"2 Mayıs 2026, saat 16:00. Ne kadar da... bugün." - Samuel Beckett"

yazı resim

Sen niçin kendine bu lakabı aldın şaşıyorum anlamadım
Sen ki o denli hassas mütevazi güzel birisin.........
Ben bu yüzden seni çok sevdim sana bağlandım........
Sana olan sevgim ile kah sevindim kah ağlandım

Yaşantımın tek mavi sayfası sen oldun sen olacaksın
Lakin sen güle doydun öyle sandırdın ayrıldık böylece
Beni nasıl da can evimden vurdun acılarla kavruldum
Üzerine basılan kuru yapraklar misali buz parça oldum

Seni görmeden daha rüyamda gördüğüm o simanla kaderimdin
Rüyama dolmuştun amma velakin aşk şarkılarımız ayrılıklarla soldu
Ayrılmasaydık mutlu olurduk gönlü güzelim kalp bileşiğim benim
Keşke hüzünler bizi sarmasa fırtınalar üşütmese yıdırımlar korkutmasaydı

Sana hiç şiir başlığı lakabınla hitap etmedim ben.............
Kendin koymuştun adını bunu biliyorsun senin lakabın buydu
Sen acım tatlım baharım yazım beklediğim kışım yakışığımdın
Ve ben sana tek ve her zaman hayrandım.......................................

Bu ayrılıklarla hep hastayız yaşıyoruz sonbahar rüzgarlarına kapılmışız
Savrulmaktayız ömürlük sevda idi bizimkisi kıskandırdık aşkımızla herkesi
Sanma ki hasretin yüküyle yorgunum ben kader vurgunuyum............
Benim aldığım nefesim yediğim aş içtiğim tatlı suyumsun.

KİTAP İZLERİ

Onlar Hep Oradaydı

Sunay Akın

Sunay Akın’ın Hafıza Haritası: Tarihin Unutulmuş Patikalarında Bir Gezinti Sunay Akın'ın dünyasında Pearl Harbor baskınından kurtulan bir hastane gemisinin kurşun levhaları, Haliç'te bir caminin şadırvan
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön