"Yazarlar, çoğu zaman, ne kadar az bildiklerini göstermek için sayfalar doldururlar." – Umberto Eco"

Yürekte Bir Sen Acısı

yazı resimYZ

Adına sayfalarca yazı yazmak,
Bir şairin kahveyle beraber yazdığı şiir,
Yıllarca ayrı kalmış iki aşığın bir araya gelmesi gibi.
Öyle tutkulu, özlem dolu.
Hani derler ya söz uçar yazı kalır diye,
Seni gören tüm yazılar kanatlanıyor ve,
Karışıyor gökyüzüne.
Bazen sevgilim,
Sevda gemileri yelken açıyor engin denizlere,
Dümeninde sen.
Yönün ise kalbime.
Bazen de annesinden dayak yiyen bir çocuk gibi.
Vursan da, kırsan da,
Dilimde adın,
Kollarının arası sığınacak tek limanım.
Ah, kalp atışım.
Öyle bir zaman geliyor ki kapatıyorum gözlerimi,
Çiziyorum resmini zihnime.
Gülüşünü, gözlerini.
En çokta kendinden emin olan duruşunu.
Düşüyor işte bedeninin her hali yüreğime, zihnime, hayalime.
Kalbim dayanmaz bir hal alıyor, bedeninin ahenk dolu süzülüşüne.
Bedenin durdu diyelim,
Dökülüyor dilinden zarif, kırılgan cümlelerin.

İşte, ilk baharım,
Yüreğimin sesi, kelimelerimin tek adresi.
Şiirin ayakları olsa koşa koşa sana gelir ya,
Bu yürekte baştan aşağı şiir oldu kalktı geldi sana.
Aç kollarını bana,
Aşkımız satır satır yazılsın bütün asra.

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön