"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

Merhaba Deyip de Hoşça Kal Diyemediğim...

yazı resim

gelişinle yeşerdi umutlarım
gökyüzüm berraklaştı
çözüldü sırlarım
güneş ısıttı, kızardı yanaklarım

adın dilimde
gözlerin içimde, çağlıyorsun gürül gürül

tutsak oldum, gönüllü
merhaba dedim, hoşça kal diyemiyorum
koca bir ömürde
debdebeli günlerde bir sana

her sabah şafak rengiyim
akşamdan kalma sevinçlerimle
taze umutların doldurur yüreğimi
kabıma sığmam

en sevecen dokunuşlara
gözlerinde dalar giderim ölçüsüz
katmer katmer güller açar bedenimde
kendimi bulurum
ne zaman gidecek olsan, alnımdan vurulurum

yüreğim kelebek, kanatlarım zar titrek
evrenin oksijenini solurum
özgürlüğünle, güçlenir güçlenir de
dalar maviliklere kaybolurum.

sensin gündüzüm gecem
düşüm,hayalim
türkülerimdeki sevdalım
yüreğimi titreten, yazamadığım, çizemediğim,
resimleyemediğim
merhaba deyip de hoşça kal diyemediğim
sensin

varsın olsun, adın hasrete çıksın delice
aldırmam

ol yeter ki....ol
mekanın uzaklar, varsın olsun
kirpiklerinin arasından
uzanışların, dokunuşların okşar ya,
yaşar ya
çekerim de dünyanın kahrını
aldırmam

Müsade Özdemir

KİTAP İZLERİ

Kapak Kızı

Ayfer Tunç

Ayfer Tunç’un "Kapak Kızı" Romanı: Çıplaklığın Katmanları ve Toplumsal Yüzleşme Ayfer Tunç’un ilk olarak 1992’de yayımlanan ve daha sonra "zemin aynı zemin, inşa aynı inşa"
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön