"Bir yazarın cenazesinde duyulan en samimi alkışlar, genellikle onun son kitabının tirajına atfedilir." - Umberto Eco"

Sevgiye Mahkumluğumdu!

Çataşmaların esrarında harcadın beni.Törelerinde yüreğinin.Topragına düşen farklı renkte çiçeği...

yazı resim

İliklerimde yalnızlığın sızısı,
Dağlarca yükselirken,
Titreyen sesimle türküler söylerim.
Bağrımda taşırım sancısını ayrılıkların
Ve
Buruk kavuşmaların
Ve
Özlemlerimi dindirmenin sarhoşluğunu.
Sabahlara inat, akşamlardı seni alıp götüren,
Sevgiye mahkumluğumdu,
Acılarımı içime çöreklendiren.
Güneş renginde girdin dünyama,
Cansuyumdun ölüme ramak kala.
Işığımdın ıssız gecelerimde,
Çatışmaların esrarında harcadın beni,
Törelerinde yüreğinin.
Toprağına düşen farklı renkte çiçeği,
Derin kökler salan, yaşlı ağaçlarına kabul ettiremedin.
Arayıştaydın bunca zamandır,
Varamadın hazzına, bir yürek gibi atmanın.
Yüreğinin sesini dinlediğinde,
Duyduğumuz ses aynı dilde.
Yaşlı ağaçlarının uğultuları,
Kükretirdi seni, avını parçalamaya hazır aslan gibi.
Ve Sevgimiz,
Hep karınca oldu gözlerinde,
Kolayca ezilebilen.
Gonca gülündüm oysa,
Hazırdım hep kaybolmaya, gözlerinin karasında.
Avuçlarında uzattın, bin yıllık kinli suyu,
İçmedim.
Burdayım, sen burdasın,
Ama yaralı,
Ver elini saralım yaraları.

KİTAP İZLERİ

Sırça Köşk

Sabahattin Ali

Sırça Köşk: Yıkılmaya Mahkûm Bir Düzenin Alegorisi Sabahattin Ali, son eseriyle sadece bir öykü kitabı değil, aynı zamanda cesur bir veda ve sarsılmaz bir ithamname
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön