"Yazmak, aslında, sürekli olarak bir şeyler yazmaktan kaçınmanın en güzel yoludur." — Woody Allen"

yazı resim

Kriz geldi, başköşeye kuruldu.
Zamla, vergilerle, hatır soruldu.
Çoğu iş yerine, kilit vuruldu.
‘’Teğet geçti, teğet; Elhamdülillah!

Bir şey anlamadık, biz bu gidişten.
Sıka sıka olduk; dudaktan, dişten.
Batıyoruz diye, attılar işten.
‘’Teğet geçti, teğet; Elhamdülillah! ’’

Bankaya, tefeye; halkı ezdiren.
Derman diye; köşe, bucak gezdiren.
Tam on yıldır, canımızdan bezdiren.
‘’Teğet geçti, teğet; Elhamdülillah! ’’

Geçen tüm krizleri; yâd eyledik!
Efradı, yandaşı; abad eyledik!
Dünü, geleceği; berbat eyledik!
‘’Teğet geçti, teğet; Elhamdülillah! ’’

Dost olan eylemez, böyle hitabı!
Geyik muhabbetten, çapsız maytabı!
Fizik, geometri, cebir kitabı…
‘’Teğet geçti, teğet; Elhamdülillah! ’’

Kupkuru mutfağın, bitmez yasından.
İşçi nevalesi, sefer tasından.
Girip vatandaşın, tam ortasından;
‘’Teğet geçti, teğet; Elhamdülillah! ’’

Ozan Hadi’m bir gün mizan kurulur.
Zerrenin de, üzerinde durulur.
Herkes hak ettiği, yere sürülür.
‘’Teğet geçti, teğet; Elhamdülillah! ’’

KİTAP İZLERİ

Sessizin Payı

Nurdan Gürbilek

Edebiyatın Vicdanı: Nurdan Gürbilek "Sessizin Payı"nda Adaletin Peşinde Siyasal kutuplaşmaların ve susturulmuş tarihin zeminini çatırdatttığı bir coğrafyada yazar nerede durur? Adalet arayışında edebiyatın sunduğu imkân
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön