..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bütün sanatlarda insanı şaşırtan bir yan vardır. -Alain
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Gülmece (Mizah) > Coşkun Karabulut




12 Aralık 2011
Susuz Bir Dünyada Umuda Yolculuk  
"hep kötü şeyler olacak değil ya"

Coşkun Karabulut


Susuzluk kendini gösterince deyimler, atasözleri, espriler, fıkralar, inanışlar, tutum ve davranışlar, adet ve gelenekler de değişmeye başlayacaktır. O kadar umutsuzluğa da gerek yok , güzel şeyler de olabilecektir kimbilir!


:CJGA:
Sululuk bu kadar alıp başını giderse, susuzluğun bir gün gelip çatacağı belliydi. Sudan sebeplerle olay çıkartanlar, bir kaşık suda fırtına koparanlar şimdi kına yaksınlar.

Susuzluk kendini gösterince deyimler, atasözleri, espriler, fıkralar, inanışlar, tutum ve davranışlar, adet ve gelenekler de değişmeye başlayacaktır. O kadar umutsuzluğa da gerek yok , güzel şeyler de olabilecektir kimbilir!

Suyun yok olma durumu karşısında:

"Suya götürüp susuz getirmek" esprisi espri olmaktan çıkıp gerçeğe dönüşecektir.

Su olmadığından eşek suya gitmeyeceği için, güçlü kocalar karılarını eşek sudan gelinceye kadar dövemeyecek ve kadına yönelik şiddette büyük ölçüde azalmalar olacaktır.

Artık herkes huzur içinde yemeğini yiyecek. Kimse pişmiş aşa su katamayacaktır.

Atı atın yanına bağladığınızda suyu olmadığından sadece huyundan kapacaktır.

"Bu değirmenin suyu nereden geliyor?" diye kimse kimseye soramayacak.ve iş adamları rahat bir nefes alacaklardır.

Sulu yemek yapan lokantalar kapanmaya başlayacak , kimse artık tiridine, tiridine, tiridine banamayacak. "Biraz da suyundan" diyemeyecektir..

Kuru fasulye bundan böyle gerçek anlamda kuru fasulye olacak ve kuru fasulye istendiğinde ağzına kadar su dolu kaseler yerine tabletler halinde kuru fasulyeler servis edilecektir.

Su böreği yerine kol böreği yaygınlaşacaktır.

Ciddiyet artacak, eskisi gibi kimse gelişigüzel su koyuvermeyecektin.

Ahlak değerlerinde büyük yükselmeler görülecek. Her yaştan kızlar, kadınlar istedikleri şekilde ve zamanda rahatça gezip tozacaklar. Kelli felli adamlar onlara sulanmayacaktır.

Parası olmayanların ağzının suyu akmayacağı için, parası olanlar istedikleri yiyecekleri istedikleri ortamlarda rahatça yiyip içebileceklerdir. Böylece toplumsal çatışmaları da önüne geçilerek huzurlu bir toplum yaratılmış olacaktır.

Susuz bir dünyada :

En büyük etki matematik alanında yaşanacak olup öğrencilerin baş belası olan havuz problemleri tarihe karışacaktır.

Sağlık açısından da etkileri kısa zamanda görülecektir. Ne kadar yürürsek yürüyelim ayaklarımıza kara sular inmeyecek; tabanlar su toplamayacaktır, beyinler sulanmayacaktır. Suçiçeği çıkmayacağından çocuk ölümleri büyük ölçüde azalacaktır.

Su olmayacağından çiçekleri sulamak için hiçbir milletvekilimiz uykusunu bölmek zorunda kalmayacak ve dinlenmiş bir vücutla uyanacaktır.

Müteahhitler hak edişlerini almak için evlerin su basmanı seviyesine çıkmasını beklemeyecek, evlerin su basmanı seviyesine gelmesi için harcanan para ve zamandan tasarruf edilerek ekonomik katkı sağlanacaktır.

Öğrenciler artık sular seller gibi dersleri ezberleyemeyeceklerinden eğitim sistemi kökten değişecektir. Ezberci eğitimden araştırmacı eğitime geçilecektir.

Kısa zamanda tüm dünyaya yayılan sudoku bilmeceleri suyoku bilmeceleriyle yer değiştirecektir.

Büyüklerin küçükleri kandırarak yemekleri toptan silip süpürmek için uydurdukları “su küçüğün, sofra büyüğün” atasözü küçük bir eklemeyle “sus küçüğün, sofra büyüğün” şekline dönüştürülecektir.

Şeffaflık artacak, kimse saman altından su yürütemeyecek.

Su olmayacağından tahtalar ıslanmayacak ve kimse yaş tahtaya basmayacağından kimse kimseyi kandıramayacaktır.

Su olmadığından yaş meyve ve sebze de olmayacağından, yıllarca hem üreticinin hem de tüketicinin kanının emen ve hiçbir iktidarın ortadan kaldırmaya gücü yetmediği hal mafyası kendiliğinden ortadan kalkmış olacaktır.

Kimse suya sabuna dokunmayacağından iktidarların yönetmeyi arzu ettiği ideal insan tipi ortaya çıkacaktır.

Ama en önemlisi şu:

Sular yükseldikçe balıklar karıncaları yer, sular çekildikçe de karıncalar balıkları yer. Kimse bugünkü üstünlüğüne gücüne güvenmemeli. Çünkü; kimin kimi yiyeceğine, suyun akışı karar verir.(Afrika atasözü)

Dur bakalım ne olacak?



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Şiir Yazmak Kolay Değil Şair Olmak Göz İster
Şiir Dili
Şiir Olan ve Olmayan

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Çizgi [Şiir]
Git [Şiir]
Çizgi [Şiir]
Ne Olur [Şiir]
Yalnızlık [Şiir]
Yol Ayırımı [Şiir]
Terspektif [Şiir]
Sodalı Şiir [Şiir]
Vasiyet [Şiir]
Bu Aşk da Bitecek Bir Gün [Şiir]


Coşkun Karabulut kimdir?

Şiiri en az sözle en çok şeyi anlatmak olarak görüyorum. Bu nedenle şiir denilince kısa şiir aklıma geliyor. Bayılıyorum dolu dolu atom gibi anlam taşıyan şiirlere. Biraz düşünce, biraz mizah. Tebessüm ettiren ama düşündüren şiirleri seviyorum. Böyle yazmaya çalışlıyorum. Böyle yazılan şiirleri seviyorum.

Etkilendiği Yazarlar:
Güzellikler yaratan her insandan etkilenirim. Sunay Akın, Eric Fried, Özdemir Asaf, Cemal Süreya, Melih Cevdet Anday, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Hilmi Yavuz


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Coşkun Karabulut, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.