"Yazarların tek dayanağı, okuyucuların kendilerinden daha az zeki oldukları varsayımıdır." - Oscar Wilde (kurgusal)"

Saçlarımı Okşuyor Ölüm Kursunları

yazı resim

koca bir öfkeyle mi başlamalı bu şiire
yoksa koca bir hüzünle mi bilmiyorum.
Bir tükenişe mi ağıt yakmalı
yoksa
yeniden bir sevdaya kanat mı çırpmalı çözemiyorum.

Saat geceye doğru yol alıyor
bense hep aynı sevdiğim şarkıyla hayat buluyorum
"bu akşam ölürüm beni kimse tutamaz
sen beni tutamazsın yıldızlar tutamaz"

evet tutamazdın beni.
Öyle güzel parlardı ki yüreğim
yıldız olsan tutamazdın!

Sana her baktığında.
Öyle hayat bulurdu ki bendenim
ölüm olsan tutamazdın!

Tutamazdın beni ey sevgili
koşup gelseydin her şeyinle dünyama
mutluluk ardımızdan yetişmek için can atardı.
Huzur her saniye bize el sallardı.
Öyle bir koşardık ki sevgili
ellerin ellerimin altın bilekliği olur sımsıkı kavrardı.

Bir dağ köyünde
belki bir deniz kenarında
yorulup ta dinlenmek için yere attığımızda kendimizi
başımı koyardım dizlerine
ve dizlerin beni tutamazdı...
Sen okşamaya başlardın saçlarımı ömür tüketircesine
ve saçlarım ellerini tutamazdı...

Ah sevgili !
Ah gözleri gülmeye,
bakışları ağlatmaya alışkın yar...
Sen şimdi bir pembe köşk hayalinde tutamazlar sultanısın.

Ama ben bir şiir kenarında
gözlerimi açtığım vakit
şarkım bitmiş,
hayallerim tükenmiş,
kurutuyor olacağım
senden geriye kalan gözyaşlarımı...
Ve bil ki rüzgar her değdiğinde başıma
ölüm kurşunları okşuyor olacak saçlarımı...
Dranaz

KİTAP İZLERİ

Gözyaşı Konağı

Şebnem İşigüzel

Osmanlı Sürgününde Modern Bir Kadının Sesi Şebnem İşigüzel, Gözyaşı Konağı’nda, 19. yüzyıl Osmanlısının boğucu atmosferini, ataerkil bir ailenin baskısıyla Büyükada'ya sürgün edilen genç bir kadının
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön