..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Müzik söylenemeyeni, ama sessiz de kalınamayanı anlatıyor. -Victor Hugo
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Günlük Olaylar > Osman AKTAŞ




14 Kasım 2022
Bizi Taksim Edenlere Yuh  
Osman AKTAŞ
Derin ve iyileşmeyen bir yara cinayetle gelen ecel. Taksim cinayeti de işte bu. Sözün bittiği yer. Ne söylesek kavrulan yürekleri asla serinletmeyecek. Gidenler geri gelmeyecek.


:EF:

Derin ve iyileşmeyen bir yara cinayetle gelen ecel. Taksim cinayeti de işte bu. Sözün bittiği yer. Ne söylesek kavrulan yürekleri asla serinletmeyecek. Gidenler geri gelmeyecek.

Herkesin ortak sloganı; "Milletimizin başı sağ olsun" Milletin başı sağ olmuyor kardeşim. Millet kan ağlıyor. Sen sadece uzaktan bakıyorsun. Milletin başı nasıl sağ olacak. Senin evinden böyle bir cenaze çıktı mı? Karısıyla bir çay içip, muhabbet etmeye giden, ama dönmeyen ya da çocuğuyla birlikte çıkıp, ona bir şeyler almak isteyen bir yakınının, çoçuğuyls birlikte parçalanmış cesetlerini aldın mı? Bunları yaşa da, sonra de "Milletimizin başı sağ olsun" diye. Bu sloganı duydukça benim acım bin kat daha artıyor. Anlamını kaybetmiş, hiçbir şey ifade etmeyen ve yalnızca söyleyeni tatmin eden boş bir slogan artık bu "Milletimizin başı sağ olsun". İç dış hainler yüzünden milletinin başı ağrıyor, gör artık gerçekleri.

Bu ülkenin kaderi mi acaba toplumsal çatışmalar, ayrıştırılmalar, dost olması gerekenlerin birbirine düşman gösterilmesi?

1955 sonrasında başlayan toplumsal çatışmalar silahlı eylemlere dönüp, 70'li yıllarda korkunç bir buhrana sebep oldu. Aynı ideolojiyi savunan gençler birbirini düşman görüp, öldürmeye başladılar. Siyasiler de bunu engellemek yerine, sırıtarak "daha çok yapın" der gibi "yapmasalar iyi olur"la yapılanları adeta tasdik ettiler. 11 Eylül 80'de birçok insan ölürken, bir gün sonrası kimsenin burnunun kanamaması çok ilginç değil mi? Millet aynı, devlet aynı, ordu ve emniyet aynı...

1979'da ilk eylemini gerçekleştiren, ama her nedense 84'e kadar yatan ve 84'te yeniden saldırılara başlayan PKK terör örgütü, 2000'de bitme noktasına gelmişken tekrar palazlanıp varlığını güçlenerek sürdürmekte. Millet aynı, ordu aynı, devlet aynı, emniyet aynı...

7 Haziran seçimleri öncesinde olay yokken, seçim sonrası birden bire Başkent'te bombaların patlaması, hükümet kurulmaması ve tekrar seçime gidilmesi... Hayli ilginç...

Ve bugün Taksim saldırısı... Seçimlerin yaklaşmış olması bir rastlantı mı?

Hangi ahlak, hangi vicdan, hangi töre, hangi insanlık bu olanları görmezden gelebiliyor? O bombanın öldürdüğü kişiler kimdi? O insanların hangisi size ne düşmanlık etti? Ölen o çocuk hanginizin suratına tükürdü? Keşke tükürseydi, diyeceğim, ama tükürüğe yazık olacak.

Ölenlerin mekânları cennet olsun. Yaralılara da Allah şifa versin.

Bu olayla ilişkisi olan herkesi Allah bildiği gibi yapsın, demekten başka elimden bir şey gelmiyor.

14 Kasım 22
Gölcük



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Kürdilihicazkâr Makamında Mevlevi Hutbesi
Öğretmen Bariyer Basamakları
Düşünme Becerisi İlahi Lütuf Mu
Cinnet-i Âlâ
Siyaset Bir Cızdım Oyunu Mu
Meb'den Öğretmenlere Siber Saldırı
Corona Sürecinde Kültürel Değişim
Milliyetsiz Bir Açıklama
Milli Eğitimde Safir Düşler Kuramı
Meb'in Şematik Düşlerine Dair

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Bir Veda Partisinde Veda Hutbesi [Şiir]
Düş Geçiti [Şiir]
Saat Gökyüzüne Yaklaşıyor [Öykü]
Efsun [Öykü]
Doğanın Çılgın Yaratığı ve Aşk [Deneme]
Sarı Gelin [Deneme]
"Korkma Sönmez... "" Şairi [Deneme]
Aşkın Tarifi [Deneme]
Sevgi Ya da Aşk Algısı [Deneme]
Bugün 23 Nisan [Deneme]


Osman AKTAŞ kimdir?

1965 Erzurum doğdu. Gazi üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, TDE bölümünden mezun oldu. Sırasıyla Van, Bartın, Antalya,Bursa, Ankara, Bodrum'da öğretmen olarak görev yaptı. Halen Kocaeli'bde görev yapmakta. yaklaşık 40 yıldır şiir,öykü ve eleştiri yazıları yazmakta. Eserleri: 1. ayArsız; Uludağ Yayınları 2007 (Şiirler) 2. bermudayı tek geçmek; Cinius Yayınları 2016 (Şiirler) 3. AsiMilat(ör); Cinius Yayınları 2017 (Politik Denemeler) 4. (D)OKU(N)MUŞTUK; Cinius Yayınları (Kitap Eleştirileri) 5. cennet cazgırları; Cinius Yayınları 2017(Şiirler) 6. çorak düşler ülkesi; Cinius Yayınları 2018 (Şiirler) 7. Yağmur Yankıları; Artus Yayınları 2018 (Öyküler) 8. Sessiz Çığlık; Cinius Yayınları 2018(Kitap Eleştirileri) 9. dar vakitte aşk; Cinius Yayınları 2018 (Şiirler) 10. Âşık Hüseyin Fizâhî; Cinius Yayınları 2018 (Şiirler) 11. Şuaraya Elhan Olmak; Cinius Yayınları 2019 (Şairler Üzerine Denemeler) 12. ναυάγιο αγάπης (enkaz-ı aşk): Cinius Yayınları 2019 (Şiirler)


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Osman AKTAŞ, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.