..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Hiçbir zaman karakterlerimin hüzünlü olduklarını düşünmedim. Tersine yaşam dolular. Trajediyi seçmediler, trajedi onları seçti. -Juliette Binoche
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - 1. Bölüm
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Bakış Açısı
Erol Çelikel
Şiir > Yaşam

Bazen bilirsin, Bazen de bulduğunda anlarsın Hayatında nelerin eksik olduğunu. Herkes farklı pencereden bakar hayata. Mesela sen; Çiçeklerini seversin kirazların. Mesela ben; Rengini severim. Yar dudağına benzer al al. Ey baharların habercisi badem çiçekleri! Hoyrat ayazları yenmiş Cemrelere ulaşmışsın. Karanfilleri saymıyorum bahardan. Yapay değilse de tutsaktır balkonlarda. Bir çiçekseverin keyfincedir tüm dünyası Ne acıyı bili

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Roman > 1. Bölüm
61 
 Demokratik Deliler Devleti (3d) +18) - 2  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Haklı filan değilsiniz! Sadece insanlara kolayca bir yafta yapıştırıyorsunuz! Düşene gülüyorsunuz; yapmanız gereken gülmek mi o insanı yerden kaldırmak mı? Delilerle alay etmekten hoşlanıyorsunuz; bazen de acıyormuş numarası yapıyorsunuz! Röntgenciliğe bayılıyorsunuz! Türk televizyonlarında yıllarca rayting rekorları kıran “Biri Bizi Gözetliyor” programı değil miydi? Daha sayabilirim. Yani açtırmayın kutuyu söyletmeyin kötüyü…
62 
 Dönemeyen Bir Dönme Dolap - 25  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Dev iş makinesi, kıpırdamadan, gürültü çıkarmadan duruyor, kendinden çok emin bir görüntü sergiliyor. Aynı zamanda kibirli, kendini beğenmiş ve biraz da ukela...
63 
 Sevdim Ama...  (DENİZ KILINÇ)

Bundan tam 6 yıl önce sen hayatıma girdin. Benim kardeşim ve en çokta senin kardeşin sayesinde tanıdım seni. Tanıdığım günede şükrediyorum. İyi ki tanımışım seni. Sen benim için en anlamlı 3 harfli birisin ELA.
64 
 Dönemeyen Bir Dönme Dolap - 30  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Bu satırları yazmama sebep de Jean Baudrillard'ı şu sözüydü: “Görünüşün tersine, doğa önce ölümsüz varlıkları yarattı ve ölümü bilek gücüyle kazandığımız içindir ki bugünkü canlı varlıklar halini aldık."
65 
 Kaan Ilgaz Bilmecesi  (Anıl Gökpek)

Dev bir otomatik solucan... Kıvrılıyor, kollara ayrılıyor ama ilerleyemiyor. Sıcaktan asfalta yapışmış sanki.
66 
 Mevsim Gülbahar - 1. Bölüm/7.  (Kemal Yavuz Paracıkoğlu)

Gülbahar çaresizlik içinde etrafına bakındı. Gözüne kestirdiği bir kayayı yerinden oynatıp, kucaklayarak yerden kesti, dizleri hizasında yar kenarına getirip aşağı attı. Attığı kaya hedefine ulaşmadı, teröristin başı yanında öteki kayalara çarparak parçalandı.
67 
 Demokratik Deliler Devleti (3d) +18) - 5  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Işıklı panoda numarası yanan hasta doktor odasına giriyor, birkaç dakika durup çıkıyordu. Öyle ki bazılarının içeride kalma süresi sadece iki dakikaydı. Oturma yerleri o nedenle boşalıyordu. Yan yana dizili dört koltuktan en baştaki boşalmıştı. İki yaşlı bayanın ortasında genç bir bayan oturuyordu. Eli yüzü düzgün, oldukça güzel bir kadındı. Durmadan konuşuyordu ve söylediklerini ben de çok iyi duyuyordum.
68 
 Çikolata - 15  (Ezgi Yavuz)

Yüzüme bakıp adımı soruyor. Beren diyorum ve bende onunkini soruyorum, gülümseyerek cevap veriyor; "İsmim, Carlino."
69 
 Göçe Göçe - Göçmenlerin Kadın Kahramanı Aşşe Ana - 37  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Aşşe Ana esmer, uzun boylu, korku nedir bilmeyen bir kadın. Ölümüne az bir zaman kalıncaya kadar hep at sırtında gördüm onu. Zaten bizim burada ata binen tek kadın oydu.
70 
 Çapulcu Manyak - 17  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Kadın telaşa kapıldı, ne yapacağını bilemiyordu. Evde aspirin vardı ama bu ilacı vermek doğru olur muydu?
71 
 Çikolata - 13  (Ezgi Yavuz)

Paris çok güzel, herşey çok güzel ve, ve mutluyum. Ama sanki, yinede bir şey eksik.
72 
 Köpeğin Adı Badi - 77  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

İçerideki manzara herkesi şaşırttı. Doktor yatağında sırt üstü cansız yatıyordu. Ayağında eşofman altı vardı, üstü çıplaktı ve kalbinin olduğu yerde kesici bir aletle yapılmış işaret dikkat çekiyordu.
73 
 Pandomım Ruhlar/1  (Resul unal)

.............
74 
 Çapulcu Manyak - 25  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Bana mutluluk veren, rahatlatan bir karanlık, koyu karanlık. Çok hoşuma gitti. Eğer körlerin içinde bulunduğu karanlık da böyleyse, onlar gerçekten çok şanslı insanlarmış.
75 
 Numaracılar  (Barış Ünlü)

Yıl 1239'du.Her şey karmakarışık bir haldeydi dünyada.İngiltere bile karışıktı.Haçlı seferlerinin gölgesinde yaşanan kapışmalar vardı dört bir yerde bunların içinde İngiltere'de vardı.İki eski dost artık düşmanca birbirleriyle savaşıyordu kan gölünün içinde.İkiside birbirini öldürmek istiyordu ama bunu sadece birbirlerine değil kendilerine bile söyleyemiyorlardı.Yine de eski dostluklarına bir gölge düşürmemek için birbirlerinden sakladıkları eski dostu öldürme planını ve kan gölündeki savaşlarını büyük kargaşanın içinde gerçekleştiriyorlardı.Kim kazanacaktı orasını hiç mi hiç kimse bilmiyordu.
76 
 Çapulcu Manyak - 14  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

-Bak, hatırladın mı bu bebek sensin. Annen seni ve kendini soğuktan korumak için yorgana sarmış. Kasabaya doktora gidiyorsunuz. Arabayı kullanan da baban. Sen bir aylık oldun. Çok zayıfsın ve hep hastasın.
77 
 Demokratik Deliler Devleti - 20  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Yeraltında bulunan ateş yeryüzüne fışkırınca ağaçları, hayvanları, insanları, binaları cayır cayır yakacak; hatta demiri bile eritecek. Akarsular, göller, denizler sıcaklığın etkisiyle fokur dokur kaynayacak. Çıkan buhar, yanan maddelerin dumanı ile birleşerek dünyanın etrafını siyah bir örtü gibi saracak. Ay, yıldızlar, hatta güneş görünmez olacak. Bu simsiyah bulut tabakası asırlar sonra aşağıya çökecek ve dünya simsiyah bir balçık tarlasına dönüşecek. Tabii bu şartlar altında insan dahil dünyada hiçbir canlı kalmayacak.
78 
 - O - 2 -  (gülçin dağhan)

her şey eksik...
79 
 Göçe Göçe - 12  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Meğerse bu küçük yılan, yılanlar kraliçesi Şahmeran'ın en küçük yavrusuymuş. İyi yürekli bu güzel kraliçe, bütün yavrularını çok severmiş, ama bu küçüğün yeri bir başkaymış. O gün kafasını delikten çıkarıp havanın iyi olduğunu gören yavru, dışarı çıkmak için annesinden izin istemiş. Annesi önce “Hayır!” dediyse de sonra ısrarlarına dayanamayıp, yuvadan fazla uzaklaşmamak şartıyla razı olmuş. Yavru gittikten biraz sonra da, Şahmeran ne yaptığını izlemek için yavrusuna bakmaya dışarı çıkmış. Bir de ne görsün! Yavrusu bir leyleğin gagasında. Yıkılmış, perişan olmuş. Bu birkaç saniye sürmüş, ama Şahmeran'ın vücuduna adeta felç gelmiş.
80 
 Demokratik Deliler Devleti - 33  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Sonunda İmparator bunun çaresini buldu: Polislere kuşatmayı kaldırmaları için yarın öğlene kadar kadar süre tanınacak, eğer kuşatma kaldırılmazsa her gün bir köle herkesin gözü önünde öldürülüp cesedi kuleden aşağı atılacaktı. İlk sırada öldürülecek olan köle de Başhekimdi.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17  Sonraki Sayfa




son eklenenler

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © , 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.