"Yaratıcılık, 'yarına bırakma' sendromunun en asil bahanesidir." - Franz Kafka (kurgusal)"

yazı resim

]

Sıcaklığı elli derecenin üstünde olan bir çöldeyim,

Yürüyorum gece gündüz demeden,

Açlık, susuzluk nedir bilmeden?

Ve o sıcaklıkta günden güne erimeye başlıyorum.

Tam eridim derken karşıma rüzgâr çıkıyor,

Rüzgâr kardeş beni ne olursun kurtar diyerek,

Çığlık atmaya başladım,

Rüzgâr ise sinsi sinsi gülüyordu bana,

Neden gülüyorsun ey rüzgâr!

Nasıl gülmem sana,

Senin şu andaki haline kim gülmez ki,

Haklısın haklısında neden ben bu hale geldim,

Neden, biliyor musun? Neden?

Çünkü

Ondaki karamsarlıkları, kendine güvensizlikleri,

Kararsızlıkları ve sayamayacağım binlerce olumsuz,

Düşünceyi sana üfledim,

Ve sen bu hale geldin,

Ayrıca bu erimemin sebebi sıcaklıktan değil üflememden dolayıdır.

İyi ama neden?

Neden ben?

Suçum neydi?

Tek bir suçum var o da;

S E V M E K

KİTAP İZLERİ

Yırtıcı Kuşlar Zamanı

Ahmet Ümit

Ahmet Ümit'in Yeni Romanında Hafıza Bir Suç Mahalli Ahmet Ümit, sevilen karakteri Başkomser Nevzat'ı bu kez en karanlık dehlizlere, kendi zihninin tekinsiz koridorlarına sürüklüyor. Polisiye
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön