"Beni okuyamayanlar, en azından cüzdanımı okuyabilsinler." - Oscar Wilde (kurgusal)"

Mahallelim Mahalden Terk

Dayanırım sonra manavın tavlasında öylece duran çürük meyveye, kokularına toplu taşıma araçlarının kentimde, sarhoş narasına, biz kabul etmesek de sınıfsal olan ayrımın rengine dayanırım.

yazı resim

Sokakların

yağmurun ardından

gelen tenhalığını severim en çok.

Dayanırım sonra

manavın tavlasında öylece duran

çürük meyveye,

kokularına

toplu taşıma araçlarının kentimde,

sarhoş narasına,

biz kabul etmesek de

sınıfsal olan ayrımın rengine dayanırım.

Gümüştendir barikatı yüreklerin.

Sohbetler,

bakışmalar,

anlatmalar…

Biz hiç gönülden geçmedik ki!

Aldanırım velhasıl,

başıboş kediye,

düşen yaprağa,

mağaza vitrinlerine,

suya,

bilgiye,

sanata aldanırım.

Büyür burnum

evrenimizi,

koca evrenimizi daha iyi koklayayım diye.

Zaman geçer,

bir biçimde devinir günler.

Hatta unutulursun sen de,

sadece arada bir adın geçer.

Kentim kıştır

Kışım kent.

Mahalleli yanılgılar,

mahallelim mahalden terk.

Diyordum ki işte

olmuşla ölmüş arasında

ince bir fark var,

nereye dönersen yüzünü

orada

ayna var...

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön