"Yazmak, varoluşun o lanet olası boşluğunu doldurma çabasıdır, ta ki bir sonraki kahve molasına kadar." - Albert Camus"

Ses

Tüm gidenlerin anısına....

yazı resim

Şafak bağlarken dağların duvağını
Çalındı kapımız hoyratça.
Gecenin karanlığını hançerleyen,
Düşlerimizi parçalayan bir ses ile.

Bizimle geleceksin denildi !
Gidiş, o gidiş !

Ne yarım kalan düşlerimiz,
Ne de geride bıraktığımız
Masum, parıltılı gözleri
Görebilmemize izin verildi.

Ne götürüldüğümüz yer belli,
Umutla sıktığımız
Yumruklarımız yok şimdi.
Bir SES bıraktık giderken, kapımızın önüne;
Farkına bile varamadılar, göremediler.
Yok edilmiş, vurulmuş, yakılmışız
Umursamıyoruz artık.

Sesimiz yankılanır şimdi
Karanlıklar karşı bir meşale.
Ve yankılandıkça;
Korku salar karanlıklara
Umut olur, yumruk olur havada.
Çınladıkça kulaklarda,
Isıttıkça taze yürekleri,
Endişeye salar;
Hoyratça kapımızı çalanları,
Arabamıza bomba koyanları,
Kurşun sıkıp, diri diri yakanları.
Böyle bir SES işte
Susturun susturabilirseniz...

İsrafil Yıldızkan (Şubat 1993 Berlin)

KİTAP İZLERİ

Eşekli Kütüphaneci

Fakir Baykurt

Fakir Baykurt’un Vasiyeti: Kapadokya’da Bir Umut Destanı Bir yazarın son eseri, genellikle edebi bir vasiyetname niteliği taşır; kelimelerin ardında bir ömrün birikimi, son bir mesaj
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön