..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bilgi sakalla ölçülmez. -Moliere
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Felsefe > Bayram Kaya




29 Ağustos 2018
Avraham 1  
Bayram Kaya
Abram ya da Avram adı (olası ki Aramdı-Aramiydi); Abraham ya da Avraham olmakla kolektif inşadan kopup biçimlenen yeni ve inanıcı, imanı olan monarşin yapı inşası olan El'e dek statüyle söylenip anlam edildi.


:DH:
Aslında okurların pek çoğunda genellikle bir "konuyu okumaya hazır oluş yoktur". Sanki gündelik aşinalığın içinde bir duygu seli okur gibi her yazıyı okumaya yöneliyorlar. Bu kez de açık yaz. Anlaşılır yaz. Halkın seviyesine göre yaz deniyor.

Bir okurun aşina olmadığı yazı tipine ve anlatım tipine yönelim yapması yanlış mı? Kesinlikle hayır. Yeter ki okur karşılaştığı eksikliğini anlaşılır yaz demek yerine eksikliğini ölçüştüğü noktayı ikameye hazır olsun. Üstelik te düşünce fikir yazıları ise fikir yazıları öyle duygusal yazılar okunur rahatlığında ve tatlılığında değildirler.

Başta sıkıcı eziyet vericidir. Yazı satır satır kim, kez düşüne düşüne tekrarlarla okunduğunda tadına doyum olmaz. Fikir yazısı tıpkı bir duygu yazısın keyfiyetine dönüşerek yeni bir keyfiyet ortaya koyar. Düşünce yazılarının konularına hazır olmayış okurdaki çok büyük eksikliktir. Hemen hiç tereddüt etmeden ön yargılarıyla konuya karşı koyarlar. Konuya karşı oluş yanlış değildi. Yanlış olan bilgi sahibi olmadan ön yargıyla fikir sahibi olunmasının yanlışlığıydı.

Bu tür okurlar anlayamamayı bir anlama eleştirisi gibi ortaya koyarlar. O zamanda siz belli bir düzey olgunlaşmalarını beklemekten başka cevap verme gereği bile duymazsınız. Gelelim ana konumuza.

Aslında erken dönem anlatıları içinde Abraham diye bir kişi adı yoktur. Yine Abraham sözü bir statüdür. Önceki bir durum içindeyken yeni bir durumla meşruiyet kazanmanın unvanı olan yetkedir.

Tıpkı Sargon, tıpkı Hamurabi söylemlerinin ilk başlarda bir kişi adı olmayıp ta, sosyo toplumsa statülü bir unvan olması gibidir. Sosyo toplumsa bir mevki, bir makam, saygınlık ve tüzel oluşla bir yetke, bir otorite ve bir irade kazanmasının genelce bir statüsüdür.

Örneğin; Sargon, Hamurabi, Abraham ve diğerleri ilahi kolektif sürece karşı yeni durumla yeni bir "hak edinmeyi" bir saygınlık oluşu, mülk sahipliğiyle otorite belirten tüzeli oluştur. “Parçalanan kolektif karakterler”, köleci sahipliği olan kişilere ve köleci ittifaklı yönetimin temsilcisine “ayrı ayrı bir özellik” gibi söylenmektedir.

Yani kendi öncesindeki kolektif tüzeyle oluşa karşın, kişi ünvanlı tüzel oluşu, vaz etmekti. Çoğunluğa mülksüz oluşu, çalışmayı, köleliği uygun görmekle kimi kişilere gani gani rızklar takdiri yapmanın mal mülk sahipliği olan bu tür beyanlar kolektif güce karşı "kişi ünvanlı sahipliğin tüzel" güçle oluşuydu.

Mülkte çalışmaya ve işe talip olan, iş alan, borç alan emir alandı. Sahipliğin iradesine girendi. Bu çok güçlü bir çıkarımdı ve bu çok güçlü bir buluştu. Rızk takdiri işte bu basit ilke için uzun uzun düşünülüp birçok sınama yanılmalarını ortaya koymuştu. İşte bu süreçle kazanılan statülerden bahsedilirken sözcükler bir kişi adı olarak değil sahipliğin alanı içine kendisini baskı ve basınç eden genel bir kavramla bir önceki sürece nispetle söyleniyordu.

Yani Sargon, ilahi durumla meşru olanlara, ilahi durumla yasal olana karşı "sar-ı kanu" olandı. Yani yasal firavundu, kanuni Kisra’ydı. Sahipliği olan egemendi. Konumuz olmadığı için konu etmeyeceğim diğer bir başka okunuşlar nedenle "Sar-ı kanu" zamanla Sargon olarak okunduğu gibi zamanla da kişi adı gibi anlaşılmakla kişi adı gibi söylenecekti.

Elbette daha sonra Sargon, Hamurabi ve Abraham adları kişi adları olacaktı. Yine aynı şekilde köleci sistem içinde bir dini (rahip) kral olan Hamurabi adı da kaynaklarda Ha-am-mu-ra-bi lu-gal" diye geçer. Hamurabi yazımına özellikle dikkat edilirse bir şeyler görülecektir.

Burada 1-haham (din adamı rahip) söylemi vardır. 2-Gal diyen kral söylemi vardır. 3-Yine sahipliği altındaki sürüsünü koruyan, esirgeyen Rab-bi ya da Rab olma söylemi vardır. 4- yine büyük demek olan LU gal "büyük kral" eş deyişle alemin kralı demeye gelen ve köleci birleşmeye izafeten olan söylemin çevreye yayılmanın kralı anlamına Lugal denen genel bir unvan olan tüze oluş ne kadar kişi adı oluyorsa; Sargon da Abraham da o kadar kişi adıydı. Kolektif sahiplik kişi sahipli gal-kral oluyordu.

Abram ya da Avram adı (olası ki Aramdı-Aramiydi); Abraham ya da Avraham olmakla kolektif inşadan kopup biçimlenen yeni ve inanıcı, imanı olan monarşin yapı inşası olan El'e dek statüyle söylenip anlam edildi.

Neydi bu statü (ayrıcalık)? El Şadday’ın sahibi olan El "Senin adını artık Avram değil Abraham (Avraham) olacak diyordu. Çünkü monarşin durumdan sonra ortamda yeni bir oligarşin durum zuhur etmişti. Yeni duruma da yeni bir köleci iradeyle yeni bir unvan tayini, yapılmıştı.

"Çünkü" diyordu El; "çünkü ben seni halkların babası yaptım (tayin ettim)". Abraham halkların babası deme unvanıydı. Ve bu söylem genel tüzel itesi olan bir söylem olmakla ilk Abraham söylemi, ne kadar kişi adı olabilirdi ki? Tabii ki geçmiş yaşam ilişkileriyle bağı kopan söylemler içinde çok daha sonra kişilere de İbrahim denmiş olabilecekti.

Eğer biz Sargon, Hamurabi, Abraham vs. gibi sözcükleri başlangıç anlamıyla bilip ifade etmezsek, tarihi olan süreç ve bilgi ve tarihi seyir karartılır. Bilinmez olurla bu söylemler kutsal bir kült tapımına dönerler.

İlah örneğini genel unvan oluşla, genel isimin tüzeli oluşuyla konuyu ele alıp konu üzerinde yürüyelim. 1-İlahlar bir gruba göre ittifak eden karşı gruptu. 2-Bir grubun kendi içindeki üreten ilişkisinden ötürü o grup (ilahlar) o ürünün kolektif sahibiydi. 3-Kolektif sahiplik nedenle ilahlar kolektif irade sahibiydi. Karar verip karar alıyorlardı. 4-Bu nedenle ilahlar tarihte ilk gruplar arası teması başlatan ön ittifakın da yapıcılarıydı.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın felsefe kümesinde bulunan diğer yazıları...
El Bel Baal 2
İrade 1
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 2
El Baal Bel 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 2)
Sosyal İlişki Toplumu Hedeflemez 1
Özneli İzinli 1
Kurtuluşun Felsefesi (Açkı 1)
Somut Şeyler Soyut Oluyordu 2
İttifakları Seremoni Mantığına Dönüşme 1

Yazarın bilimsel ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Sahiplik İmanı 1
Mal mı, İnsan mı?
Mamon'du Belirme 1
İlham
Sistem 15
Osmanlıda Kısmi Bir Etkin Hafıza 20
Tarihi Olan İlahi Adalet1
Sistem 11
Müruru Zaman 7
Müruru Zaman 14

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Aslına Yüz [Şiir]
Vah ki Vah [Şiir]
İsis Dersem Çık Ereşkigal Dersem... [Şiir]
ve Leddâllîn, Amin [Şiir]
Görmez Şey [Şiir]
Dehalet [Şiir]
Tekil Tikel Tükel [Şiir]
Mavi Yare [Şiir]
Zafer Kazandım Diyenlerindir [Şiir]
Değmeyin İşte [Şiir]


Bayram Kaya kimdir?

Dünyayı yaşantılaşan çabalar içinde duygunun önemi hiç yitmezse de, payı giderek azalmaktadır. Sosyo toplum bazlı, genel bir açılımla başlayan çalışmalarım da; bilim felsefesi içinde olunma gayreti güdüldü. Bu nedenle yazıların tarisel, sosyo toplumsal evrimli ve türlü doğa bilim verileri güdülü çalışma olmasına gayret edildi. Genel felsefem içinde bir bilgi; ne kadar çok bağıntısıyla söylüyorsanız, o bilgi o kadar bilinir bilgidir.


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © Bayram Kaya, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.