..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"Leyla'nın işi naz ve işve; Mecnun'un gözü yaşı çeşme çeşme..." -Fuzuli (Leyla ile Mecnun)
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Toplumbilim > Cemal Zöngür




29 Haziran 2020
Kapitalist Düzende, Komünist Yaşam Mümkün Mü?  
Her zaman kişi düşüncesini pratik yaşamında uyguladığı kadarıyla odur.

Cemal Zöngür


Düşüncesine uygun hareket etmeyip, sürekli değişkenlik gösteren birey ve ailelerde, kültürel ya da kişisel sorun var demektir. Bu yüzden komünist ve sosyalistlik, kapitalizmin ilkeleri süperego, lüks, özenti, kompleks, doyumsuzluk vb. hastalıklardan tamamen arınmasıyla mümkündür. Ufak bir zaaf, kişiyi bitiren tehlikeli en büyük virüstür.


:AEH:

Kapitalizm; merkantalizmin ilk ataları olan Tanrı Krallar ve Tek Tanrılı dini peygamberler tarafından, insanlık yaşamına ok gibi yerleştirildi. Bunun uzun tarihsel evrelerine girmeden, özellikle 1700’lerden itibaren toplumların tüm hücrelerine kadar etkisini gösteren modern tekelci kapitalizm, günümüzde iğne ucu kadar insani duygu bırakmamıştır. Kapitalizmin etkisi bu şekildeyken doğru, yeterli marksist felsefeyi kavramayan ya da bazı amaçları için, bu düşüncede yer alan sol ve solcuların çoğunluğu, bundan en ağır şekilde etkilenip en çok yolunu şaşıranlardır. Diğer taraftan kendisini daha etkin, yetkin gören komünist, sosyalist birey ve ailelerin çoğunluğu da benzer durumdadır. Bunun birçok nedenleri olsa da esasında şu nokta, insanı her zaman birtakım olumsuzluklara sürüklemiştir.

Çoğu ülkelerde sosyalizmin iktidarlaşmasının uzun yıllar alması, halk başta olmak üzere kömünist ve sosyalist bireylerde, zamanla umutsuzlukla birlikte bazı zaafların doğmasına neden olmasıdır. Bir de sosyalist ve komünistlerin etrafını sarmış canavar kapitalist düzenin saldırıları eklenince, düşünceye sadık olarak yaşanıp yaşanamayacağını doğrusu hepimizin bilmesi gereken önemli bir konudur. Çünkü bir taraftan kapitalist canavar saldırı, halkın sosyalizmi kavrama zorluğu ve iktidar umutsuzluğu, kişinin düşüncelerine ters düşmeden yaşamasını gerçekten zorlaştırıyor. Düşünceye sadıklıkla ilgili ortlama bir ölçü vermek gerekirse, kişi günlük somut pratik yaşamında %85 oranında düşüncesine uygun hareket ediyorsa, samimi ve gerçek bir komünisttir.

Bunun daha yeterli şekliyse, doğru kültürel donanımla birlikte, her türlü kopmleksten arınmış, bilimsel yaşamı özümseyen komünist, sosyalist insan için, koşullar ne kadar zor, kötü olsa da bazı önemsiz bazı farklılıklar ancak görülebilir. Bu da insan psikolojisne göre normal olan bir durumdur. En azından %80-85 oranla düşünceye uygun pratikle yaşanıyorsa, bu başarı demektir. Tarihsel olarak yaşanmış örnekler komünizm ve kapitalizmim nasıl var olduklarını anlamamıza önemli derecede yardımcı oluyor.

Çok uzun değil, yaklaşık elli veya kırk yıl öncesine kadar dünya toplumları içerisinde, önemli nicel oranı oluşturan sıradan birey ve ailelerin çoğu, sosyalist komünist olmadıkları halde, bilinçli bilinçsiz pratiklerinde imece (Kolektif) dayanışmayla, bir çeşit komünal yaşamı kanıtlamışlardı. Bunun gerçekleşmesini sağlayan etkense, insanın biyolojik yapısındaki sosyalleşme ve hümaist hücrelerin doğuştan varlığıyla birlikte, dönemin ekonomik ticari şartlarının bir sonucudur. Esasında kolektif komünal yaşam, insanlık tarihindeki ilk komünist yaşamın da adıdır. Kominalizmin anlamı ortaklaşma olduğuna göre, komünizm ise ortak üretip ortak tüketim felsefesiyle, bunu daha modernize eden düşünce biçimidir.

İnsanın doğasında sosyal kolektivizim, hümanizm, biyolojik ve düşünsel bir gerçeklik iken, kapitalist canavar kuşatmayla nerelere savrulduğumuzu kabul edip, enazından gelecek kuşaklara samimi doğru bilgileri bırakmak zorundayız. Kapitalizm ve komünizmle ilgili bazı detaylara inersek, insan karakterinde hangi noktlalardan var olduklarını, bu doğal özelliklerin nasıl bir niteliğe dönüşüğünü daha net anlayabiliz.

Kapitalizm: İnsanın hayvani karakteri olan ego ve süperegonun sürekli uyarılıp büyütülmesiyle, emek harcamadan en iğrenç hilelerle, sürekli artı kâr elde ederek doyumsuzca yaşamaktır. İnsandaki bu yapıyı, kapitalizm her çağın koşullarına göre ilkel veya modern şekilde hep kullanmıştır, kullanmaya da devam ediyor.
Komünizm: İnsanın doğasında mevcut olan sosyal (Ortak-Birlikte) duygu ve düşüncenin yanında, insani hümanizminde etkisiyle ortaya çıkan yaşam biçimidir. Daha sonra bunu felsefeci ve marksist teorisyenler bilimsel analizlerle geliştirip, modern sistemli bir düşünce yaşamına dönüştürdürler.

Özet tanımlamalardan anlaşılacağı gibi her iki siyasal düşünce ve yaşam anlayışı, insanın doğal yapısındaki özelliklerin dinamiksel üst değişimiyle gerçekleşen, iki farklı yapısal karakterden yola çıkmışlardır. Bu yapısal özelliklerden Süperego ve sosyalleşmeyi diğer canlı varlıklarla örnekleme/kıyaslama yaptığımızda, yine karşımıza şöyle bir gerçeklik çıkıyor.

Kapitalizm; süperegoyu yerine göre ilkel yerine göre modern şekilde bağnaz, doyumsuz, hiçbir sınır tanımadan kullanması, ninsandaki hayvani güdüye tapınmaktır. Ki hayvanlar eğitilmediği sürece kuralsız ve sınınırsız hareket ederler. Komünizm ise; tam tersine insanın sosyal, hümanist karakter yapısını sürekli geliştirip, insanileşetirmeye çalışan ortak, eşit yaşam, düşünce ve eğitim biçimidir.

Temel bu farklılıklardan hareket eden komünizm ve kapitalizm, birbiriyle sürekli çatışarak ömrünü uzatırken, kapitalizmin daha avantajlı durumda olduğunu rahatlıkla ifadebiliriz. Belirtildiği gibi kapitalizm ve ortakları dini yapılar, her zaman insanın eğitime ve kültüre gerek duymadan, rahatlıkla harekete geçen hayvani süperegosunu yükseltmesi, insanların kapitalizmi daha kolay ve çekici bir yaşammış gibi algılanmasını sağlamakta. Komünistler ise, insanın sosyal ve kolektif hümanist özelliğini bilimsel teoriyle, bunu insanlara öğreten teferruatlı bir eğitim, kültür, bilim sistemidir. Aynı zamanda bireylerin birçok süperegoist duygularını öldürmesini şart koşan komünist ilkler, eğitimsiz ve kültürüsüz insanların bunu kavrayıp kabul etmesi de kolay olmayan bir durumdur. Kapitalizm tüm bu gerçekleriyle günümüzde insani her özelliği bitirip zayıflatmış olması, komünist birey ve ailelerin komünist kalarak yaşamalarını zorlaştırsa da imkânsız olmadığını belirtmeliyiz. Yapılması gerekenlerse özet olarak şu şekildedir.

Bir toplululuk ya da ailede öncü veya rehber kişi, öncelikle aile ve çevresindeki her bireyi genel eğitimin yanında, doğru sağlam marksist kültüre göre eğitmek gibi zor bir görevi olduğunu bilmelidir. Bu görevi dışarıdan birisi, ailede anne veya baba ya da ailedeki fertlerden herhangi birisi üstlenmeli. Çevrede farklı kişilerden faydalanılsa da esas ailedeki rehberin dik duruşu, kararlı olup kendi pratiğiyle bunu göstermesi, büyük öneme sahiptir. Ailedeki rehber kişi, önce kendi duygu ve düşüncesinde yer etmiş egoist tüm saplantıları atıp, pratiği ile kanıtlaması gerekir. Rehber kişi düşünce ve pratiğinde zaman zaman zaaflıklar gösterirse, diğer fertlerin bundan çabucak etkilenip, tam zıttı yapıya dönüşmelerini kolaylaştıran etkiye sahip olduğu akıldan çıkarılmamalıdır. Ve ailedeki tüm fertler başta iyi bir entelektüel aday veya entelektüel olmalılar.

Böylece psikolojiden, ekonomi, kültür ve yaşam ölçüleri konusunda bir ekonomist, psikolog ve sosyolog kadar bilgi sahibi olup, sebep sonuçları önceden kestirecek akılla donanmalıdır. Kişi kömünist kültür, eğitim, bilgi, irade ve bilimsel yaşam ölçüsünden uzak ya da eksiklik göstermesi durumunda, kapitalizme dayanması mümkün değildir. Sosyalist, komünist birey ve aileler hangi ortam, düzen, sistemde yaşarlarsa yaşasınlar, zaruri ve zorunlu olmayan birçok alışkanlıklardan uzak kalmayı göze alıp, teori ve pratiğinde bunu uygulamlıdırlar. Her zaman kişi düşüncesini pratik yaşamında uyguladığı kadarıyla odur. Düşüncesine uygun hareket etmeyip, sürekli değişkenlik gösteren birey ve ailelerde, kültürel ya da kişisel sorun var demektir. Bu yüzden komünist ve sosyalistlik, kapitalizmin ilkeleri süperego, lüks, özenti, kompleks, doyumsuzluk vb. hastalıklardan tamamen arınmasıyla mümkündür. Ufak bir zaaf, kişiyi bitiren tehlikeli en büyük virüstür.


Cemal Zöngür



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın toplumbilim kümesinde bulunan diğer yazıları...
Alevilik İle Sosyalizm Arasındaki Düşünsel Fark ve Bütünleşme Sorunu
Ana Tanrıçalar, Hz. İbrahim'in Tek Tanrı Masalına Nasıl İnandılar?
Türkiye'nin Yaşam Kalitesi ve Mutluluk Tablosu
Hayvan İle İnsanın Birbirinden Ayrılışı - 3 -
Sosyalist Devlet Başkanları ve Politikalarının Analizi
Siyasi Düşüncelerin Küreselleşme Diyalektiği
Karakterin Oturma Sorunu
Siyasal Düşüncelerin İnsanlığı Getirdiği Nokta!
İnsanda Tapınmanın Oluşumu
İnsandaki Bencillik ve Yıkıcılığın Ana Kaynağı

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Her Şeye Muktedir Tanrı ve Kapitalizm Ölüm Döşeğinde
Türkiye Solunun Sorgu ve Özeleştiri Kültürü Üzerine
Coronanın Hatırlattıkları, Dünyanın Geleceği
Halktan Para Dilenerek Büyük Devlet Olmanın Hafifliği
Alevilik; İslam Dışı Din Değilse Pozitif Felsefe Midir?
Alevilere, Kürtlere, Sosyalist ve Demokratlara Çağrı
Türkler Şamanist mi Kalsaydı?
Türkiye Siyasetini Tıkayan Etkenker (Araştırma Yazısı)
Kudüs, Dinler Savaşı ve Haklı Olan Kim?
Şii Fars ve Araplara Neden Alevi Denilmektedir?

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Alevilerin Kapılarına Saldıranların Açık Kimliği [Deneme]
Dinlerin Doğuşu ve İslam'ın Gerçek Özü (1) [Deneme]
Hz. Ali ve Ehlibeyt Alevi Midir? [Deneme]
Dinlerin Doğuşu ve İslam'ın Gerçek Özü (3) [Deneme]
Lider mi Toplumu Şekillendirir; Toplum Mu Lideri? [Deneme]
"Türkleri Yeniden Tanımak" Araştırma Kitabımı Yazma Nedenim : [Deneme]
Tbmm'de Yedi Maddelik Anayasa Değişikliği Neyi Çözer? [Deneme]
Dinlerin Doğuşu ve İslam'ın Gerçek Özü (2) [Deneme]
İşte Türkiye'nin Yaşam Kalitesi ve Mutluluk Karnesi..! [Deneme]
İslamiyet Yeniliğe Açık Bir Din Midir? [Deneme]


Cemal Zöngür kimdir?

Ben Cemal Zöngür, Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi mezunuyum. Sosyoloji, Tarih ve Siyaset üzerine araştırmalar yapmaktayım. Yayınlanmış bir kitabımın dışında çeşitli gazetelerde yüzden fazla makalelerimde yayınlanmıştır. Ve iki kitap dosyam yayına hazır durumdadır.

Etkilendiği Yazarlar:
Tam bağımsız Tarih ve Siyaset üzerine yazan her Yazar


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Cemal Zöngür, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.