"Yarının bugünü, dünün yarınıdır. Yani pek de yeni bir şey yok." — Douglas Adams"

yazı resim

penguenim ben
öteki mevsimlerden öteki denizlerden gelen
başkaları da anlıyor bunu
ben başkalarından anladım
önce yalnız kaldım
çırılçıplak yalnız
sonra başka olduğumu anladım
ve sonunda penguen olduğumu
bunu ilk o söyledi
denize bakarken ben
düpedüz” penguensin” dedi
aldırmadan ” evet” dedim
“kime ne?”
gözlerinde çaresiz yalnızlığa bakınca
“gerçek bu!” dedim korkuyla
“penguenim ben…”
bunca aitlik arasında yeri olmayan biri…
balıklara baktık ortaköy denizlerinde
“balıklara bakmak güzel” dedim
“görünen balıklar gelmez” dedi “oltaya”
“bilmem” dedim” hiç tutmadım balık”
“ penguensin sen” dedi” unuttun mu?”
“unutmadım” dedim. gülüştük…
oturup kıyısına denizin
istanbullara baktık geceye değin
hiç konuşmadan…
“artık başımın çaresine bakayım”
dedim “penguenim ben”
“yine gittin” dedi
“gittim” dedim…
gece ağaçlıklı cadde boyu
yürüdük
ellerini tutarken acıyla
hatırlamaya çalıştım uçtuğum,
geldiğim yeri…
bir şiir düşündüm içimdeki penguene,
-seninse içinde hep bir penguen ağlar…
diye…

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön