"Yazmak, aslında kendime yazdığım mektuplardır; ama neyse ki postacım bazen başkalarına da dağıtıyor." - Umberto Eco"

Güneşsiz de Olur

yazı resim

arınabilir insan geçmişinden
koşarken çocuklar
yağmur damlalarının peşinden
unutulabilir görünmeyen yüzler
dökülürken boyalar
sahipsiz konakların pencerelerinden

böyle yağmurlu bir günde
yıkayabilirsen yüreğini
güneşsiz de olur

ısınabilir avuçların
dumanı tüterken
köşe fırından aldığın simidin
ve ıhlamur kokusundan
tomurcuklanır ansızın sevincin

böyle yağmurlu bir günde
yıkayabilirsen yüreğini
güneşsiz de olur

kabullenirsin bütün vedaları
kabullendiğin gibi bahçe demirlerindeki pası
akar gider içindeki acı
yangın dediğin bir kibrit başı

böyle yağmurlu bir günde
yıkayabilirsen yüreğini
güneşsiz de olur

ayrılabilir insan hüznünden
sulanırken çicekler
bakarsın göklere bir kedinin gözünden
rengarenk minderlerin içinden
şükredersin kendiliğinden

böyle yağmurlu bir günde
yıkayabilirsen yüreğini
güneşsiz de olur

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön