"Hayatta iki şeyden kesinlikle kaçınmalısın: kötü kahve ve iyi bir hikayeyi mahveden editörler." — Mark Twain (kurgusal)"

yazı resim

Biri var;
Umudun pençesinde inleyen,
Avcı merhametsiz, haşin, sert…

Bir damla gözyaşı,
Yakarken okyanusları,

O bakmaz,
Gözünün yaşına, yalvarışına……

Umut…
Uzak uzak,
Yıldızlar göz kırpıyor.
Karanlık bir gecede,
Her şey şu sihirli cümlede:

Hayale dalıyorum,
Onu arıyorum.

Biri var;
Granit bir kalpten,
Merhamet bekleyen,
Var olduğu dahi bilinmeyen…

Vermiş yüreğine sevgisinin dilini,
Çileyi emziriyor ruhunda silinmeyen.…

Vehim…
Alev alev,
Ruhum yanıyor.
Karanlıklar içinde,
Kızıla boyanıyor.

Yanıyor yanıyorum,
Onu arıyorum.

Biri var;
Derdini ifadeden aciz,
Feryadı yansır göğüs kafesinde.

Vefasından ne olur ki gecenin,
Vefasızlığının yanında sevgilinin?…

Hüzün…
Kıvrım kıvrım,
Mesafeler var.
Karanlık bir vadide,

Delicesine yol alıyorum.
Onu arıyorum.

Zor olmamıştı bu kadar,
Şiir yazmak zor olmamıştı.
Zor olmamıştı kelimelerin deveranı…

Anlamaz nasırlaşmış kalpler onu.
Duyamaz sağır kulaklar.

Yalnız ben anlar, ben duyarım.O benim...

Keder…
Burgu burgu,
Ruha vurulan,
Ateşten tuğra.

Bir Cuma günü öğleden sonra,
Onu kaybettim…

KİTAP İZLERİ

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu

Peyami Safa

Acının ve Istırabın Edebiyatı Peyami Safa'nın "Dokuzuncu Har-iciye Koğuşu", hastalığın pençesindeki insan ruhunun zamana meydan okuyan bir keşfi olmaya devam ediyor. Edebiyatın en temel işlevlerinden
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön