..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Sanat doğaya eklenmiş insandır. -Bacon
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Din > Fuat Türker




8 Haziran 2012
İslam İle Şereflenen Bir "Hicret Ehli"nin Hikayesi - I  
Fuat Türker
Bu yazımda, 16 yaşına kadar Hristiyan olarak yaşadıktan sonra İslam ile şereflenen Alman asıllı Gülay Hanım’ın ilginç hikayesini bulacaksınız. Hikayesi, Allah yolundaki çabası, şevki ve azmi, hayatındaki önceliklerini ailesi, eşi, çocuğu ve evi olarak belirlemiş olan büyük bir kesim Müslüman kadın için önemli bir örnek olacak.


:ACEI:
Bu yazımda, 16 yaşına kadar Hristiyan olarak yaşadıktan sonra İslam ile şereflenen Alman asıllı Gülay Hanım’ın ilginç hikayesini bulacaksınız. Hikayesi, Allah yolundaki çabası, şevki ve azmi, hayatındaki önceliklerini ailesi, eşi, çocuğu ve evi olarak belirlemiş olan büyük bir kesim Müslüman kadın için önemli bir örnek olacak.

Gülay Hanım bana yolladığı e-mailinde kendisini tanıtıyor, tebliğ amacıyla açtığı web sitelerinden, Facebook sayfalarından ve ayrıca kendi imkanlarıyla her gün radyoda canlı yayın yaptığından söz ediyordu. Beğendiği ve anlaşılır bulduğu için yazılarımı sitelerinde paylaştığını, radyoda seslendirdiğini iletiyordu. İslam öncesi ve sonrası hayatından kesitler içeren ve düşüncelerini anlattığı yazısından alıntılar yaparak bu ilginç ihtida öyküsünü paylaşmak istiyorum.

Allah’ı her zaman çok sevdiğini, Hz. İsa(as)’a inandığını ama hiç bir zaman iyi bir Hristiyan olamadığını söylüyor Gülay Hanım. Kilisede günah çıkarmanın, Meryem Ana heykelinden yardım umut etmenin, Hz. İsa’nın –haşa-Allah’ın oğlu olduğu inancının, çıkmazlar içinde bocalamasına sebep olduğunu ekliyor. Huzursuz ve hep dua ediyor; “bana yardım et Allah’ım, bana doğruyu göster”.

16 yaşında arkadaşları ile birlikte bir sebeple Türkiye’ye geliyor ve ezanlardan etkilenerek İslam’ı öğrenmeye karar veriyor. Aldığı kitapları okudukça aradığı merhametin, güzel ahlâkın, Allah sevgisinin İslam’da olduğunu görüyor. Okudukça Rabb’ine daha yakınlaştığını hissediyor. Gönül penceresinin açıldığını hissediyor, nereye baksa O’nu görüyor, sevgisiyle dolup taşıyor.

Kelime-i şehadet getirip Müslüman oluyor. Diyor ki; “Dünyanın bütün lezzetlerini, nimetlerini toplasanız, Allah’ı tanımadıktan sevmedikten sonra bir değeri olmaz. Bunca amaçsızlık içinde sizi dünyanın sultanı yapsalar kaç para eder? İdam edilmek için üzerine çıkarıldığı sehpanın altın veya yakut gibi değerli taşlarla süslü olması insanı mutlu eder mi? Allah’ı tanımayan, O’nu bilmeyen birçok insan bu sehpaya çıkan insanlar gibi değil mi?”

Hicret Zamanı

Almanya’da özgür bir insandır Gülay ama özgürlük onu mutlu etmez. Annesinin Allah’a olan sevgisi güzel bir ahlâkla yetişmesine vesile olmuştur. Ama o sözde özgür hayatın içinde ne kendisi, ne anne babası ve ne de kardeşleri mutlu değildir. Çünkü mutluluk parada veya rahat yaşamda değildir. Mutluluk ancak iyilikle, doğrulukla, insanları, Allah’ı sevmekle ve iman yolunda yürümekle mümkündür.

İman yolunda ise Türkiye’de yürüyecektir. Anne babasıdır onlar ama orada Allah’ın yolunda yürüyemiyorsa ona yakışan hicrettir. Hem Allahın arzı geniş değil miydi? Ve Allah hicret edenleri müjdelemiyor muydu?

Zulme uğratıldıktan sonra, Allah yolunda hicret edenleri dünyada şüphesiz güzel bir biçimde yerleştireceğiz; ahiret karşılığı ise daha büyüktür. Bilmiş olsalardı. (Nahl Suresi, 41)
Yanlış davranışlarını, düşüncelerini, alışkanlıklarını, kısacası geçmişine dair her şeyini bırakarak yalnız Allah’a yönelmek ve yalnız O’nun istediği gibi yaşamak için dönüyor Gülay Kardeşimiz. Hicret ederek Allah’a gönülden teslim oluyor, O’nun himayesine sığınıyor.
Hicret kalben, ruhen bir kopuş. Karanlıklardan aydınlığa çıkaran, kurtuluşa ulaştıran fiili dua. Gülay Hanım hayatını zorlaştıran gereksiz korkulardan, endişelerden, üzerindeki zincirlerden kurtuluyor.

Müslümanları Tanıdıkça Yaşadığı Hayal Kırıklıkları

Döndüğünde sürekli Kur’an okuyor, kitaplar okuyor. Müslümanlarla tanışıyor. Büyük bir coşku ve heyecanla öğrendiklerini paylaşıyor. Ancak kendisini heyecana sürükleyen şeylerin onlara gayet normal geldiğini şaşkınlıkla fark ediyor. “Nasılsa biz Müslümanız” diye düşünenlerin, kendisi gibi çölde susuz kalmadıklarını, günah girdabında boğulan insanların acılarına şahit olmadıklarını, kolayca İslam mirasına konuverdiklerini söylüyor.

“Onlar İslam’ın olmadığı bir dünyada yaşamanın ne kadar korkunç olduğunu bilmiyorlardı. Oysa İslam etrafına öyle bir hakikat ışığı saçar ki, eğer o hakikat ışığının haricinde dünyaya baksak, dünyayı umumi bir matem yeri, yaratılan varlıkları birbirine yabancı, belki de düşman. Oysa İslam’ın neşrettiği nurla, umumi matem yeri olan şu dünya, içinde cezbeyle zikredilen bir zikirhaneye döner. O, birbirine yabancı, düşman varlıklar birer dost ve kardeş şekline girer. Yazık ki İslam gerek Hristiyanlara gerekse diğer dinlere mensup insanlara doğru anlatılmamış” diyor Gülay Hanım.


Devam edecek inşaAllah…

Fuat Türker

Dipnot: Gülay Öztürk’ün kişisel sitesi www.gulayozturk.com/ Buradan her gün saat 11.00’daki canlı yayınına da ulaşabiliyorsunuz.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın din kümesinde bulunan diğer yazıları...
Ahir Zaman'dan Asr-ı Saadet'e
Çağımızın Hastalığının Tedavisi, Taklîdî İmandan Tahkiki İmana Ulaşmaktır
Kur'an'daki Babalar
İşte Büyük Kurtuluş ve Mutluluk Budur! - I
Zan, Gıybet ve Tecessüs Nedir?
İşte Büyük Kurtuluş ve Mutluluk Budur! - II
İttihad-ı İslam Nedir?
Şeytanın 'Din'i Olur Mu?
Neden İman Etmezler?
Allah Korkusu [hakkında Detaylı Bir Yazı]

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
İlk Öğretmenimiz
Merhamet Medeniyeti Örneği; Osmanlı
İnsanları Allah'a Yönelten Büyük Gerçek
Tüm Evren Beynimizin İçinde...
Bir Büyük Uygarlığın Yeniden İnşası
Sana Ruhtan Sorarlar - I
Kendini İsraf Etmek
Çocuklarımız İçin...
Onların Fazlası Var...
Çocuklara Allah ve Dini Nasıl Anlatabiliriz? - I

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Bir Otobüs Yolculuğu [Öykü]
Köy Anılarım (!) [Öykü]
Artık Oruç Tutuyorum (Çocuklar İçin Ama Büyükler de Okuyabilir :) [Öykü]
Daldaki Armut (Çocuklar, Gençler ve de Çocuk ve Genç Kalanlar İçin :) [Öykü]
Boyun Eğen Kutlu Kadın [Öykü]
İnkârcılar İnananların Sapmasını İsterler [Deneme]
Son Perde [Deneme]
Dinin Çıkarlarını Gözetmek [Deneme]
Konuşma Kişiliği Yansıtır [Deneme]
İnsan Neden Kıskanır? [Deneme]


Fuat Türker kimdir?

6 yıldır insani ve imani konularda makaleler ve çocuk yazıları yazıyorum. Yaklaşık 5 yıldır Haber Vaktim, Cemaat. com, Sayha Dergi, Edebistan, Turuncu Dergi, Körpe Kalemler, Edebiyat Defteri gibi dergi, portal ve haber sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Yazılarımı ve inandıklarımı paylaşmak için İz Edebiyat'dayım. Ayrıca Risale Çocuk, Kalem. biz ve Beyan/İstikamet Dergisi'nde çocuk yazıları yazıyorum.

Etkilendiği Yazarlar:
-


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Fuat Türker, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.