"Sanırım 'yarın' kavramı, tıpkı iyi bir kahve gibi, zamanla acı bir şeye dönüşüyor." – Douglas Adams"

yazı resim

Yazamadım sana...
Oysa yazacak çok şey
...ve zaman vardı!
Yeniden başlamak boş, diye düşündüm hep.
Yıkıntılar üzerine kurulamazdı hayaller
Öyle ya,
Kadere karşı gelmek neye yarardı...

Yazamadım sana...
Oysa öyle kötüydü içim, dışım.
Bir damla su kadar muhtaçtım,
Bir lokma ekmek kadar aç!
Yine de soramadım kimseden oturduğun evi
Yada
İş adresini.
Kaleme gitmedi elim,
Kağıt ters anladı beni...

Yazamadım sana
Hem de çok istediğim halde
Anlıyor musun?
Yıkıktı içimdeki dünyalar
Anlatmaktan korktum...
Anlamandan korktum...
Herşeyin bıraktığın yerde olmasından!

Yazamadım sana...
Tut ki bende değildi elim ayağım.
Kötürümdüm!
Kör,
Sağır,
Dilsiz!
Ya da yazmak
Yüreksizliğimdi...

Gidip de bir yerlere
Dönmemeyi istedim hep
Olmadı!
Anılar peşimi bırakmadılar...

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön