"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

yazı resim

Gardiyan soğukluğunda kapattım odamın kapılarını
Uçsuz yalnızlığım kanatlandı kapının kapanmasıyla
Kimi zaman kapı açıkken çıkardı dışarı fakat şimdi içerde
Sonra odanın en köşesine çekildi sessizce ve gülümsedi
Eflatun renginde gördüğüm düşler gibiydi gördüklerim
ve sıcak kollarını açtı bana
çağırdı
Bedenime girmek istediğini söyledi umarsızca
Hiç umursamazdı ki gireceği bedendeki depremleri
Kanımda bağımlılık yapan nikotin gibi
bilirdi muhtaç olduğumu her anına
Her göz göze gelişimizde kaçırırdım gözlerimi
Gitsin isterdim
ama gitmezdi
İksir geliştirmeyi düşündüm anti-yalnızlık formlarında
Ama başaramadım
En iyisi belki de yalnızlığınla kol kola, diz dize hatta o, senin bedeninde yolculuklar yapmaktı
Anladım
Ben onsuz o bensiz yapamadı yapamazdı

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön