"Yazarlar, tanrının en sevdiği şakalarıdır." Ursula K. Le Guin"

Sürgün Şehrin Mahkûmları

yazı resim

Sürgün Şehrin Mahkûmları
Şehir var
Şehircik var
Kimi yorgun
Kimi sürgün
Dağlar şehrin duvarları
Yolları bağlı
Yolları tutulmuş
Bulutlardan hicran yağar
Nehirleri tutuşmuş
Sokaklar malta gibi
Gidip gelir
Şehrin mahkûmları

İnsan var
İnsancık var
Kimi şehre hâkim
Kimi şehre mahkûm
Şehir insanlara küskün
Haramiler inmiş şehre
Şehre vermişler yeni bir çehre
Bellerinde palalar
Altlarında sürat atları
Gündüzler geceden kara
Geceler kâbus dolu

İnsancıklar vurdumduymaz
Kafaları kuma gömülü
Sıra gelmez sanır kendine
Gözlerini kapatıp
Kulaklarını tıkayıp
Şahit olmuyorlar güya olanlara

Kör topal dönerken
Devran ağır ağır
Şehrin yeni hâkimleri
Racon adına yakalıyor
İnsancıkları ensesinden
Sesleri ayyuka çıkıyor
Ama ne duyacak kulak var
Ne de görecek göz kalmış
İnsanlar yok olmuş
Göçüp gitmişler başka diyarlara
İnsancıkların gidecek yeri de yok
Sürgün şehrin mahkûmları
Kalakalmışlar ortada ]

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön