..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Gençliğinde müzik öğrenen, felsefeyi daha iyi anlar. -Platon
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Öykü > Gülmece (Mizah) > Mehmet Önder




19 Kasım 2016
Döve Döve Demokrasi  
Mehmet Önder
-Ablam sen döverken öldü zaten! -İftirayı bırak, o oğlanla aynı merdivenden inip çıkan ben miydim? Çoluğun çocuğun namusunu korumayacak mıyız?


:GEF:

DÖVE DÖVE DEMOKRASİ


Baba dayağından perişan küçük oğlan, çareyi polise sığınmakta buldu. Durumunu anlattı. Dayanacak gücü kalmamıştı.
Polis çocuğu dinleyince harekete geçti; acımasız baba bulunup karakola getirildi. Ama adam rahattı. Sanki, ev halkını canı çektiğinde, hem de eşek sudan gelene kadar dövmek gibi bir doğal hakkı vardı.
Küçüğün şikayetiyle karakolluk olmak da çok zoruna gitmişti. Gördüğü anda saldırdı çocuğa. Polisler daha ne olduğunu anlayamamıştı ki, tekmeler tokatlar havalarda uçuştu; bir yandan da bağırıyordu:
-Namussuz şerefsiz; hayatta sana haksız bir fiske vurdum mu, kılına dokundum mu? Niye iftira atıyorsun.
Çocuk saldırgan babanın elinden zor alındı. Ama o hâlâ ahkâm kesiyordu:
-Nerde görülmüş bir babanın çocuğunu dövdüğü? Hele ben, hele ben; tövbe! Hiç birinin kılına dokundurtmam, gerekirse ben birazcık okşarım. Haklı olarak tabii. Bir kere zaten bizim evde aile içi demokrasi vardır. Ailenin reisi olarak bizzat ben getirdim. Demokrasiye gık diyeni affetmem, nünüğünü sıkarım.
-!!!???
Polislerin şaşkın bakışları arasında çocuk araya girdi:
-Dün de önüne geleni dövdün ya!
Babası bir daha üzerine yürüyünce, polisleri hesabetmeyen çocuk epeyce uzağa kaçtı. Babası, ardından siteme devam etti:
-Elini vicdanına koy bakayım, koy. Bu güne kadar hiç birinize haksız bir fiske vurdum mu?
Çocuk, hazır yeri gelmişken yedikleri dayakları, gördükleri zulümleri anlatmağa başladı:
-Küçük abimin gözünü çıkardın ya!
-Demokrasiyi getirmesem görürdünüz siz gözü kulağı. Avludan içeri faşist baba diye bağıranı, başka baba olsa öldürürdü.
-Ablam sen döverken öldü zaten!
-İftirayı bırak, o oğlanla aynı merdivenden inip çıkan ben miydim? Çoluğun çocuğun namusunu korumayacak mıyız?
-Annemin ayakları nasıl kırıldı?
-Çok geziyordu, “Koca dayağı istemem” diye döviz gezdiriyordu. Dokunmayayım da demokrasiye zarar mı versin?
-Büyük abimi odaya kilitledin, aç bıraktın, ona ne demeli!
-Hak etti. Ben varken sizi korumak ona mı kalmıştı?

     …
     
     Çocuğun sorularından çok babasının yanıtları şaşırtıyordu.

…

     Anlaşılan, adam eve en ilerisinden demokrasi getirmişti; ama, kimsenin haberi yoktu. Öyle vurdulu kırdılı bir aile içi demokrasi işte. Buna en hafifinden “Döve döve demokrasi” demek doğru olurdu sanırım.






Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın gülmece (mizah) kümesinde bulunan diğer yazıları...
Hükümet Yıkıldı
Kaybettiğin Dava Temyizden Döndü Mü
Çekinme Ye!
Yukardaki Bilir
Seçmen İsterse
Dikizciler
Dedem Keyfi Kırınca
Okumuş Adam
Asaletim Tasdik Olsa
Son Lokma ve O

Yazarın öykü ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Eşekistan
Eşek Anırır Biz Ağlarız
Fıkralar Yeterli
Göz Üstünde Kaş Olmasa
Ödemeler Camız Kırkımına
Bunları Biliyorsunuz
Beşiktaş Tatlıdır
Borç Yiğidin Kamçısı
Yıldızcı Karınca İle Yeşil Kertenkele
Radyo Tiyatrosu


Mehmet Önder kimdir?

30. 11. 1959'da İzmir'in Bayındır ilçesine bağlı Furunlu Köyü'nde doğdum. İlkokulu köyde, lortaokulu Çırpı Mustafa Adanır Ortaokulu'da okudum. Bayındır Lisesi'nde bir dönem okuduysam da devam edemedim. Sonra radyo tamirciliği başta olmak üzere birçok işte çalıştım. Ege Tıp Fakültesi'nde memur olarak işe başladım. Buradaki on bir yıla yakın çalışmam süresinde önce İzmir Namık Kemal Akşam Lisesi'ni, ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdim. İlk Beş yılını İzmr merkezde, kalanını Bayındır'da olmak üzere yirmi iki yıla yakın bir süredir serbest avukatlık yapmaktayım. Evliyim, Alp Deniz adında sekizinci sınıf öğrencisi bir oğlum var.

Etkilendiği Yazarlar:
Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz, Muzaffer İzgü


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Mehmet Önder, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.