"Yazarlar, tanrının en sevdiği şakalarıdır." Ursula K. Le Guin"

Sırrına Aşina Olduğum Figan…

yazı resim

Ey yar
Seni tanımak ve anlamak
Sahranın sabrında yanmak
Ummanın figanında umutlanmak
Şems’in vicdanında el açmak gibidir

Ne lisanın
Kelamullahtan nükseden hicranın
Fecrin soluklarında okunan ezanın
Divana durmak için ümitlenen canın
İklimlere hükmeden nasibin şehri gibidir

Sen ki şevkin
Hissiyatı bereketlendiren hazzı afakın
Her sinede sessizce nükseden yalnızlığın
İçimizi burkan sabrın, hasret sağanağının
En tabii öznesi, güftenin değişmez sezgisisin

Sen gözlerini kaçırırken
Yanakların pepeleşip, edebin ihata ederken
Düşlerin, düşüncelerin fırtınası seni bağlıyor
Yıllara sâri saklı bulunan ah u zarını anlatıyor
Lakin çare bulunmuyor, ah etmen içimi sızlatıyor

Gözüm sazendeye ilişiyor
Gözlerime bakıp, derdi gamımı o an şehre diyor
Tamburun saklı duran sayfalarını bir bir açıyor
Hicazla başlıyor, hüzzamla devam ediyor, dinletiyor
Bin hüzün içinde varlığını sürdüren feryadı seslendiriyor

Mustafa CİLASUN

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön