..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
İnsanlığın hangi filizi köreltilmek istenmişse, tersine o filiz daha gür büyümüştür. -Freud
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Toplum ve Birey > M.NİHAT MALKOÇ




2 Aralık 2007
Hocaların Hocası: Ahmet Hilmi İmamoğlu  
M.NİHAT MALKOÇ
Ahmet Hilmi İmamoğlu, KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nde uzun seneler görev yaptıktan sonra bu bölümün kapanıp Türkçe Öğretmenliği Bölümü’nün açılmasıyla KTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne geçmiştir. Şimdi sözünü ettiğimiz bölümde öğretmenlik vazifesini sürdürmektedir. O bütün hastalıklara rağmen son nefesine kadar öğretmenlik kürsüsünden inmeyecek gibi görünüyor. Zaten o kürsüden inince tutunacağı en büyük dalı kırılmış olacaktır. Onu bizler çok seviyoruz. Tekrar eski sağlığına kavuşması için Allah’a dua ediyoruz.


:EEEI:
HOCALARIN HOCASI: AHMET HİLMİ İMAMOĞLU

M.NİHAT MALKOÇ

     Üniversiteleri değerli kılan akademik kadrolarıdır. Bu kadrolar seçkin elemanlardan oluşursa, başarı peşinden gelir. Fakat eğitimde başarılı olmak için bilgi tek başına yetmiyor. Öğretmen, eli altındakilere kendisini sevdiremedikten sonra ne kadar bilgili olursa olsun verimli ve başarılı olamaz. Hayatımızda bunun sayısız örneklerini görmekteyiz.

     Sevgiye dayalı otorite, korkuya dayalı otoriteden çok daha güçlü ve kalıcıdır. Seven insan, sevdiğini hiçbir zaman mahcup etmek istemez, onu güç durumda bırakmaz. Kendisini sevdiren hocalar daima başarılı olmuşlardır. Bunlardan birisi de KTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi kıymetli Hocam Ahmet Hilmi İmamoğlu’dur. Yıllarca orta öğretim kurumlarında öğretmenlik yapan İmamoğlu, altı yıl da Almanya’da kalarak yurtdışındaki insanlarımıza dil ve vicdan bilincini öğretmiştir. Oradaki çocuklar Türkçenin doyumsuz zevkini ondan almışlar, dillerini doğru kullanma gayreti içerisinde bulunmuşlardır.

     Ahmet Hilmi Bey, hayatını öğrencilerine vakfetmiş usta bir öğreticidir. Hayatında aldığı vazifelerin hepsini başarıyla bitirmiştir. Hiçbir zaman makam ve koltuk sevdalısı olmamıştır. Aldığı görevleri bir nöbet olarak görmüş, zamanı gelince teslim etmesini bilmiştir. Gençlerin önünü açmayı öncelikli bir davranış olarak görmüştür. Trabzon Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü de yapan İmamoğlu, uzun yıllardan beri KTÜ bünyesinde Eski Türk Edebiyatı sahasında bilgi birikimlerini öğrencileriyle paylaşmaktadır.

O, zor bir sahada çalışan kıymetli bir hocadır. Farsçayı öğrencilerine öğretecek kadar iyi bilmektedir. Türkiye genelinde bile Eski Türk Edebiyatı alanında söz sahibidir. Bilindiği gibi Eski Türk Edebiyatı artık kültürel hayattan çekilmiştir. Bunun günümüzde sevdirilmesi ve ilgi uyandıracak bir duruma getirilmesi kolay olmasa gerek. Fakat o, zor olanı başarmıştır. Yüzlerce yıllık bir edebiyatın gelecek nesillere öğretilmesi için büyük bir emek sarf ederek gençlerimizin ilgisini bu alana çekmiştir. O, bugün Eski Türk Edebiyatı sahasında bilinmesi gerekenleri öğrencilerine aktarmakta, bunu bir vefa ve vazife şuuru içerisinde sevdirerek yapmaktadır. Müzeye kaldırılmış bir edebiyatı canlı ve diri kılmanın mücadelesini vermektedir. Eski harflerle oluşturulmuş onlarca çeşit metni öğrencilerine okutmaktadır. Onun gibi hocalar sayesinde eski metinler korkutucu olmaktan çıkıp merak uyandıran gizemli belgelere dönüşmektedir. Bu bir bakış açısının ve anlayış kalitesinin neticesidir.

     Ahmet Hilmi İmamoğlu benim de üniversiteden hocamdı. Aynı zamanda kendisiyle aynı ilçedeniz. O da benim gibi Trabzon’un Köprübaşı ilçesinde doğup büyümüştür. Üniversitenin Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümüne geldiğimde, yetiştiğim çevreden dolayı konuşmam ve yazmam çok bozuktu. Bunu doğal olarak derslere ve sınavlara da yansıtıyordum. Kendisi bir gün beni çağırarak bu bölümde okumamın çok zor olacağını, yol yakınken dönmemi söyledi. Gerçekten de çok eksiktim, kompozisyon yazmakta zorlanıyordum. Telaffuzum bozuk olduğu için insanlarla konuşmaktan geri duruyordum. Onun bu uyarısı beni çok üzmüştü. Fakat doğruları söylüyordu. Bu durumu o zamanın Edebiyat Bölüm Başkanı Nazan Bekiroğlu’yla da konuşmuştu. Bu uyarı beni ciddi bir değişime ve dönüşüme zorladı. Ya bu deveyi gütmeliydim, ya bu diyardan gitmeliydim.

Gerçekten de böyle gelmişti ama bundan sonra böyle gitmezdi. Oturdum, düşümdüm, karar verdim. Hayatımda bir seferberlik gerçekleştirecektim. Gece gün okuyup yazacaktım. Nitekim öyle de yaptım. Trabzon’da günlük yayınlanan Türksesi gazetesine gittim. Gazetede yazmak istediğimi belirttim. Gazetenin sahibi merhum Ayhan Kıyak, önce tereddüt ettiyse de sonra teklifimi kabul etti. Gece gün okuyordum. Belli bir zaman sonra köşe yazıları yazmaya başladım. Yazılarım hemen her gün “Muhabbet Bağının Gülleri” adlı köşemde yayınlanıyordu. İfadelerim düzelmeye başlamıştı. Artık okumak ve yazmak, hayatımda vazgeçemediğim iki tutku olmuştu. Korkularım sevdiklerime dönüşmüştü. Bu değişim karşısında Ahmet Hoca büyük bir şaşkınlık yaşamıştı. Bu durumu her yıl yeni gelen öğrencilere anlatmayı ihmal etmez; beni yeni öğrencilerine bir model olarak gösterir.

Babacan bir öğretmendir İmamoğlu Bey… Öğrencilerini baba gibi sever, onların düşüncelerine değer verir. Bugün Türkiye’nin dört bir köşesinde yüzlerce öğrencisi vardır. O, hocaların hocasıdır. Onun öğrencisi olmayı bir şans olarak görenlerin sayısı hiç de az değildir. Bunlardan birisi de benim… İyi ki onu tanımış, rahle-i tedrisatında bulunmuşum.

İmamoğlu, son yıllarda hastalıklarla boğuşmasına rağmen eğitim hayatından ve öğrencilerinden hiç kop(a)madı. Böbrek rahatsızlığı yüzünden dolaşmadığı doktor, gitmediği hastane kalmadı. Hindistan’dan böbrek getirtti. Ameliyatlar oldu. Böbrek vücuda uymadı, eşinden böbrek aldı. Fakat bir türlü eski sağlığına ve zindeliğine kavuşamadı. Onlarca sıkıntıyla boğuşsa da öğretmenlikten ayrılmayı düşünmedi. Öğrencileriyle beraber olmak ona daima ilaç gibi geldi. Öğrencilerden ayrılmak onu en çok üzecek şey olsa gerek… Bugünkü öğretmenler, yani bizler ders yükünden yakınırken o, geçen yıl bir sürü hastalıkla boğuşurken gencecik bir delikanlı cesaretiyle otuz saat derse giriyordu. Fakat bu yıl sıkıntılar artarak devam etti. Artık haftada yedi saat derse girebiliyor. Lâkin, Allah geçinden versin, hayattan emekli olmadan okuldan ve öğretmenlikten emekli olmayı aklının ucundan bile geçirmiyor.

Son yıllarda Ahmet Hilmi Hoca’nın başı sıkıntılardan kurtulmuyor. Geçenlerde evde internet kablosuna takılarak yüzükoyun yere yıkılmış. O sırada ayağı burkulmuş, bazı doktorlar ayağının kırıldığını, bazıları incindiğini söylenmiş. Hastaneye gitmiş, ayağını alçıya almışlar. Geçenlerde eski öğrencileri Meryem Bülbül ve Aşikâr Avcı Özgürbüz’le birlikte hocamızı evinde ziyaret etmeye gittik. Bizi görünce çok mutlu oldu, duygulandı. Yataktan kalktı, yastığa yaslandı. Bizimle o eski güleçliğiyle bir saati aşkın doyumsuz bir sohbet etti. Biz ordayken kapı çalındı. Yenilerden beş tane kız öğrencisi kendisini ziyarete geldi. Birkaç nesil öğrenci grubu bir araya geldik. Zaman ve öğrenciler değişmişti, fakat İmamoğlu Hocamız ufak tefek fiziksel değişiklikleri saymazsak eski durumundan bir şey kaybetmemişti.

Ahmet Hilmi İmamoğlu, KTÜ Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nde uzun seneler görev yaptıktan sonra bu bölümün kapanıp Türkçe Öğretmenliği Bölümü’nün açılmasıyla KTÜ Fen Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümüne geçmiştir. Şimdi sözünü ettiğimiz bölümde öğretmenlik vazifesini sürdürmektedir. O bütün hastalıklara rağmen son nefesine kadar öğretmenlik kürsüsünden inmeyecek gibi görünüyor. Zaten o kürsüden inince tutunacağı en büyük dalı kırılmış olacaktır. Onu bizler çok seviyoruz. Tekrar eski sağlığına kavuşması için Allah’a dua ediyoruz.

.Eleştiriler & Yorumlar

:: Saygıdeğer Hocamız
Gönderen: Fatih Ayaloğlu / Ankara/Türkiye
21 Kasım 2010
Hocamıza Allah sağlıklı uzun ömürler versin. KTÜ Edebiyat'ı 2003'te bitirdim. 2 ve 3. sınıfta Eski Türk Edebiyatı derslerimize girdi. O zamanlar her ne kadar değerni anlayamazsak da şimdi çok daha iyi anlıyoruz. Benim dersle aram çok iyi değildi. Ama kendisine hürmette hiçbir zaman kusur etmedik. Bu da onun farkındaydı. o yüzden çok üzerimize gelmedi. Gençlik heyecanımı yoksa cehalet mi desem ya da o zamanların boşvermişiğimi bilemiyorum. Ama o günleri ve hocamı çok özlüyorum. Allahtan kendisine şifalar diliyorum..

:: çok kıymetli hocam A. H. İmamoğlu için
Gönderen: Şehriban mehenkli / Sinop/
21 Kasım 2010
Zaman zaman yeni nesillere müdahale edemediğimi hissettiğim ve ümitsizliğe düştüğüm zaman aklıma İmamoğlu Hocam geliyor ve kendimi toparlıyorum. O Benim meslek rehberim. Allah ona sıhhat versin ve öğretmenliği ondan öğrenen çok nesiller yetiştirmek nasip olsun.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın toplum ve birey kümesinde bulunan diğer yazıları...
Köprübaşı - Beşköy Dostluğu ve Kardeşliği
M. Nihat Malkoç Kerbela Şiir Yarışmasında Türkiye Birincisi Oldu
Nazım Bilgin Öldü… Bitkiler Öksüz Kaldı…
Köprübaşılılar Derneği ve Hemşehri Dayanışması
İfakat Belgeseli
Böyle Buyurdu Jüri!..
Trabzon Lisesi"nde Rusya Halk Dansları Şöleni
Fatih Lisesi "Vesaire"…
Neler Oluyor Bize? Bize Neler Oluyor?..
Dün Akşam Neredeydiniz?..

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Tevfik Serdar Anadolu Lisesi"nin Semender Dergisi
Cemil Meriç"in Akıl Defteri
Trabzon"un İkinci Özel Hastanesi: İmperial
Mersin Yenice 4. Barış ve Kültür Festivali
Gerçek Hayaller Dükkânı
Zigana'nın Gür Sesi: Herfene Dergisi
"Güneşli Bayır" ve Serkan Türk
M. Nihat Malkoç"a Malatya"dan 6 Çeyrek Altın…
Çanakkale Zaferi’nin 100. Yılında Birincilikle Taçlandırılan Skandal Bir Çanakkale Şiiri
Fethin 562. Yılında Ayasofya'yı Açmaya Var Mıısnız?

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Tutumlu Ol Çocuğum [Şiir]
Halep'e Kelepçe [Şiir]
Yerli Malı Kullanın [Şiir]
İfrit İle Karınca (Manzum Masal) [Şiir]
Çanakkale Geçilmez [Şiir]
Sevgi Çınarı [Şiir]
Madur Dağı Güzellemesi [Şiir]
Başöğretmen Atatürk [Şiir]
Atatürk Öldüğünde… [Şiir]
Sevgi Köprüleri [Şiir]


M.NİHAT MALKOÇ kimdir?

NİHAT MALKOÇ’UN BİYOGRAFİSİ Beş çocuklu bir ailenin en küçük ferdi olarak 1970 senesinin 1 Haziran’ında Trabzon’un Köprübaşı ilçesine bağlı Gündoğan Köyü’nde hayata “Merhaba” dedi. İlkokulu komşu köy olan Güneşli Köyü’nde okudu. Orta ve lise öğrenimini Köprübaşı Lisesi’nde tamamladı. En büyük emeli iyi bir hukukçu olmaktı. Lise son sınıfta girdiği üniversite imtihanında KTÜ/Fatih Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümü’nü kazandı. Dersaneye gitme imkânı ve zaman kaybına tahammülü olmadığı için kazandığı fakülteyle yetindi. 1992 yılında okulu bitirdi. İlk göz ağrısı olarak nitelediği Gümüşhane’de beş yıla yakın öğretmenlik yaptı. Her geçen gün öğretmenliği daha çok sevdi. Artık öğretmenliği bir tutku olarak görüyor. Vatan borcunu İstanbul’da Kara Kuvvetleri Lisan Okulu’nda Yedek Subay Öğretmen olarak onurla yerine getirdi. Bu peygamber ocağında yüzlerce yabancı subaya güzel Türkçe’mizi öğretti. Ankara’da girdiği sınavı kazanarak Akçaabat Anadolu İmam-Hatip Lisesi’ne Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni olarak atandı. Burada iki yıl görev yaptı. Daha sonra girdiği yazılı ve sözlü imtihanı kazanarak Türkî Cumhuriyetlerden Türkmenistan’ın başkenti Aşkabat’a,üç yıl görev yapmak üzere, öğretmen olarak gönderildi. Burada Mahdumkulu Türkmen Devlet Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nde ve İlâhiyat Lisesi’nde Türk Dili öğretmeni olarak çalıştı. Yine Aşkabat’ta Türkçe Öğretim Merkezi’nde(TÖMER) bir yıl boyunca değişik milletlerden kişilere Türkçe’yi sevdirerek öğretti. Şu anda Akçaabat’a bağlı Derecik İlköğretim Okulu’nda görev yapmaktadır. Bugüne kadar,en büyüğünden en küçüğüne kadar onlarca dergi ve gazetede fikrî,edebî,felsefî ve kültürel konularda yüzlerce yazı ve şiir yazdı. Bu yayın organlarından Türk Edebiyatı,Türk Dili,Bizim Çocuk,Çınar,Bizim Azerbaycan,Anadolunun Sesi,Üniversitelinin Sesi,Türkiye,Bizim Okul,Şenliğin Sesi,İnsanlığa Çağrı,Yeni Sesleniş,Gençliğin Sesi gibi dergilerde;Türksesi,Demokrat Gümüşhane,Kuşakkaya,Ortadoğu,Yeni Mesaj,Hergün,Candaş,Edebiyat,Bolu Üçtepe,Akçaabat Yeni Haber,Karadeniz Olay,Hizmet gibi gazetelerde yıllardan beri deneme,makale,fıkra ve şiirler yazmaktadır. “Bizim Okul” isimli kültür,sanat ve edebiyat dergisinin Yazı İşleri Müdürlüğü’nü yaptı. Kültürel organizasyonların çoğunda aktif olarak görev aldı. Sevgi,Dostluk ve Kardeşlik konulu şiir yarışmasında birincilik,Trabzon Belediyesi’nin düzenlediği Çevre ile ilgili yarışmada birincilik,yine aynı belediyenin düzenlediği “İki binli Yıllara Doğru Trabzon” konulu makale yarışmasında mansiyon,Akçaabat Belediyesi’nin değişik zamanlarda organize ettiği şiir yarışmalarında birincilik,ikincilik,üçüncülük ödülleri kazandı. Karadeniz Yazarlar Birliği kurucularındandır. Halen bu birliğin üyesidir. Bunların yanında elinin altındaki öğrencilere rehberlik ederek ve bizzat örnek olarak,onların da pek çok kültürel yarışmada ödüller almasına zemin hazırlamıştır. İkisi kız,biri erkek olmak üzere üç çocuk babasıdır.

Etkilendiği Yazarlar:
Necip Fazıl Kısakürek,Mehmet Akif Ersoy,Yahya Kemal Beyatlı


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2018 | © M.NİHAT MALKOÇ, 2018
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.