..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Hala çevrende bulabileceğin güzellikleri bir düşün ve mutlu ol. -Anne Frank
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Anı > Hakan Yozcu




19 Nisan 2021
Lahmacun  
Hakan Yozcu
Cama yaklaşıp içeriye göz attım. Kimse görünmüyor. Yan tarafa doğru yürüyüp birileri var mı diye bakmaya başladım. Gerçekten kimse yok. Tekrar ön tarafa gelip kapıya yaklaştım. Cama hızlı hızlı birkaç defa vurdum. Yok. Allah’ın bir kulu görünmüyor. Bu defa biraz daha hızlı vurdum. Tam umudu kesmiştim ki içeriden genç bir bayan çıktı:


:CCJ:

     Nisan ayının ortaları. Bir Ramazan günü.
Eşim:
“Akşama, iftara, lahmacun yaptır. Yemek hazırlamayayım” dedi.
“Olur” dedim.
Dörtyol’da “Çiçek Lahmacun” var. Genelde hep oraya yaptırıyoruz hamur işlerimizi. Sahibi Gani Çiçek, çok sevdiğim bir arkadaşım.
     Hanıma:
“Çiçek Lahmacun’un numarasını ver” dedim.
“Bende yok. İnternetten bakıver” dedi.
“Olur” diyerek çıktım evden.
     İkindiye doğru telefonumu elime aldım. İnternete girdim. “Çiçek Lahmacun” yazdım. Birkaç tane seçenek geldi. Biri Dörtyol Çiçek Lahmacun yazıyor.
“Tamam. Bu bizimki” deyip numarayı aldım. Bir iki dakika içinde aradım.
Karşıdaki ses:
“Çiçek Lahmacun buyurun” dedi.
“İyi günler kardeş. Ben, Hakan Hoca.” dedim.
Ses:
“Buyurun hocam” dedi, samimi bir dille.
“Kardeş, iftar için 15 tane lahmacun lazım. Yetişir mi?”
“Yetişir hocam. Siz hiç merak etmeyin.”
“Tamam. Ben, 6.30 gibi gelip alırım.” dedim.
“Tamam” abi diye cevap verdi.
İftara daha vakit vardı. Ben de arabayı köye sürdüm. Kız kardeşimi ve annemi ziyarete gittim. Bir iki saat, kız kardeşimle sohbet ettik. İftara kalmamı istedi ise de ben, durumu izah ederek bu daveti, nazikçe geri çevirdim.
Kız kardeşim:
“Paça yapacaktım. Kaçırdın” dedi.
“Sağlık olsun. Kısmet değilmiş. Başka zamana inşallah” dedim.
Saat 6.15’e kadar sohbet ettik. Sonra izin isteyip ayrıldım.
Arabaya binip doğruca Dörtyol’a sürdüm.
Tam vaktinde Dörtyol’a vardım.
“Çiçek Lahmacun”un önündeyim. Fakat bir hayat belirtisi görünmüyor. Kapı ve pencereler kapalı:
“Erken mi geldim acaba?” diye düşündüm.
Saate baktım tam 6.30. İftara 45 dakika var.
Cama yaklaşıp içeriye göz attım. Kimse görünmüyor. Yan tarafa doğru yürüyüp birileri var mı diye bakmaya başladım. Gerçekten kimse yok.
Tekrar ön tarafa gelip kapıya yaklaştım. Cama hızlı hızlı birkaç defa vurdum. Yok. Allah’ın bir kulu görünmüyor. Bu defa biraz daha hızlı vurdum. Tam umudu kesmiştim ki içeriden genç bir bayan çıktı:
“Buyurun, Bir şey mi istemiştiniz?”
“Özür dilerim. Rahatsız ediyorum.
“Estağfurullah. Buyurun. Ne istemiştiniz?”
“Siparişlerim vardı. Onları almaya geldim.”
Genç bayan biraz da şaşkın bakarak:
“Simit mi söylediniz?”
Ben:
“Hayır, 15 tane lahmacun söylemiştim.”
“Lahmacun mu?”
“Evet.”
Genç bayan:
“Emin misiniz?”
“Evet.”
“Kime söylemiştiniz?”
Ben:
“İkindiye doğru telefon açmıştım.”
“Telefon mu açtınız?”
“Evet. Bir erkek ses çıktı. 15 tane lahmacun söyleyip 6.30’da gelip alacağımı söyledim.”
“Gerçekten emin misiniz?”
“Tabii. Üstelik iftara yetişir mi diye sordum? Yetişir dedi.”
Genç Bayan:
“Allah Allah. Tuhaf”
“Neresi tuhaf?” dedim.     
Genç bayan:
“Beyefendi. Biz 6 aydır lahmacun yapmıyoruz. O bölümü kaldırdık. Sadece simit yapıyoruz. Simit istemiş olmayasınız?”
Ben:
“Yo hayır. Ne istediğimi çok iyi biliyorum. 15 tane lahmacun dedim.”
“Başka bir yeri aramış olmayasınız yanlışlıkla”
“Bilmem. Telefonda kayıtlı. Son aranana bir daha bakayım.”
“Lütfen bir bakın” dedi.
Telefonumu çıkarıp son aranan numaraya baktım Numarayı genç bayana da gösterdim.
Genç bayan:
“Efendim, bu bizim numara değil, yanlış aramışsınız” dedi.
“Nasıl olur? Durun bir daha arayayım”
Numarayı tekrar çeviriyorum.
Karşıdan yine aynı erkek sesi geliyor. Hem de hiçbir şey demeden:
“Abi, sizin lahmacunlar hazır. Gelmediniz.” diyor.
Ben:
“Geldim, ama siz yoksunuz” diyorum.
Ses:
“Nasıl yokuz abi. Dükkândayım. Lahmacunlarınız pakette hazır.”      
“Valla kapının önündeyim. Sadece genç bir bayan var. Tüm kapılar, pencereler kapalı. Bayan da ısrarla lahmacun yapmadıklarını söylüyor.”
Ses:
“Sen nerdesin abi? Yanlış dükkâna gitmeyesin?”
Ben:
“Çiçek Lahmacun yazıyor”
Ses:
“Evet. Doğru o zaman. Dışardaysanız gelip bakayım” diyor.
“Dışardayım da her yer kapalı”
“Abi sen tam olarak neredesin? Bana yer adı söyle”
     “Dörtyol’dayım.”
     “Tamam biz de Dörtyol’dayız.
     “Tamam. Ama ben, sizi göremiyorum.”
“Abi, biz, Dörtyol Kavşağındayız.”
     “Kavşak mı? Burada kavşak yok.
     “Olur mu abi. Osmaniye-Adana Yolu üzerindeki kavşaktayız.”
     “Osmaniye mi? Adana mı? Ne Osmaniye’si, ne Adana’sı ya?”
     “Abi, biz Osmaniyede’yiz. Dörtyol kavşağındayız.”
     “Kardeş, ben Mağusa Dörtyol’dan arıyorum.”
     “Orası neresi ya?”
     “Kıbrıs. Kıbrıs’tan arıyorum ben.”
     Ses:
     “Senin ananı s…..m” diyor ve telefonu kapatıyor.
     Oysa ben, özür dileyip:
“Gerekirse banka hesap numaranı ver. 15 lahmacunun parasını yatırayım. Sen de onları hayır olsun diye bir iki garibana dağıt” diyecektim. Ama adam hiç konuşmadan anama sövüp kapattı telefonu.
Ne diyeyim? Üzülsem mi, kızsam mı bilemedim…

19.04.2021
Gazimağusa     
KKTC





Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın anı kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kıbrıs Ada Kışı
"Kuzucuk Köyü"nde Sabah Kahvesi
Küçük Bir Leblebinin Başıma Açtığı İş
Davetsiz Misafirler
Avni İle Bayramlaştık
Düşen İlk Yağmur
Yaşlı Bir Amca
Sıra Beklerken
Şimdi Geliyorum
Posta

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Dut Ağacına Asma Aşısı
Güle Güle Omarım
Ritsa Gölü Efsanesi
Sevgisiz Sevgi
Gulit
Sevginin Adı Başka
İran’dan Acı Bir Aşk Hikâyesi
Emanet
Aksilikler
Bağdat Hurması

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Yüreğimde İhtilal Var [Şiir]
Hayat Seni Çözemedim [Şiir]
Yörük Kızı [Şiir]
Nasihat 2 [Şiir]
Helallik İstiyorum [Şiir]
Nasihat [Şiir]
Seninle Olayım [Şiir]
Aşk Var mı? [Şiir]
Geliyoruz [Şiir]
Minik Bir Şaire Rastladım [Şiir]


Hakan Yozcu kimdir?

1964 doğumluyum. Kuzey Kıbrıs'ta yaşıyorum. 1988 Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. 20 yıl çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yaptım. Uzun yıllar Yenivolkan ve Güneş Gazetelerinde köşe yazarlığı yaptım. Şu an Habearkıbrıslı ve Güncelmersin Gazetelerinde yazıyorum. Birçok internet gazete ve sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Şiir, öykü ve tiyatro oyunları yazıyorum. Bu alanlarda çeşitli ödüllerim var. Kendime ait basılmış "Güzel Bir Dünya" ve "Mesela Başka" isimli iki adet öykü kitabım var. 7 tane tiyatro oyunum var. 6 yıl Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevinde bulundum. Halen Başbakan Yardımcılığı Ekonomi, Turizm, Kültür Ve Spor Bakanlığı'na bağlı Müşavirim.

Etkilendiği Yazarlar:
...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Hakan Yozcu, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.