"Yarın, erteleme sanatının dünkü halidir." - Unknown"

Soysuz Sevgiliye Yıpranmamış Öğütler - II

Olmamışlara, olmayacaklara - II

yazı resim

Güneşin önüne geçtiğinden beri bir "Kadın tutulması" yaşamaktayım. Ben ne yöne gidersem gideyim göremiyorum güneşi. Beni de gölgeliyorsun ya, helal olsun diyorum. Islak saçlı bir güzele yanaşıyorum kuruyor saçları. Sevda sokağının tabelasıydı İstanbul sen güneşe, ben de sana tutulunca aydınlandı tüm şehir. Yağmur yağarken gürültü dahi çıkmamaya başladı Tüm bunlardan sonra da bana "Vay be!" diyorsun ya, işte bundan yoruluyorum.

Işıksız bir günüm daha var biliyorum. Sen ne yaşarsan yaşa hissediyorum çaresiz. Sen gidiyorum dediğinde de kahroluyorum, geliyorum dediğinde de. Ben masaların altına bakıp bahane arıyorum kahrolmak için. Adını duyduğumda kahroluyorum, birisi seni sorduğunda kahroluyorum.

Ne diyordum?
Ben kahroluyorum.

Gülümsemeyi özledim diyebilirim.
Çünkü
Kahkaha atınca
Boğuluyor hayalimde bir kadın
Ve kanadıkça kanıyor
İçimde ki yara.
Gerçekteki "Ebru"
Düşümdekinden
Çok başka.

KİTAP İZLERİ

Tutunamayanlar

Oğuz Atay

Tutunamayanların Edebi Ayaklanışı Oğuz Atay'ın anıtsal eseri "Tutunamayanlar", 1972'de yayımlandığında Türk romanında bir deprem etkisi yaratmıştı. Yarım asır sonra bile, bu sarsıntının artçıları edebiyat dünyasında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön