..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Uygarlık, gereksiz gereksinimlerin, sonsuz sayıda artmasıdır -Mark Twain
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Bilim Kurgu > Osman Altınbaş




6 Ekim 2014
Doğum Günü Hediyesi: 1  
Osman Altınbaş
Kedi ,hızla peşinden giderken onun kurulum sistemindeki yapay zeka yetişemeyeceğini anlayınca oluşum parçalandı ve minik minik kelebeklere dönüşürken bu şekilde adama iyice yaklaşmıştı.


:HJB:
1

"Lara,kızım,bugün annenin doğum günü, bak müzik aletleri satan bir dükkan..."

"Aman baba yine mi mandolin?"

"Ah kızım... hem bak bunun dışı bakan kişinin gözlerindeki renge göre değişiyor; şu gördüğün ekrandaki alıcılar var ya; gözlerdeki rengi algılayıp, o içlerindeki zerre kadar kaydedicilere kaydedip mandolinin en dış kısmındaki saydam yüzeye uyguluyor, eşleştiriciler; renklerin tonlarını ayarlayıp ya da rengin diğer renklerle olan senkronizasyonunu en yüksek seviye olasıkla sağlayıp ince katman halindeki dış yüzeyin en dış kısmı -
na uygulayabiliyor, birleştirici sistem; incecik katmanı ortadan kaldırıp iç kısımdaki ana göz rengiyle
dış kısımdaki tonlarına ayrılmış ya da eşleştirilmiş renklerin karışımını sağlıyor. Sonra sen saydam kısma baktıkça içindeki renklerin değişimini görüyorsun. Ayrıca mandolin kullanıldıkça ortaya çıkan sese uygun renklerin değişimini sağlayan interaktif bir sistem de mevcut. Mandolin harekete duyarlı; annen parmaklarını oynatsa yeter.

Hareket algılayıcı sistem annenin parmaklarının hareketlerini dijital haznesine kaydedip depoluyor. Annenin parmak hareketlerine göre çıkan melodi kaybolmuyor da yeniden oluşturuluyor.
Onun bir parmağını oynatıp melodinin başlangıcını sağlaması yetiyor; aynı melodiyi oluşturmak
için diğerlerini oynatmasına gerek yok. Mandolindeki yapay zeka dijital haznede depolanan hareketleri oradan alıp melodinin devamını sağlıyor. Melodiyi oluşturan hareketlerin oluşumuna göre sesin perdesini ayarlayan bir sistem de
mevcut.Bu sistem sesin perdesinin incelip yükselmesini hatta kreşendoya ulaşma oranını,basını, tizini ayarlayıp insanların kulaklarındaki reseptörlerle münasebete girip en temiz ve ayıklanmış sesi ortaya koyuyor. Ses melodiyi dinleyenlerin kapasitesine göre ayarlanıyor.Şayet annen o
ezgisel sesinden bir buket bahşederse mandolinden çıkan ses onun sesinin perdesine göre hareket ediyor.İki sesin enfes bir uyumu sahneleniyor.

Bu mandolinin üç boyut seçeneği de var; istersen renklerin değişimini sağlayan
saydam kısmı ortadan kaldırabilirsin.Küçültme sistemi devreye girdiğinde saydam kısım akışkanlaşıyor ve mandolinin ana kısmındaki maddedeki boş keseciklere akıyor; onun bir parçası oluyor. Tekrar oluşturmak istersen sistemin sağladığı yüksek düzeydeki titreşimlerle kesecikleriden ayrılan akışkan sıvı tekrar saydamlaşıp dış yüzeyi oluşturuyor.Şu zamanda prototip halindeki küçültme aletini de kullanıp cebine sığacak kadar boyutunu küçültebilirsin.Ve en önemlisi güzellik tanıma teknolojisivar; annen dünyanın en güzeli olduğuna göre mandolin sadece O'nu tanır,sadece O'na özel tıpkı gözlerim gibi..."


"Off baba,ne çok konuştun, al da gidelim mandolini,vapur
kaçacak."


"Öyle deme kızım ne de olsa benim tasarımım burda en son
rütuşları yapıldı,annene basit bir doğum günü hediyesi
vermek olmaz..."

2

“Of baba, ne çok konuştun, al da gidelim mandolini, vapur kaçacak.”

“Öyle deme kızım…” diye devam ederken adam sözlerine, kızına karşı konuşmaya devam ederken bir de beynindeki bir kısımda şüpheli düşünceler oynaşmaya başlıyordu.

Nitekim sözünü bitirdiğinde; beynindeki koridorların birinde sonlarına doğru bir odaya açılan üstünde ‘dikkat’ yazan bir kapı bulunuyordu ki şüpheye düştüğünde o koridora giriyor ve düşünceleri yoğunlaşınca da o odaya başvuruyordu. Oraya girdiğinde bir sinyal düştü ve ‘hemen oradan uzaklaş’ diyordu.

Adam kızının konuşma tarzındaki yoğunluğu, sesindeki alçalıp yükselen vurgulamaları, ton davranışlarını ve değişimini fark etmişti ki beynindeki o odaya sinyali gönderen arkadaşı bunun sonucunu anlamasını sağlamıştı

Oradan yavaş yavaş uzaklaşmaya başladı zira yanındaki kızı değil onun kopyalanmış haliydi ki bu arkadaşının gönderdiği sinyalin açılımıydı. Bir anda harekete geçip adımlarını hızlandırırken onun bu devinimiyle beraber yanındaki de beyninde bulunan alıcıya düşen ve onun verdiği direktiflerle harekete geçerek peşinden gitti.İkisi arasında kovalamaca devam ederken, havada her çeşit uçan arabaların ve diğer araçların gürültüleri onların adımlarının seslerine karışırken önlerine bir park kapısı çıktı. Öndeki olan cebinden cansız nesnelerin fazını değiştiren silahını çıkarıp ateşledi ve demirden yapılmış kapı onun geçebileceği şekilde sıvılaştı ancak bazı kapılardaki koruma sistemi devreye girip nesne tekrar katılaştı ve bu sayede peşinden gelen ardında kaldı.

Eskilerin tabiriyle polis,asayişi sağlayan düzeni koruyanlardan biri olan bu adam, ana başlığı kızının durumu düşünceleri içinde bir parkta oturup kaybolurken yanına yavaşça minik bir kedi yaklaştı.O, hayvana baktığında sadece onun gibilerde bulunan –gözlerindeki; nesneye baktıkça aslında ne olduğunu gösteren- lenslerdeki yapı devreye girdi ve karşısındakinin normal bir canlı değil, canlı organizma üzerine giydirilmiş robotik bir oluşum olduğunu anlamasını sağladı ve hemen oradan uzaklaştı.

Kendilerine ‘yüce konsorsiyum’ üyesi diyen birilerinin bu adam gibi ‘özel yetenekler’ e sahip insanları avlamak için uyguladıkları yöntemlerden biriydi bu robotik yapı. Bazen de tanrılığa soyunan bazı kötü niyetli bilim adamlarının insanların,hayvanların ve insanımsı canlı varlıkların genleriyle oynayıp onları birbirleri arasında transfer edip oluşturdukları ve onlara yönlendirebilir düşünme yetenekleri verdikleri türler de kullanıyordu ki bunların sayısı çok azdı ve çok zor durumlarda tercih ediliyorlardı.

Kedi ,hızla peşinden giderken onun kurulum sistemindeki yapay zeka yetişemeyeceğini anlayınca oluşum parçalandı ve minik minik kelebeklere dönüşürken bu şekilde adama iyice yaklaşmıştı. Düzen koruyucusu bunu görünce doğum günü hediyesi olan mandolindeki sadece kendisinin bildiği ve karısının bileceği bir kısma dokununca enstrümanın hafızasında depolanan parmak hareketlerinin sesi, dalgalar halinde müzik aletinin uç kısmına geldikçe desibeli çok yüksek seviyelere çıkarak çok şiddetli sonik yayılımlar halinde havada ilerliyordu ve bu salınımların yoğun kuvveti minik robotik kelebeklerin sistem mekanizmalarını sekteye uğrattı ve onların uçuşunu bir süre durdurdu.

Bu minik makineler insan derisine dokunduğunda oraya yapışıyor ve daha da küçülerek gözeneklerden canlının vücuduna girdikten sonra kana karışıyor ve taşıdıkları oldukça güçlü zehri kan dolaşım sistemine bırakıyor ve teslimat sonunda çok kısa bir sürede alıcı zehirleniyor ve ölüyordu. Neyse ki Laisuja ismindeki bu adamın adresine ulaşılamamıştı.

1-Mart 2009
2-Mayıs 2014



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın bilim kurgu kümesinde bulunan diğer yazıları...
Doğum Günü Hediyesi: 3
Doğum Günü Hediyesi: 2

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Gri: Saydam Bölüm 3
İlk Aşk: 3
İlk Aşk: 2
İlk Aşk: Bölüm 1
Gri: Su Bölüm 1
Gri: Kaplumbağa Bölüm 2

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Sökük: 3 [Şiir]
Üç Yamalı Bohça [Şiir]
Ağlasın Güz [Şiir]
Bana Bir Sen Ismarlarsın [Şiir]
Sensin Yar [Şiir]
Perde [Şiir]
Kaygan Yol [Şiir]
Bütün Dillerime Aykırısın Sen [Şiir]
Gözyaşı Kırıkları [Şiir]
Bağ Bozumu [Şiir]


Osman Altınbaş kimdir?




yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Osman Altınbaş, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.