"Sabahın dördü, ve ben hala uyanığım. Sanırım Tanrı, 'Daha fazla düşün!' diye bir emir verdi." – Woody Allen"

Beyoğlu'ndan Pera'ya

Çiğneniyor cesedim Galatasaray' dan Pera' ya / Doğmamış fikirlerim / Bir annenin / düşüğü gibi

yazı resim

Almışım başımı yürüyorum

Beyoğlu'ndan.. .. Pera'ya
Kulağımı yırtan bir keman sesi
Varoşlardan birinin paslanmış

salıncağı gibi..
Oynayacak çocuk bulamayan..

Bedenim külçeleşiyor her adımımda

biraz daha...

biraz daha ..
Dayanamıyorum

Biniyorum tramvaya ağa camii önünden

Yavaş..

yavaş....
Geçiyorum kitapçılarda yıllanan kitapları

Renkli gastelerdeki yalan haberleri!...

Birnefeste
Tutamaklarında bir zamanlar

6 Eylül' de... 7 Eylül' de...

Rum'ların kumaşlarının bağlandığı yerde
Şimdi hayallerim dalgalanıyor

Kırmızı..

Yeşil..

Mavi..

Çiçekli..

Bulutlu!
Saatlerin ezildiği raylarda

Şimdi bacaklarım eziliyor
Çiğneniyor cesedim Galatasaray' dan Pera' ya

Doğmamış fikirlerim

Bir annenin düşüğü gibi
Kirpiklerim gök gürültülerine karışıyor

Yanıyor bedenim..
Küllerim çöküyor taksime

çığlıklar tıkıyor kulaklarımı

yanıyorum..

Yanıyorum

ölmüyorum..

UmARsIZ

KİTAP İZLERİ

Engereğin Gözü

Zülfü Livaneli

İktidarın Göz Kamaştıran Işığı ve Bir Hadımın Gözünden Saray Zülfü Livaneli’nin, okurunu XVII. yüzyıl Topkapı Sarayı'nın loş ve entrika dolu koridorlarına davet eden romanı "Engereğin
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön