"Yazmak, aslında var olmayan bir düşmanla kavga etmek gibidir. En azından, kimse sizi suçlamaz." - Ambrose Bierce"

Yüreğime ferman saldım seni

Sana yazıldım, Ummanların derinliklerinden kanatlanıp, Bulutları aşk'a kattım, Geldim, İklim avuntusu taşıyan gölgelerin, İltica sessizliğinde, Pusulası kaybolmuş bir kentliydim, Kendime ağlamadım...

yazı resim

Göçmen duyguların tekil yontusunda,
Bilinçaltıma yerleşen bomboş sokakların hüznü,
Hangi gecenin yıldızında suret parçalar bilmem,
Ve sabahlara isimsiz firar bırakır her günü,
Keşke demedim,
Literatür baskısı taş plaklara takıldım,
Kristal kadehlerin iç kanamasında,
Yüreğime seni ferman saldım,

Sana yazıldım,
Ummanların derinliklerinden kanatlanıp,
Bulutları aşk'a kattım,
Geldim,
İklim avuntusu taşıyan gölgelerin,
İltica sessizliğinde,
Pusulası kaybolmuş bir kentliydim,
Kendime ağlamadım,
Gün batarken çığlıkları duyulurdu hayalinin,
Bense avuçlarında,
Yol bekleyen bir mülteciydim,
Yüzümde suskunluğun ayak izleri,
Her açınımda tenime düşen sıcaklığın,
Sabahların uykusu,
Işıkları sönen bir atlasın,
İçimi parçalayan cümlelerinin duygusu,
Seni özlemek,
Anlamını dilimde perçinleyen gecelerin,
Tek masum suçlusu...

KİTAP İZLERİ

Tutunamayanlar

Oğuz Atay

Tutunamayanların Edebi Ayaklanışı Oğuz Atay'ın anıtsal eseri "Tutunamayanlar", 1972'de yayımlandığında Türk romanında bir deprem etkisi yaratmıştı. Yarım asır sonra bile, bu sarsıntının artçıları edebiyat dünyasında
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön