"Yarın, erteleme sanatının en verimli günüdür." – Douglas Adams"

Mahkumiyet

aitlik duygusunun verdiği huzur ve bu huzurdan kaçan özgür deliler...insan neden kaçar huzurdan?tam da aitken dünya'ya, ayaklarının altında sağlam duran tek şeyden..?

yazı resim

Küçük mütluluklara mahkum olduk, Dünya'ya hapsedildik, suçumuz:doğmak! Cezamız büyük, firar edenin hayatta kalma şansı yok. Her taraf gardiyanlarla dolu, isyan çıkaramıyorsunuz, bastırıyorlar.

yargılanmadk bile...

Bu sıkıyönetimden canlı çıkan yok. Sadece bazı mikro-organizmalar bir kaç milyon yıl yaşayabiliyorlar. Onun dışında, biz insanlar sonsuz ömrümüzün en fazla 70-80. yılında kapatıyoruz gözlerimizi sonsuzluğa. O karanlıkta arıyoruz ışığımızı, düşünün, karanlığın anlamını bile kaybetmişiz.
Artık kendimizi buraya ait hissediyoruz. Aitlik duygusu, insanı en aşağı çeken duygulardan biri, bir nevi özgür olamamamk.
En basite indirgeyelim, Dünya'dan aşağı adım attığımda düşemiyorum uzay boşluğuna, neden, yer çekimi var ben kaçamayayım diye... Kurallar çok katı yani..
Ruhlarımız, ölümlü bedenlerimize hapsedilmş, bedenlerimizin ömrü sınırlanmış, şaka gibi işte, despotluğun böylesi! Ne yaptık biz insanlar bunu hak edecek?
Beyinlerimiz de onların yönetiminde, en fazla %5'ini kullanmamıza izin veriyorlar. Zaten fazlasını yapabilene ''kaçık'' diyoruz, ''dahi'' değil...

KİTAP İZLERİ

İnce Memed 1

Yaşar Kemal

Toroslar'dan Yükselen Bir İsyan Ağıtı: İnce Memed Yaşar Kemal'in edebi evreninin temel taşı ve şüphesiz en bilinen eseri olan "İnce Memed", ilk kez 1955'te okuyucuyla
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön