"Beni bir yazara dönüştüren şey, insanların bana inanabileceği kadar kötü bir yalancı olmamdı." - Ernest Hemingway"

Kırık Kalpler Şehrinden Bir Gece

Suskun gecelerin bir ömre denk düşmeye başlamasıyla dağılan bütün umutlarım, çok uzaklardan şarkılar söylüyorlar sanki yalnızlık şehrine. Ki o şarkılar acımasız ağlatıyor yalnızlığı, sonsuza kadar sürecekmiş gibi sanki. İnsan kendinden korkmaya başlıyor.

yazı resim

**Suskun gecelerin bir ömre denk düşmeye başlamasıyla dağılan bütün umutlarım, çok uzaklardan şarkılar söylüyorlar sanki yalnızlık şehrine. Ki o şarkılar acımasız ağlatıyor yalnızlığı, sonsuza kadar sürecekmiş gibi sanki. İnsan kendinden korkmaya başlıyor.

Kırılmış kalplerin toplamından çıkan karanlık bir bulut çöküyor hergece bu şehrin üstüne kapkara bir lanet gibi. Pencereler kapanıyor, caddeler terk ediliyor gün doğumuna kadar büyük bir telaşla. Herkes onlardan korkuyor. Herkes kendinden korkuyor. Yüzleşmelerin bir anlamı olsa da korkunun telaşına yenilip onlarda kayboluyor yeryüzünden. Uzun uzadıya konuşmaların uzaklaştıracağı zannediliyor yalnızlığın lanetini, kalplerin yakınından. Ama olmuyor, giydikleri yaşamlar aşağıya çekmeye başlıyor ruhları büyük bir nefretle. Maskeler kırılıyor ve gözyaşlarıyla boğuluyor sağnak bir yağışın altında kalan, ölüme tutsak yolcular. Kapılar kapanıyor.

Atılan her adımın ardından, yok olmaya başlayan gölgelerin içinde, bir ölüm haberi daha gelmeye başladı şimdi o şehirden. Yağmurlar kesildi, hıçkırıklara dönüştü. Gün ışığı yendiden kendini gösterdi. Ama korkaklar bu geceden sonra bir daha hiç bu şehirde görünmedi.**

KİTAP İZLERİ

Eşekli Kütüphaneci

Fakir Baykurt

Fakir Baykurt’un Vasiyeti: Kapadokya’da Bir Umut Destanı Bir yazarın son eseri, genellikle edebi bir vasiyetname niteliği taşır; kelimelerin ardında bir ömrün birikimi, son bir mesaj
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön