"Bütün ölüler gibi, ben de yaşadım. Ama ne işe yaradı?" ― Samuel Beckett"

Yalnızlık

yazı resim

Gülü koklarken gülün seni koklamadığını bilmek...
Sen sessizliği dinlerken onun seni duymadığını bilmek...
Aynaya baktığında kendinden başkasını görmemek...
Ağladığında kendi kendini avutmak...
Kendi evinden kovulmak...
Herkesi dinlemek, kimseye anlatmamak...
"Olur böyle şeyler." diyen insanlar...
"Bugün senden birşeyler var." lafını hergün söyleyen insanlar...
Kanayan yaranı göz yaşınla tedavi etmek...
Dudaklarının birbirine yapışması...
Boğazının kuruması...
Donana kadar balkonda oturup hüzünlendiğinde yanına saatler sonra gelen kişinin "Umarım zatürre olursun!" demesi...
Telefonun hiç çalmaması...
Camın önünde ağlarken yanından geçenlerin birinin bile umursamaması...
Ortalıktan kaybolduğunda kimsenin seni arayıp bulmaması...

Gökyüzünden düşen her yalnız yağmur damlası bile yerde diğerleriyle buluşuyor. Ama ben her düşüşümde damlalara ayrılıyorum. Rüzgarda savrulup gidiyor her bir parçam...

KİTAP İZLERİ

Öyle miymiş?

Şule Gürbüz

Şule Gürbüz’ün Zaman ve Anlam Arasındaki Yankısı Bir kitabı roman yapan nedir? Belirli bir olay örgüsü, gelişen karakterler, diyaloglar mı? Şule Gürbüz’ün “Öyle miymiş?” adlı
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön