"Yarın, asla gelmeyen bir bugündür. Tıpkı bitmeyen bir romanın son sayfası gibi." - Franz Kafka (kurgusal)"

Yalnızlık Benim Himayemde Bir Esir

bir yalnızlık öyküsü

yazı resim

Yalnızlık benim himayemde bir esir

Güvendiğim dağlara sırtımı veremedim
çıplak kaldım bir ovanın orta yerinde
yalnızlık, Nemrut dağında Kommagene Kralı
koklayamadım Ağrı Dağı'ndaki kekik kokusunu
ıslanmadım Van Gölü'nün iyotlu suyuyla
karışıverdim tarlalarına Çukurova'nın
yine de bilirim çiğ düşmüş sabahlarını Sümela'nın
ve
tereyağına karılmış gül reçelini
yalnızlık, tereyağında bir saç teli
uygunsuz ve zamansız düştü cemre
ne bahar getirdi sevgiliyi
ne de sevgili geldi baharla
yalnızlık, odun ateşinde kaynayan su kokusu
dumanlı bir hasret sigarada
yalnızlık, benim himayemde bir esir
zincirleri ve prangaları kulede bir pencere
taşkın sulara çarpıp yıkılır Malabadi köprüsü
Kızılırmak aşar gider tutkularımı
kalakalır yine yalnızlık
ortasında İstanbul'un
Galata Kulesi misali
Yalnızlık, tutsaklık kendime
Yalnızlık paylaşılır
paylaşıldıkça yine yalnızlık olur

KİTAP İZLERİ

Nohut Oda

Melisa Kesmez

Melisa Kesmez’in ‘Nohut Oda’sı: Eşyaların Hafızası ve Kalanların Kırılgan Yuvası Melisa Kesmez, üçüncü öykü kitabı "Nohut Oda"nın başında, Gaston Bachelard'dan çarpıcı bir alıntıya yer veriyor:
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön