"Yazmak, varoluşun o lanet olası boşluğunu doldurma çabasıdır, ta ki bir sonraki kahve molasına kadar." - Albert Camus"

yazı resim

SENSİZLİK

Bugün yine kederli bir gecede aldım elime kalemimi.

Yazdıkça yazıyorum, kelimeler havada uçuşuyor, bir cümleyi
toparlayamıyorum.

Aklımdan o kadar çok şey geçiyor ki yerine oturmuyor bir türlü.

Yazıyorum yazıyorum tekrar siliyorum.

Düşünüyorum düşünüyorum bir çıkar yol bulamıyorum.

İçimde o kadar çok şey birikmiş ki sana karşı anlatamıyorum.

Susuyorum.

Sustukça üstüme üstüme geliyor boğulacak gibi oluyorum.

Bekliyorum.

Neyi beklediğimi bilmeden.

Beklemek bazen umut veriyor, bazen de mutsuzluk.

İnanıyorum.

Bazen de kendi kendime o güzel günler gelecek seni de bulacak diyorum.

Kendimi avutuyorum çocukça.

Ama olmuyor, ne yapsam ne etsem de olmuyor yine.

Çabalıyorum, çabalıyorum.

Dibe batıyorum, en dibe.

İçimden geçenleri bir anlatabilsem , ah keşke bir anlatabilsem.

Ama olmuyor, deniyorum deniyorum batıyorum.

Dibe batıyorum, en dibe.

KİTAP İZLERİ

Kayıp Tanrılar Ülkesi

Ahmet Ümit

Zeus Berlin Sokaklarında: Ahmet Ümit'ten Mitoloji, Cinayet ve Hafıza Üzerine Bir Roman Ya eski tanrılar ölmemiş, sadece unutulmuşsa? Ve içlerinden biri, bu umursamazlığa öfkelenip modern
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön