..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İnsan kendini bilmeli. Gerçeği keşfetmeye yaramasa da, yaşamayı öğretiyor. Ve bundan daha güzel birşey yok. -Pascal
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Ruhbilim > Fuat Türker




1 Eylül 2011
İnsanları Allah'a Yönelten Büyük Gerçek  
Fuat Türker
21. yüzyıl Allah’ın dilemesiyle, insanların yaygın olarak İlahi gerçekleri kavrayacakları ve mutlak gerçek olan Allah’a dalga dalga yönelecekleri bir tarihsel dönüm noktası olacaktır


:AGJI:
İnsanların bilmesi gereken çok hayati bir sır var. Bu aynı zamanda bilim tarafından kanıtlanmış önemli bir gerçek; maddenin gerçeği. Siz, ben ve hiç kimse maddeyi asıl haliyle göremeyiz. Yaşamımıza dair bildiğimiz herşey gözlerimizle gördüklerimiz, kulaklarımızla duyduklarımız, ellerimizle dokunduklarımızdan kısacası duyu organlarımızla algıladıklarımızdan oluşur. Uzaydaki gök cisimleri, yaşadığımız dünya, dünyadaki milyarlarca insan, tüm canlılar, evimiz, odamızdaki eşyalarımız, oturduğumuz sandalye, önümüzdeki bilgisayarımız ve sayamayacağımız daha birçok detay. İşte bütün bu saydıklarımızın aslını şimdiye dek hiçbir insan göremedi.

Gördüğümüz, dokunduğumuz, duyduğumuz ve adına "madde" dediğimiz kavramlar, bizim için yalnızca beynimizde oluşan elektrik sinyalleri. Madde bildiğimiz gibi sert, renkli ve kokuya sahip değil. Bugün bilimsel delillerle ilk kez bu kadar somut, açık ve anlaşılır bir biçimde bu gerçek ortaya konmuştur.

Örneğin bir portakalı düşünelim: Tadı, kokusu, görünümü, sert ya da yumuşak oluşu ile ilgili elektrik sinyalleri sinirlerimiz aracılığıyla beynimize ulaşır ve orada portakalı oluşturur. Beynimize ulaşan elektrik sinyallerinin kesintiye uğradığı ya da sinirlerimiz kesildiğinde ise portakala ait tüm algılar ortadan kalkar. Kısacası portakal artık yoktur. Portakalın dışarıdaki hali asla ulaşamayacağımız bir bilgidir. Hiç kimse beyninin dışarısına çıkıp, portakalın gerçek halini göremez.

Bildiğimiz Anlamda Işık, Renk ve Ses Beynimizde Oluşur

Gerçekte, dışarıdaki ışık bizim tanıdığımız anlamda değildir. Dış dünyada ışık olarak tanımladığımız şey, elektromanyetik dalgalar ve fotonlardır (fotonlar tanecik şeklindeki enerjidir). Bu dalga veya fotonlar, gözlerimizdeki retinayı uyardığında, bizim tanıdığımız "ışık" oluşur. Fizik kitaplarında ışığın bu özelliği şöyle tanımlanır:

"Işık kelimesi fiziksel veya objektif bir manada, elektromanyetik dalgalarla veya fotonlarla ilgili olarak kullanıldı. Aynı kelime psikolojik bir manada elektromanyetik dalgalar ve fotonlar, göz retinasına çarptığı vakit insanda uyanan hisle ilgili olarak da kullanılmaktadır. Işık kelimesinin hem objektif hem de subjektif kavramlarını birlikte ifade edelim: Işık, bir insan gözüne, retinanın uyarımından doğan görme etkileriyle varlığını gösteren bir enerji şeklidir."

Kısacası dışarıda mutlak bir karanlık ve bir enerji vardır. Bu enerji, gözümüze ulaştığında beynimizde ışıl ışıl aydınlık bir dünya algılarız.

Beynimizin dışında renk de yoktur. Dışarıdaki elektromanyetik dalgalar, tanıdığımız anlamda aydınlık bir ışık değil yalnızca bir enerjidir. Beynimiz, gözümüze ulaşan farklı dalga boylarına sahip enerjiyi yorumlar ve biz "renkleri" görürüz. Denizlerin mavisi, çimenlerin yeşili, meyvelerin sarı, kırmızı renkleri yalnızca biz beynimizde öyle algıladığımız için öyledir. Bilinç ve beyin konusunda birçok kitabı bulunan Daniel C. Dennet, bu gerçeği şöyle özetler:

"Dünyada renk yoktur; renk sadece bakanın gözünde ve beyninde oluşur. Nesneler ışığın farklı dalga boylarını yansıtırlar, ancak bu ışık dalgalarının rengi yoktur." (1)

Renkler ve ışık bizim beynimizdedir. Biz bir çileği kırmızı olduğu için kırmızı görmeyiz. Bunun nedeni retina tabakamıza gelen enerjiyi, beynimizin kırmızı olarak yorumlamasıdır.

Algılarımızı aşarak dış dünyadaki canlı-cansız varlıklara ilişkin bilgilere ulaşmamız mümkün olmadığı için ne maddenin ne de renklerin varlığını bilemeyiz. Ünlü düşünür Berkeley de bu konuya, "kısaca, aynı şeyler, aynı zamanda bazıları için kırmızı, bazıları için sıcak başkaları için tam tersi olabiliyorsa, bu demektir ki biz yanılsamaların etkisindeyiz ve ’şeyler’ ancak bizim zihnimizde vardır..." sözleriyle vurgu yapar. (2)

Bu durum yalnızca görüntü için geçerli değil kuşkusuz. Çünkü dış dünyada ışık ve renk olmadığı gibi ses de yoktur. İnsan, seslerin olduğunu ve kulağıyla bu sesleri duyduğunu düşünür. Örneğin televizyonun sesini sonuna kadar açtığında, televizyondan çok yüksek ses çıktığını zanneder. Oysa gerçekte dışarıda büyük bir sessizlik hüküm sürmektedir. Dışarıda ses değil "ses dalgası" dediğimiz fiziksel hareketler titreşimler vardır. Kulaklarımız ve beynimiz olmasa bizim için ses de olmayacaktır. Çünkü titreşimleri kulaklarımız ve beynimiz aracılığıyla ses olarak algılarız.

Elektrik sinyallerini bizim için anlamlı hale getiren, gelen sinyallerin beynimizde yorumlanmasıdır. Ancak onu hisseden ve algılayan varlık başkadır. Beyin yağ, su ve proteinlerden oluşan maddesel bir yapıdır ve nane şekerinin tadını, çimenlerin rengini ve karanfilin kokusunu hissedip ondan haz alamaz. Beyin algıların kaynağı değildir; sadece bir aracıdır. Görüntüleri izleyen, sesleri duyan, kokuyu hisseden bilinçli şuurlu varlık, Allah’ın insana vermiş olduğu ruhtur. Ve ruh, madde değil, metafizik bir şeydir. Bu gerçek, materyalizmin iddialarının alt üst ederek, Allah’ın yaratmasını gözler önüne sermiştir.

21. yüzyıl Allah’ın dilemesiyle, insanların yaygın olarak İlahi gerçekleri kavrayacakları ve mutlak gerçek olan Allah’a dalga dalga yönelecekleri bir tarihsel dönüm noktası olacaktır. Bu yüzyılda, 19. yüzyılın materyalist inançları ve dayattığı hurafeler tarihin çöplüğüne atılacaktır. Allah’ın varlığı ve benzersiz yaratması kavranacak, mekansızlık, zamansızlık gibi gerçekler ortaya çıkacaktır. Özelikle son 150 yıldır insanların gözlerine çekilen perdeler kalkacak, insanlar inkar amaçlı felsefelerden, yalan ve aldatmacalardan, hurafe ve batıl inanışlardan kurtulacaktır. Bu kaçınılmayacak bir gidiştir ve Allah’ın dilemesiyle hiç kimse bunu durdurmaya güç yetiremeyecektir.


Kaynaklar:
(1) Daniel C Dennett, Brainchildren, Essays on Designing Minds, s. 142
(2) http://evrimteorisi.info



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın ruhbilim kümesinde bulunan diğer yazıları...
Tüm Evren Beynimizin İçinde...
Sana Ruhtan Sorarlar - I
Deprem Sonrası
Ölüm Neden Tadılır?

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ahir Zaman'dan Asr-ı Saadet'e
İlk Öğretmenimiz
Merhamet Medeniyeti Örneği; Osmanlı
Bir Büyük Uygarlığın Yeniden İnşası
İşte Büyük Kurtuluş ve Mutluluk Budur! - I
Çocuklarımız İçin...
Çağımızın Hastalığının Tedavisi, Taklîdî İmandan Tahkiki İmana Ulaşmaktır
Kur'an'daki Babalar
İşte Büyük Kurtuluş ve Mutluluk Budur! - II
Kendini İsraf Etmek

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Bir Otobüs Yolculuğu [Öykü]
Köy Anılarım (!) [Öykü]
Daldaki Armut (Çocuklar, Gençler ve de Çocuk ve Genç Kalanlar İçin :) [Öykü]
Artık Oruç Tutuyorum (Çocuklar İçin Ama Büyükler de Okuyabilir :) [Öykü]
Boyun Eğen Kutlu Kadın [Öykü]
İnkârcılar İnananların Sapmasını İsterler [Deneme]
Son Perde [Deneme]
Dinin Çıkarlarını Gözetmek [Deneme]
Konuşma Kişiliği Yansıtır [Deneme]
İnsan Neden Kıskanır? [Deneme]


Fuat Türker kimdir?

6 yıldır insani ve imani konularda makaleler ve çocuk yazıları yazıyorum. Yaklaşık 5 yıldır Haber Vaktim, Cemaat. com, Sayha Dergi, Edebistan, Turuncu Dergi, Körpe Kalemler, Edebiyat Defteri gibi dergi, portal ve haber sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Yazılarımı ve inandıklarımı paylaşmak için İz Edebiyat'dayım. Ayrıca Risale Çocuk, Kalem. biz ve Beyan/İstikamet Dergisi'nde çocuk yazıları yazıyorum.

Etkilendiği Yazarlar:
-


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © Fuat Türker, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.