..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Dünyaya geldiğinden, dünyada bulunduğundan, dünyadan gideceğinden hoşnut olan bir kimse görmedim. -Namık Kemal
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - 1. Bölüm
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Sen ve Son II
Mahnaz Forouzandeh
Deneme > İtiraflar

Yukarıdaydın, benden birkaç basamak yukarıda. Gözlerin vardı yalnızca, yüzün dudakların hep flu, Parmaklarının melodileri biraz da… Kimse anlamazdı o aramızdaki uçurumdan kaç defa atladığımızı, Düşmek üzereyken tutunduğumuz dalları, anlamazdı kimse. Rüyalarda dans ettik birkaç defa, eminim benimleydin o geceler, Adını yankıladığım duvarlarda, kucağımda küçük bir çocuk misali dururdun hep. Evimin önündeki bank, anca yüzleştirdi seni, eller

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Roman > 1. Bölüm
41 
 Çikolata - 17  (Ezgi Yavuz)

Sonra gülüyorum, elimde değil. Bana karşı hissettiği bu duygular o kadar muhteşem ki. Çok kıymetli, çok erişilemeyecek, çok saf duygular bunlar.
42 
 Henüz Bir İsmi Yok - 3  (gülçin dağhan)

bu sorumsuz kadının da önem verdiği bir şey varmış meğer. işi.
43 
 Demokratik Deliler Devleti - 12  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

-Felsefe öldü! Felsefe öldü! Cahil cühela takımı gözünüz aydın, Felsefe öldü! Diye bağırıyor az ötede Kızıl Filozof.
44 
 Mevsim Gülbahar - 1. Bölüm/2.  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

Kayaköy muhtarı, yanında ağzı laf edebilen, eli ayağı düzgün bir iki kişiyle birlikte sabah erkenden Kabaloğlu çiftliğine ulaştı...
45 
 Mevsim Gülbahar - 1. Bölüm/8.  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

Fiko ve diğerleri aşağıdaki ölü eşkıyanın ve Alican’ın başında toplanmışlardı, adamı yanına geldiğinde adamın önüne dikilip, yerdeki ölü bedenleri işaret ederek, öfkeyle bağırmaya başladı:
46 
 Balıklar Göklere Küstü 1  (Murat Kayali)

Karlı bir günde geldiği yere geri dönmeye çalışırken karaya vurmus balıklar vardır. Kent Meydanı´nın orta yerinde ayaklar altında kalan ve ağzında yaşam öykülerini taşıyan suskun balıklar vardır. Balıklar benim gibi, senin gibi, bütün bu insanlar gibi.Kar altında kalan balıklar, ır- maklardan geriye doğru yüzemeyen ve karaya vuran balıklar.“ „ Bak ne güzel, sende o zaman bu balıkların dönüş hikayelerini anlat!“ „Dönemeyenlerin bir hikayesi yoktur!“ „Sen dönebilmiş,karaya vurmamış,bütün ırmaklardan geri yüzmüş ve varmış bir balık ol ve anlat!“ „Olabilir!“
47 
 Su Meteniyeti - Dost.  (arif huseyin)

…”kadın var varlığını bilmek yeter”…tekrarladı son cümlesini…yineledi…bir kez daha…özümsemeye başladı son cümlenin içerdiği anlamı…gözlerini kapattı…başı hafifçe dönemeye başladı…”kadın var varlığını bilmek yeter”…
48 
 Mevsim Gülbahar - 1. Bölüm/6.  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

Adam uzanarak, çığlıklar atan Alican’ı Gülbahar’ın elinden aldı.
49 
 Dönemeyen Bir Dönme Dolap - 29  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Beklersen tost gelince sana da veririm, dedim. Anlamış gibi oturdu. Tost gelince de ayağa kalkıp “Sözünü tut!” dercesine miyavlamaya başladı. Bir lokma bana bir küçük parça ona, yedik.
50 
 Dönemeyen Bir Dönme Dolap - 18  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Eve geldim, odamdayım, sessizliğime kavuştum, sandalyemi camın kenarına çekip, pencereyi açtım. Bu dinginliğin sonsuza kadar sürmesini istiyorum, mümkün mü? Işıkları yakmadım. Karanlığın içinden dışarıyı gözleyecektim.
51 
 Çapulcu Manyak - 18  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Koğuşta bir gün kadınların hepsi hüngür hüngür ağladı. Ben şaşırmış bakıyordum etrafa. Annem de ağlayanlara katılınca iyice merak etmiştim. Meğerse o gün koğuşta benim yaşlarda Hasan adında bir çocuk ölmüş.
52 
 - O -  (gülçin dağhan)

saf, sade basit birini anlamak hayatın karmaşasına karışmış bizler için o ldukça zor ki...
53 
 Ormandı En Yaşlımız  (oğuz gölçik)

mitolojik adıyla ida kazdağında geçen bir yörük ailesinin hikayesi. ormandı tarihe tanıklık eden ormandı en yaşlımız.
54 
 Mevsim Gülbahar - 1. Bölüm/4.  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

Oflaya puflaya, alınlarındaki ter kalın bir toz tabakasıyla karışıncaya kadar toprağı kazmıştılar. Alican, ablasının hayallerinde yer almak istemeyerek, “yok, “ dedi, “ben toprağı böyle eşeleyip durmaktan hoşlanmıyorum. Hem bişey de bulamıyorsun. Boşuna kaz, dur.” Gülbahar, “ İyi. Sen keçi çobanlığına devam et...” diyerek öfkelendi
55 
 Köpeğin Adı Badi - 78  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Adı: Cihan. Çok başarılı bir cerrahmış. Hatasız çok sayıda ameliyat yapmış. Başarıları özel sektörün dikkatini çekmiş ve bir özel hastaneye çok yüksek ücretle transfer edilmiş. Mutlu bir aile hayatı varmış, karısını taparcasına seviyormuş.
56 
 Dönemeyen Bir Dönme Dolap - 28  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Bertrand Russell da “mutlu yaşamın büyük ölçüde iyi ve dürüst yaşam demek olduğunu; duygusal yorgunluğun, çekememezliğin, mükemmeliyetçiliğin mutsuzluğa yol açacağı” düşüncesinde.
57 
 Mevsim Gülbahar - 1. Bölüm/5.  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

Gülbahar, bir an eşelemeği bırakarak yukarı doğru kulak kabarttı. Alican korkarak, “N’oldu?” diye fısıldadı.
58 
 Günlük - 9  (Arzu Menteşeoğlu)

kabul edilmeme uğruna ikiyüzlülükleri, olmadığım gibi davranmaların bana vereceği hiç bir sıkıntıyı göze almak niyetinde değilim.
59 
 Dönemeyen Bir Dönme Dolap - 27  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Kendi kendime ustura muhabbeti yaparken beni şaşırtan bir olay oldu. Neredeyse çığlık atacaktım, kendimi zor tuttum. Çünkü usta traş ettiği adamın sağ kulağını usturayla kesti, kulak kepçesini sanki çöpmüş gibi duvarın yanındaki orta büyüklükte bir sepetin içine attı.
60 
 Fermantal Tereddütler Altında Çocuksu Bir Rüya  (habib umut kaygısız)

bir iç hesaplaşma değil bu. sadece insanin kendidi keşfetme esnasinda karşilaştiği tuzaklardan ayiklanma çabasi..

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17  Sonraki Sayfa




son eklenenler

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.