..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Gerçek bir sevgide diğer insanın iyiliğini istersin. Romantik sevgide diğer insanı istersin. -Margaret Anderson
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Toplumbilim > Mustafa CİLASUN




28 Ağustos 2007
İçselliğimde Yol Alırken Düşündüklerim.  
Bir sitem ki geliyor sineden sabretsem de aksederek.

Mustafa CİLASUN


Bir hayat ki hak tanınmış, fırsat verilmiş, nasip edilmiş, evvel ve ahir öncelenmiş, Haktan ve şeytandan olanlar belirlenmiş, elçiler gönderilmiş.


:AFHG:


Bir sitem ki geliyor sineden sabretsem de aksederek.

Bir hayat ki hak tanınmış, fırsat verilmiş, nasip edilmiş, evvel ve ahir öncelenmiş, Haktan ve şeytandan olanlar belirlenmiş, elçiler gönderilmiş.

Cihanı arzın sükûnu ve saadetinin temini bakımından kitabı kebirler gönderilmiş.

Mutlak uyulması, akide birliğinde dirilmesi, vahdet için bilenmesi, vuslat için didilmesi, şeytanın lanetlenmesi, enelere taviz verilmemesi akide olarak tayin edilmiş ve böylece yerini almış.

Şirk ve tuğyan o kadar zikredilmiş ki ve sosyolojik olarak sınıflandırılarak insanlığın önüne istifade etmesi ve ibret alması için senetleşmiş.

Bireyin tercih haklarına asla müdahale edilmemiş, yalnızca meşveret edilerek tebliğ silsilesi takip edilmiş.

İnsan bir yaratılan olarak cihanın öznesidir. Ancak mükellefiyet prensibine sadık kaldığı ölçüde de, akide birliğini muhafaza ettiği müddetçe, arzı mekânın efendisi ve en şerefli yaratılanıdır.

Bireyin tercihleri konusunda, ilk yaratılan ve öğretiyle donatılan ve bu prensibe sadık kalarak yaşarken…

Zillet ve isyan adına ilk müdahale ve vehimler iblisten gelerek kanaat ve vicdan tahribe muarız bırakılıyor. İnsani zafiyeti ağır basan o güzel insan kandırılmış oluyor.

Yani ilk asilikten, yaratana başkaldırmaktan sonra bu sayede ikincisi devreye konarak, melekût âleminden insanlığa geçerek icra edilmiş oluyor.

Kim tarafından?

Cenabı Hakka o denli sadık ve bağlı bulunarak aşk konusunda rakipsiz olan iblis tarafından. Sebep üstünlüğü kendinde görmesiyle, teslimiyeti gölgelemesidir.

Bir yaratılan insan olarak, bu sıfatın kimler tarafından verildiğine inanarak bazen içimden şunlar geçmiyor değil.

Eğer mükâfat ve ceza benim içinse,

Helal ve haram benim için var edilmişse,

Cennet ve cehennem bunun için sebepse,

Ahirim ve zahirim yalnızca beni ilgilendirecekse,

Kabir, Arasat, mizan yalnızca beni ilgilendirecekse,

Mahşer gününde her nefis kendi başının çaresine bakacaksa,

Öyleyse bırakın Allah aşkına, kendi tercihlerimi, hayat felsefemi dilediğin yönde tespit ederek yaşamak imkânına rahatlıkla vasıl bulunayım.

Yani başka bir ifadeyle, arzın sahibi ve mutlak hâkimine, evvelin ve ahiri yaratan

Cenabı Allaha ve onun resulüne dilediğim zihniyette itibar ederek inanayım.

Çünkü ben bir insan olduğuma inanıyorum. İnsanı yaratanı tanıyorum ve ona iman ediyorum, sıratı müstakimi, geleceğim, ahirim ve akıbetim için tek yol olarak kabul ediyorum.

Hürriyetin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum.

Bu bakımdan akide olarak en son dini mübini islamı muhtevası bakımından, öğretileri açısından, zenginliği noktasından ve insanlığın en son dini olduğu nazarından iman ediyorum.

Hayat felsefem, dareyn saadetim olarak mütalaa ediyor ve yaşıyorum.

Hülasa edersek bırakın insanlara tahakküm etmeyi, hakir görmeyi aşağılamayı.

İlk isyan eden, şirki önceleyen en açık bir şekilde ayan meyan ortadayken neden hala tuğyana, şirke, mezalimliğe, mukallitliğe, müstekbirlere köleliğe insanları davet edersiniz.

Enaniyetleri öncelersiniz, sekülerdik adına mücadele edersiniz, paganlaşmak adına dur durak bilmezsiniz.

Kini, nefreti, hakareti önceleyerek bir kuplaşmaya kapı aralarsınız.

Bu ülkenin insanlarının, yeryüzü mazlumlarının çektikleri zülüm ve işkence revamı daha yetmedi mi?

Sevgi diliyle konuşa bilmek, onu bahşedeni bilmekle orantılıdır.

Öyle değil mi?









Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ne Çare ki Gül Koparılınca Muhakkak Solacaktır!
Aşk Öyle Bir Düşer ki Nasibi Doğrultusunda!
İftira!
Bu Hazımsızlık Ne Kadar Kötüymüş Meğer!
Canı Veren Hakk Emri Verendir Muhakkak!
Allahın Emrinden Edebin Gereğinden Kimler Sorumludur?
İnsanlar Neden Tahakküm Etmeyi Severler!
Anlamaya Çalışıyorum Lakin!
Hiç Tahkik Edilmeyen Acı Olan Gerçekler!
Anlamak İsteyenler Neyi Önceliyorlarsa!

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Buselerimi, Sessizliğin Pervazlarında Gizlerim! [Şiir]
Her Lahzada Bir Fark Var, Sırrını İçinde Saklar! [Şiir]
Beklemek Kar Etmedi, Nasip Sükût Ettirdi! [Şiir]
Yürekte Düğümlenir Sukut Ettiren An! [Şiir]
Ruhumun Suskun Hicranı ve Ah U Zarı! [Şiir]
Ey Hicran Aldanan Ben Olayım! [Şiir]
Kalp Hata Etmez, Nefs Vuslata Eriştirmez! [Şiir]
Söyleyemedim, Kalbimin Figanıyla Yetindim! [Şiir]
Kırdın Ümidimi, Yıktın Şu Gönül Lânesini! [Şiir]
Gönül Hüzne Ram Olunca Neyleyim! [Şiir]


Mustafa CİLASUN kimdir?

Düşünmeye hassaten zaman ayıran, naifliği önceleyen, estetiği seven, güzelliklerden şevk alan, gönüllerin deşifresiyle uğraşan, halin dilinden haz alan, aşk için meşkin zaruretine inanan, hilkatin ve aidiyetin serinliğinde yazmaya çalışan bir can.

Etkilendiği Yazarlar:
Mehmet Akif Ersoy,Sezai Karakoç,Necip Fazıl Kısakürek, Cemil Meriç


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2022 | © Mustafa CİLASUN, 2022
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.