..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Olgular görmezden gelindikleri için var olmaya son vermiyorlar. -Huxley
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > İnceleme > Yazarlar ve Yapıtlar > Hakan Yozcu




28 Şubat 2021
yaşar Kemal’in Ölüm Yıldönümü Münasebetiyle  
Hakan Yozcu
Kadirli’de edebi etkinlikler düzenleyin. Yaşar Kemal Günleri, haftaları düzenleyin. Türkiye’den ve Dünyadan bir çok ünlü edebiyatçıları Kadirlj’ye davet edin. Bunu her yıl yapın. Çeşitli konferanslar, seminerler verin. Yasar Kemal roman yazma yarışmaları düzenleyin. Böylece hem edebiyatımıza yeni yazarlar ve yeni eserler kazandırmış olursunuz. Bu sayede Kadirli’nin adını bir kez daha duyurmuş olursunuz.


:AAC:

Yaşar Kemal, Çukurova’da yöre ağzında Çukur Ağa denilen, Çukurova’nın ağası anlamına gelen şehir olan Kadirli’de yaşamış, çocukluğundan beri eşkıyaların olaylarını, hikâyelerini ve maceralarını dinlemiş bir yazardır.
Hayatı birçok çalkantılarla geçmiştir. Daha çocuk yaşta babası kurban keserken, bir kaza ile gözünün birini kaybetmiş ve bu nedenle çevrede kendisine Kör Kemal denmiştir.
Kör Kemal, çok okuyan ve yazan biriydi. Yazdıkları yüzünden hapislerde yatmış, dövülmüş, kaldığı şehirden “Kominist”, “Vatan Haini” diye kovulmuş biridir. O da bavulunu alarak İstanbul’a gitmiştir. Burada Cumhuriyet Gazetesi’ne girmiş ve röportajlarıyla isim yapmıştır. Özellikle Van’a bir görev için gönderildiğinde Van Gölü’nde bulunan Akdamar Adasındaki bir kilisenin yıkılmaması için yazdığı yazılar büyük ses getirmiş ve romancıya ün kazandırmıştır. İstanbul’a döndüğünde artı O tüm Türkiye’nin tanıdığı bir gazeteci olmuştur.
Ama ona asıl şöhretini kazandıran eseri “İnce Memed” adlı romanı olmuştur. Bu romanda Kadirli’de o zamanlar son derece yaygın olan eşkıyalığı anlatmıştır. Öyle ki İnce Memed romanı sadece Türkiye’de değil, tüm Dünya’da okunan ve tanınan bir roman olmuştur. Artık bu eser, Dünya klasikleri arasında yerini almıştır.
     İddialara göre Kadirli’de yaşayan “Safiye Mehmet” adlı biridir. Yaşar Kemal’in bu kişinin adını değiştirerek romanda İnce Memed olarak yazdığını iddia edilir. Kadirli’de bu görüş bugün hala yaygındır.
     Burada araya girmem gerekirse, Annem ve Rahmetli babam Yaşar Kemal’i çok iyi tanıyorlar. Çünkü geçmişte birlikte yaşamışlar. Çocuklukları birlikte geçmiş. Hatta uzaktan akrabalık bile var. Yaşar Kemal’in kardeşi olan Recep, annemin ablasının kızıyla evlidir.
     Teyzemin büyük kızı olan Fatma Abla aile içinde Kürt Recep diye anılan ve Yaşar Kemal’in kardeşi olan Recep ile evlidir.
     Annem, babam ve teyzem Yaşar Kemal’e hep “Kör Kemal” derlerdi. Her konusu açıldığında “Bizim Kör Kemal” derlerdi.
     Babam da hep “Bizim gençlik yıllarımızda Safiye Mehmet diye bir eşkıya vardı. Yiğit, yağız bir delikanlıydı. Köy ağasına karşı geldi. Dağa kaçtı. Eşkıya oldu. O zamanlar Kadirli’de çok eşkiya vardı. İşte Bizim Kör Kemal, bu eşkıyanın hayatını yazdı. Safiye Mehmet’in çocukları hak istemesinler diye kitabının adını İnce Memed koydu” diye anlatırdı.
Yaşar Kemal, yukarıda verilen iddiayı kesinlikle kabul etmemiştir. İnce Memed’i tamamen kendi yarattığını ve hiç kimsenin hayatını örnek almadığını söylemiştir.
Kadirli’deki iddialara göre Yaşar Kemal, İnce Memed’in ilhamını, Remzi Özdemir’den ve yaşlılardan dinleyerek almış ve romanını yazmış. Buna bağlı olarak İnce Memed romanını annemin köyü olan Binboğa ve Dikirli Köyü’nde yazmış.
Dikirli Köyü de Rahmetli Teyzemin yaşadığı köydür. Köylüler tarafından Koca Fadıma namıyla anılan teyzem Fatma Kara evlendikten sonra bu köye yerleşir ve burada yaşamaya başlar. En büyük kızı da bu köyde Yaşar Kemal’in kardeşi Rahmetli Recep ile evlenir.
İleriki yıllarda teyzemin kızı da Yaşar Kemal’in İnce Memed adlı romanını bahçede bulunan bir ağacın gölgesinde yazdığını anlatır. Ağacın gölgesine bir masa kurduğunu, masaya bir daktilo koyduğunu ve bununla romanı yazdığını anlatır. Kendisinin de çay, ayran, soğuk su gibi içecekler verdiğini belirtir.
Yaşar Kemal, yukarıda verilen iddiaları yalanlayarak şöyle diyor: “Roman, hayal gücüyle yazılır. Ben de öyle yaptım. Anlatılanlar doğru değil. Bunlar roman nedir bilmiyor. İnce Memed’i yazmadan önce, ya da sonra, yaşayan ya da yaşamış İnce Memed adında hiç kimse yok. Değil Çukurova’da, Toroslarda ben hiçbir İnce Memed bilmiyorum. İnce Memed adı benim bu romanı yazmamla ortaya çıktı.”
Yıllar önce Kadirli’de Elmacık adlı bir yaylada bir Ağa misafiri olmuştum. Sonradan rahmetli olan Ahmet Kastal Ağa’nın misafiri idim.
Rahmet ve saygıyla andığım Ahmet Kastal Ağa, çok misafirperver biriydi. Yaylada bize yer göstermiş ve bir ay kadar bizi orada misafir etmişti. Hemen hemen her gün görüşürdük. Sohbetlerimiz çok derin olurdu. Çoğu kez edebi sohbetlerde bulunurduk.
Edebi sohbetler diyorum. Çünkü Kastal Ağa gerçekten çok okuyan kültürlü biri idi. Yaylada geniş bir kütüphanesi vardı. Akşamları ne zaman çayını içmeye gittiysem mutlaka kitap okurken bulurdum. Karacaoğlan, Yunus Emre, Dadaloğlu gibi şairleri okurdu. Türk ve Dünya Klasikleri diyebileceğimiz romanları okurdu. Doğrusu geniş bir bilgisi vardı. Okuduğu kitaplar üzerine sohbetler ederdik. Okuduğu şiirleri bana da okurdu. İlginç bulduğu söylemleri anlatırdı.
Bir defasında da İnce Memed’i konuştuk. Yaşar Kemal’i çok iyi biliyor ve çok iyi tanıyordu. “Ona burada Kör Kemal derlerdi. Ortaokul sıralarında yazmaya başlamıştı. Bir ara Kadirli Mahkemesinin önünde arzuhalcilik yapıyordu. Geçimini öyle sağlıyordu. Küçükken, bir Kurban Bayramında koyun kesilirken, bıçak gözüne değmiş. Bir gözü arızalanmıştı. Bu nedenle adı Kör Kemal kalmıştı. Bir gün kominist kitapları okuyor diye polis, evine baskın yapmış. Tutuklayıp hapse attılar. Kadirli’de bir kominist yakalanmış diye duyulunca halk ayaklandı. Hapishaneyi bastılar. O dönemin kaymakamı da onu o gece Kozan’a kaçırmış. Öyle dediler. Sonra halk yatıştı. Tabii Yaşar Kemal, ondan sonra buralardan gitti. İstanbul’a yerleşti. Bir gavur avrad ile evlenmiş dediler. Hiç çocuğu da olmamış.
Yaşar Kemal, İnce Memed’i burada senin anneyin köyünde yazdı. Annen baban onu çok iyi bilirler. Bizim buralarda Safiye Mehmet diye bir eşkıya vardı. Onun hayatını yazdı. Meşhur oldu. Safiye Memed de yani Romandaki İnce Memed de bu yaylada öldürüldü.
Duyduk ki, Safiye Memed’i vurmuşlar. Yaralanmış. O da kaçarak bu yaylaya gelmiş. Az ilerde bir değirmen var. Onun yanında bir eve gelmiş. Ev boş. Kimse yok. Evde uyuyup kalmış. Takatsiz. Sonra bir çoban gelmiş. Bakmış ki Safiye Mehmet, yaralı, kıpırdamadan yatıyor. Elinde gümüşten yapılmış bir tüfek var. Çoban, “Bunu öldüreyim de tüfeği alayım” demiş. Sessizce içeri girip Safiye Mehmet’i bıçağı ile öldürmüş. Tüfeği alıp kaçmış”
Yaşar Kemal’in ölüm yıldönümündeyiz. 28 Şubat 2015 yılında onu beyaz atına bindirip öetki dünyaya yolcu ettik.
Bugün ölüm yıldönümü. Kadirli Belediyesi bu nedenle bir taziye yazısı yayınlamış. Benim burada Kadirli Belediyesine naçizane tavsiyelerim olacak:
Kadirli belediyesi olarak Yasar Kemal gibi Dünyaca ünlü birini iyi değerlendirmeniz gerekiyor. Bircok kez söylememe yazmama rağmen dikkate alan olmadı. Bir kez daha yazayım istedim. Belki bu defa sesimizi birileri duyar.
Kadirli’de edebi etkinlikler düzenleyin. Yaşar Kemal Günleri, haftaları düzenleyin. Türkiye’den ve Dünyadan bir çok ünlü edebiyatçıları Kadirlj’ye davet edin. Bunu her yıl yapın. Çeşitli konferanslar, seminerler verin. Yasar Kemal roman yazma yarışmaları düzenleyin. Böylece hem edebiyatımıza yeni yazarlar ve yeni eserler kazandırmış olursunuz. Bu sayede Kadirli’nin adını bir kez daha duyurmuş olursunuz.
Her şeyden önce şehre bir Yaşar Kemal Müzesi kurun. Onunla ilgili her veriyi burada sergileyin. Bazı caddelere, sokaklara , kurumlara onun adını verin. Yaşar Kemal adı tüm şehre iyice otursun, sinsin, yerleşsin. Yok “koministmis”, yok “kürtmüş”, yok “vatan hainiymiş” geçin bunları. Kadirli’nin, Çukurova’nın yetistirdiği bir değer olarak görün Onu.
Önce siz sahip çıkın kendi değerlerinize. Bir kaç yıl sonra Kadirli’nin dünyaca tanınan bir şehir olduğuna şahit olacaksınız. Şehir turist akınına uğrayacak. Otelleriniz dolacak, vatandaşın yetiştirdiği ürünler değer kazanacak. Kadirli bir o kadar daha gelişecek. Bir kültür ve sanat şehri olacak. İngiltere’nin küçük bir kasabası olan Stratford upon Avon, ünlü İngiliz yazar Sheakespere orada doğduğu için her yıl milyonlarca turist akınına uğruyor. U küçük şehri tanımayan, bilmeyen yok
Yaşar Kemal ile ilgili turistik eşyalar yapılıp satılabilir. İnce Memed’in heykelleri, bibloları, tüfeği, atı biblo biçiminde yapılıp satılabilir.
Kadirli belediyesi olarak lütfen bu projeyi hayata geçirin. En azından bir deneyin. Emin olun ki hiç pişman olmazsınız.
Olaya siyasi olarak asla bakmayın.
Kadirli’nin geleceği için bunu lütfen uygulayın
     Yaşar Kemal’i rahmetle anıyoruz.



Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın yazarlar ve yapıtlar kümesinde bulunan diğer yazıları...
"Gün Olur Asra Bedel" Üzerine Bir İnceleme
Bir Şiir Emekçisi: İhsan Tevfik Kırca
Angela’nın Külleri

Yazarın İnceleme ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
"48 Saat" Üzerine
Çeşitli Yönleriyle Prof. Dr. Erhan Arıklı
Çakırcalı Efe Üzerine
İskenderun Belediyesi Tiyatro Topluluğu
Diyetisyen Olmak
Âşık Osman Akçay İle Tanıştık
Kayacı Vadisi (Doktorun Yeri)
Erzincan Yöresi Alevileri
6. Türkoloji Buluşması
Çukurovalı Şair Ya da Çukurova Çocuğu

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Yüreğimde İhtilal Var [Şiir]
Hayat Seni Çözemedim [Şiir]
Seninle Olayım [Şiir]
Adanalım [Şiir]
Yörük Kızı [Şiir]
Nasihat 2 [Şiir]
Helallik İstiyorum [Şiir]
Nasihat [Şiir]
Aşk Var mı? [Şiir]
Minik Bir Şaire Rastladım [Şiir]


Hakan Yozcu kimdir?

1964 doğumluyum. Kuzey Kıbrıs'ta yaşıyorum. 1988 Erzurum Atatürk Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümünden mezun oldum. 20 yıl çeşitli okullarda edebiyat öğretmenliği yaptım. Uzun yıllar Yenivolkan ve Güneş Gazetelerinde köşe yazarlığı yaptım. Şu an Habearkıbrıslı ve Güncelmersin Gazetelerinde yazıyorum. Birçok internet gazete ve sitelerinde yazılarım yayınlanıyor. Şiir, öykü ve tiyatro oyunları yazıyorum. Bu alanlarda çeşitli ödüllerim var. Kendime ait basılmış "Güzel Bir Dünya" ve "Mesela Başka" isimli iki adet öykü kitabım var. 7 tane tiyatro oyunum var. 6 yıl Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü görevinde bulundum. Halen Başbakan Yardımcılığı Ekonomi, Turizm, Kültür Ve Spor Bakanlığı'na bağlı Müşavirim.

Etkilendiği Yazarlar:
...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © Hakan Yozcu, 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.