Uzanıpta dokunamayacağımı sandığım anıların gölgesinde dinliyorum pişmanlıklarımın dile gelişini.. Oysa ne anılar o denli uzak, ne de pişmanlıklarım ısrarcı hayattan bezdirmeye.. Nedensiz bezginliğimi tükettiğim havanın aşksızlığına bağlıyor, şarap şişesinde arıyorum uykusuzluğun sebebini.. Bazen çocukluktan kalma bir yara izinde; bazense sokakta sabahın üşengeç koşturmacasında takılıp kalan gözlerim hep bir tanıdık kolluyor yalnızlar rıhtımında.. Zaman zaman isyanın sesi yükselsede kalbimde; alışmışlığın o soğuk, o sinsi, o kimliksiz elleri kapıyor ağızları. Ama biliyorum ki mühürlenen kelimeler sadece.. yoksa ne denizde dalgaya yasak koyabilirsin, ne yürekte sevdaya.. Parmaklarımda sigaranın hatırası sarı gölgeler, saçlarımda kırgınlıkların faturası grilikler ben unutmaya çalıştıkça çarparken geçen zamanı yüzüme, birkez daha satıyorum anasını yaşanmışlıkların. Uzanıpta dokunamayacağımı sandığım anıların gölgesinde dinliyorum pişmanlıklarımın dile gelişini..Oysa ne anılar o denli uzak, ne de pişmanlıklarım ısrarcı hayattan bezdirmeye.
KİTAP İZLERİ
Tutunamayanlar
Oğuz Atay
Tutunamayanların Edebi Ayaklanışı Oğuz Atay'ın anıtsal eseri "Tutunamayanlar", 1972'de yayımlandığında Türk romanında bir deprem etkisi yaratmıştı. Yarım asır sonra bile, bu sarsıntının artçıları edebiyat dünyasında
İncelemeyi Oku