..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Ama gene de dünya dönüyor! -Galilei
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Deneme > Unutulamayan Dönemler > BURCU İNCESU




8 Kasım 2002
İşte Geldim işte Yokum Artık  
BURCU İNCESU
Yağmurlu bir İstanbul’du karşılayan beni.Alıp elimden bahtım kadar kara bavulumu buyur etti, Kızkulesi’ne karşı, yüreğinin en göz alıcı köşesine.Bir başka bakıyordu gözleri, elleri bir başka dokunuyordu saçlarıma, acıyor muydu bana?Gözlerimdek


:GJBG:
Yağmurlu bir İstanbul’du karşılayan beni.Alıp elimden bahtım kadar kara bavulumu buyur etti, Kızkulesi’ne karşı, yüreğinin en göz alıcı köşesine.Bir başka bakıyordu gözleri, elleri bir başka dokunuyordu saçlarıma, acıyor muydu bana?Gözlerimdeki tükenmişlik onu da benim gibi hicranın karanlık sularına mı çekmişti?Bilmek istemedim...Tutup buz gibi ellerini, bastım korlara yuva olmuş yüreğimin orta yerine.Dindir, dindir dedim acımı, al götür beni buralardan.Sana bakamam artık bakarsam ağlarım, dökülür evrenin tüm bulutları üzerimize.Bak bu otobüs yardan ayırdı beni, bak bu üzerimdeki koku onun kokusu, bak bu terkedilmişliğim , kovulmuşluğum asılı duran boynumda, bak bu da alnımda kanayan utanç, sol yanımda kanayan ihanet, bak işte bak İstanbul yüreğimi deştiler.Bu yara, bu kara ve bu ihanet ondandır bana ...Ilık nefesi titredi dudaklarında ve gözlerimden süzülüp caddeleri ıslattı.
Yolcuları kadar yorgun otobüs hareket edene kadar kovulmuşluğumun yüreğimi bu denli tahrip edeceğini düşünemedim.Söz verdim içimdeki çocuğa ağlatmayacağım seni...Ağlamak yok vicdan yapıyorum sanır sonra, acımak gibi bir duygu geçer taştandır artık dediği yüreğinden.Yakışmaz taşlara merhamet.Kar tanelerine yoldaş oldu gözyaşlarım, ezildi zift kokulu lastiklerin ağırlığında.Bir ben kaldım koskocaman evrende bir de yalnızlığım, yanılmışlığım buz tuttu her saniye üşüdüm, kimseler bilmedi.Acıyı verip uykunun koynuna uyuşturdum gitmişliğimin sızlayan yanını.Gözlerimi açtığımda yanımda bembeyaz başörtüsü ile yaşlı bir teyze oturuyordu, tespihi parmaklarında billur bir kaynaktan dökülen su gibi kayıyordu usul usul.Allah’a isyan ederken ben, o da isyan ediyor mudur şu an acaba dedim? Ve güldüm düşündüğüme.
Yollar aktı camdan, telefon direkleri halaya durmuş delikanlıları andırıyordu, kollarını germişler, gözyaşı düğününe katılmışlar. Dağlar, o mağrur dağlar, o sisli dağlar üzerlerinde yer yer parçalanmış gelinlikleri al kuşaklarını çözecekleri anı bekler gibiydiler sessizce.Sustum, çığlık çığlığa sustum, suskunluğum sesimdi nicedir ...İhbar ettim kendimi Tanrıya, sevdim kulunu taparcasına cezalandır beni.Yeni palazlanmış umut kuşları uçamadan öldüler 25 numaralı koltuğun kıyısında, analarının helal sütüne doyamadan ay yüzlü balalar yumdular gözlerini karanlığıma.Bir yabancıydım ben bu topraklarda, koynunda, şehrinde, yemek yediğimiz tabaklarda, su içtiğimiz bardaklarda.Ara sıra acır halime yaşamının araladığın kapısından içeri göz atmama izin verirdin.Hep bir kaç adım geriden izledin beni ve ben hep adımlarca önünden takip ettim seni.Ben takip ettiğin ama hiç yetişemediğin delişmen bir sevda, bir hayat kaçağı, insafsız bir avcının vurduğu avcısına sevdalı yaralı maral, kaderi vurulduğu kurşuna yazgılı.Vahşiydim el vuramadı kimseler döşüme, gözlerimi dikince celletların nişangahlarına aklını alırdım avcıların elleri gitmezdi tetiğe.Biliyordum sokaklarına ürkek adımlarla indiğim şehirde beklediğini beni avcımın.Kaldırıp narin boynumu gecelerin içinde geldim sana, geldim celladıma avcıma, vurgunluğuma.Yüreğimi dayayıp yüreğine bir akşam üzeri ananın haydi oğul yürü ben senin arkandayım dediği gibi arkanda durup haydi oğul yürü nefesim nefesin olsun arkandayım demek için geldim.Sabahları bir bardak sıcak çay, akşamları bir tas sıcak çorba, başını yaslayıp ağlayabileceğin omuz, yaralarına merhem olmaya geldim.Sen ceylanıydın yaralı maralın, dağ kokuşlu fırtına bakışlı ceylanı ve maral ömrünü adamış, namluların ucuna dayamıştı yüreğini .Düştü, karartıp ölümün karşısında gözünü yarinin toprağına.Bu son düşmüşlüğü ve son düşüydü.Çoraktı toprağı, yeşerttiği fidana ihanetteydi.ceylan kurumuş, savrulmuştu, kanadı maral, her gece uyuduğunda ceylan hıçkırıklarını gömerek bağrına, ceylanının çoraklığına ağladı.Biliyordu tutunamayacağını köklerinin bu çorak toprakta.Bir gece vakti fırtına çıktı savurdu maralı . Döndü maral yüzünü uzayan yollara işte bu gidişti, işte bu bitiş .Gitmek hayatın kendisiydi, hayat hep gitmek olmuştu artık.Gelmeleri unutmuştu maralın yazgılandığı yollar.Yaktı şehri maral çıkmadan kapısından, şehirle birlikte sevdanın sözlerini, suretini yaktı, bir evi, bir yüreği yaktı .20 kasım 2001 le tutuşturup herşeyi yaktı ve ısıttı donmuş yüreğini alevlerin alazında.Bir mülteciydi yüreğinde ceylanın anladı , bir sığınmacı ,biliyordu ki sığınmacıların, sığındıkları ülkelerin öz vatandaşları kadar hakları olamazdı, doluydu ceylanın yüreği hınca hınç dolu ,fazla geldi Maral bu yüreğe.Sınır dışı edilirken, yaktı ülkenin insanlarını.Artık savaş bitmişti ve imzalandı barış antlaşması...
Ne için savaşmıştım, nedendi ordularımı mukavemete zorlayan acının muhasarasında?
Herşey için savaşmıştım evet herşey için.Maralım derken tutuşan dudaklar için,
seni seviyorum derken şimşekler çakan gözler, ömrünü adamışlığın için, tek müttefikim sevdaydı sense hayatla ittifak yapmıştın ve daha güçlüydü orduların.Bilmeni isterim ki maralım bir kelime değil Türkçe sözlüklerinde anlamı 1 satır olan benim için.Maralım sevdiğim sevildiğim, maralım sevdam, maralım hasret, maralım leyli, maralım gece yarısı intizarım, maralım ördekim, maralım kardeşim, maralım sırdaşım, maralım annem hiç tanımadığım saçlarımı kuruturken, maralım babam yıllardır görmediğim omuzlarına yaslandığımda, maralım irkilmeden yüzüme dokunmaya ahd etmiş yar, şefkatle kollarıma aldığımda çocuğum, elimden tuttuğunda abim, maralım hayattır ceylan 24 yıllık bir hayat ve onun özeti....Sen traş olurken kapının eşiğine sokulup seni izlemek gibi bir şey işte maralım, soğuk kış gecelerinde üzerimi örten el, çıkamadığım taburelere beni kucaklayıp çıkaran kol, pembe bir bayram etekliği alacak sahipleniş.
Ceylan belki yanlış benim hem babam hem sevdiğim olmandı.Bir erkek bir kadının hem sevdiği hem babası olur mu? Diyeceksin sen şimdi oluyor olunca da vazgeçilmiyor.Bundan olsa gerek senden bir sevgiliden vazgeçer gibi vazgeçemeyişim.
Hep tekrarladığım ve gözlerimin her terennümümde dolduğu o dizeleri hatırlarla ''Sizin hiç babanız öldümü benim bir kere öldü, kör oldum.. ''

Ölme ne olur.....
Ceylan’a


.Eleştiriler & Yorumlar

:: Bu nedir...
Gönderen: ÖRSAN BAYDAR / İSTANBUL
19 Haziran 2004
Dilerseniz kınayın beni..Anlamak için uğraşmam gerekti..Anlayınca üstüme düşen sevdaya boyun eğmekti..Sitede edebi bişeyler varsa..Sanırım siz..Gecenin buğusu..

:: Dağların yamaçlarındaki maral
Gönderen: Nuri Can / Nijmegen / Nederland
9 Aralık 2002
Bir pepuk kuşusun belki dalında yaralıduran, belkí dağların yamaçlarında maral,içinin kızıllığınca gül ve yangın sevdasınca asi. Neylersinki, ne yana dönsen uçurumlar, kar düşer alacalı sabahlarına bıçak bıçak, tutuşur tutam tutam yüreğin, ince bir aydınlığın kül izinden. Acılı bir masalı okurken çocuklar doğulu bir masaldan, sadece acılar geçerlidir ülkesiz ve sonrasız ve sonra tekmelenen filizler gecenin kirpiklerinde. Dipçiklenen kapılar, kapanan yürekler ve süzülen gözyaşları sessizliğin suskunluğun üstüne... Sevgili Burcu gözlerimde nehirler durdu, yaralı bir ceylanın bakışında öksüz bıraktın beni. Şimdi avcılar izimi arıyor her yerde...




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın unutulamayan dönemler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Benden Seni Çaldın

Yazarın deneme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Hiçbirşey Olmak Üzerine
Elveda Hüzün
Üç Damla Yaş İle Ölen Adam
Aylardır Akıyorsun...
Yalnız Bendim
Arka Mahalle ve Arka Mahalledeki Yüreğin Ahvali
Türküler Söyler Sevdamızı
Öykünün Başı

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Yosun Gözlüm Hoşgeldik... [Şiir]
Hoşgeldin Aşk [Şiir]
Canım Mısın Cananım mısın? [Şiir]
Mışlı Geçmiş Zaman [Şiir]
Ay Işığı [Şiir]
Sitem [Şiir]
Sen... [Şiir]
Ceylan İstanbul ve Yangın [Şiir]
Aşk Aslında [Şiir]
Sen Susunca... [Şiir]


BURCU İNCESU kimdir?

KÜÇÜK BİR ÇOCUK , ELİNDE YARIM BİR ELMA ŞEKERİ,KÜÇÜK BİR KADIN ELİNDE KÜÇÜK BİR ÇOCUK ÇOCUĞUN ELİNDE YARIM BİR ELMA ŞEKERİ ,KÜÇÜK ÇOCUK, KÜÇÜK KADIN VE HİÇBİTMEYEN BİR ELMA ŞEKERİ. . . .

Etkilendiği Yazarlar:
AŞK


yazardan son gelenler

bu yazının yer aldığı
kütüphaneler


yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2019 | © BURCU İNCESU, 2019
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.