"Yazmanın en güzel yanı, kimsenin size sabah 6'da kalkıp da ne düşündüğünüzü sormamasıdır." – Dorothy Parker"

yazı resimYZ

ben hep ondokuz yaşındayım demek geçiyor içimden
hep ondokuz kez söylemek söyleyeceklerimi...
Ne garip değilmi tam ondokuz yıl sonra ,
ondokuz kez içiyorum aşkın zehrini...

Keten tohumu saçıyorum eteklerimden savurarak.
Saçlarımı rüzgara salıyorum ondokuz kez koşturarak
gözlerimde hep aynı aşkın ağlamaklı bestesi
ağır gelir senden ondokuz yıl ayrı yaşamak...

Ben dile getiremiyorum nedense ondokuzun anlamını
anlasana artık seni sayıklıyor bu rakamın her yanı.
Ben bir düşten düştüm gönlüne ey keten prenses
ondokuz kez yazsam da anlatamam duygularımı.

Gülüşlerimin toplamıydı ondokuz
bana her gelişinin anlamıydı ondokuz.
Kurduğum hayallerin toplamıydı ondokuz.
Yazdığım şiirlerin sonuncusu ondokuz.

Ondokuz bende anlamlı
ondokuz bende yaşlanmalı
her haliyle geçse de yıllar
ondokuzuma hiç uğramamalı.

Elimde koca bir çiçek, yoluyorum yaprak yaprak.
Ne kadar büyük olursa falım, sevgim o kadar çoğalacak
bakma sen onun ayrılık sarısı olduğuna
"seni seviyorum" ondokuzuncu da çıkacak...

Saat gecenin bir yarısı çift sıfır ondokuz
bak geçiyor günler, yalnız kaldı ondokuz...
Soruyorum kendime neden hala bir arada yokuz.
Seninle bir ömür yaşımız olurdu inan hep ondokuz

Ayşe Özyılmaz Dağcı (dranaz)

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön