursuzluk kol gezerken hücrelerinde elindeki gümüş halka’ya bakıp yaptığı büyük bir fedakarlıkmış gibi bilinç altının bile geride bıraktığı bulanık geçmişine sığınıp temize çekti kendini.
İşte…
Bu kadar basitti!

Hayallerini pazarlar birkaç kadın’ı daha altına alabilirdi.
Nasıl olsa daha gerçek aşk’a vakti vardı.
Henüz erkendi.

II.
Sonrasında intihar senaryoları yazmaya koyuldu adam…
(Neden ölmesi gerektiğini bilmiyordu)
Bu onu haklı çıkarabilirdi.
Hem kimse bir ölüyü suçlamazdı.
Yalnız değildi,
Bir tren kompartmanın da ölemezdi.
Trenden insin ilk işi ölmekti.
İndi,
Ölmeyi denedi ama // ona da g.tü yemedi.

Ve bu hale sebep bir kadın bedeniydi…
Biri ‘ya ruh’ mu? Dedi.
Ha!

ÇiğdemTaş
Not : Yazının girişindeki ‘ Bu şehir süslü boyalı kadın ‘ Tuğba Özerk'in İzmir şarkısından alıntıdır.

KİTAP İZLERİ

Ayaşlı ile Kiracıları

Memduh Şevket Esendal

Ankara'da Bir Apartman Dairesi: Cumhuriyet'in Mikrokozmosu Memduh Şevket Esendal'ın ilk olarak 1934'te yayımlanan ve adeta bir edebi zaman kapsülü niteliği taşıyan romanı Ayaşlı ile Kiracıları,
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön