..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bulanmadan ve donmadan akmak ne hoştur. -Mevlânâ
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Eleştiri > Politik Olaylar ve Görüşler > Hulki Can Duru




31 Mayıs 2010
Israel Delenda Est?  
Hulki Can Duru
İsrail bu politikalarını sürdürmeye devam ederse, kendisini çok korkunç bir sonun beklediğini öngörmek için kahin olmaya gerek yoktur. Bu gidişle dünyanın bir çok ülkesinde Nazi bayraklarının yeniden dalgalanmaya başlayacağını, ve o günlerin fazla uzakta olmadığını söylemek de pek fazla bir abartı olmayacaktır.


:ADBG:
“Yahudilerin toplumsal özgürlüğü, toplumun Yahudilik'ten özgür kılınmasıyla sağlanır.” (Yahudi Sorunu Hakkında, Karl Marx, 1844 Deutsch-Französische Jahrbücher)


Roma imparatorluk olmadan önce henüz bir cumhuriyetken en büyük rakibi Akdeniz'deki liman kenti “Kartaca” idi. Romalı senatör Kato, Kartaca'nın Roma için büyük bir tehdit olduğunu senatoya anlatabilmek için konuşmasına her seferinde “Carthago delenda est” (Kartaca yok edilmelidir) söylemi ile başlardı. Öyle ki artık bu Kato için bir saplantı haline gelmiş, senatoda alay konusu bile olmuştu.

Fakat son gülen Kato oldu. Tarih Kato'nun haklı olduğunu ortaya çıkardı. Akdeniz'deki ekonomik ve kültürel rekabet diplomatik yollardan çözülemeyince Hannibal komutasındaki Kartaca orduları Roma'ya kadar ilerledi, bir çok katliamlar ve kıyımlar yaşandı, Roma orduları büyük bozguna uğradı.

118 yıl süren savaşlardan sonra (İÖ 264 - İÖ146) Roma güçlükle Kartaca'yı ele geçirdi, kent yakılıp yıkıldı ve tarih sahnesinden silindi.

Günümüzün Kartacası İsrail olabilir mi? İsrail Yahudi şeriatı ile yönetilen terörist bir devlettir. Anayasası Tevrattır. Demokrasi sadece bir araçtır, bir tramvaydır. İsrailli korsan yöneticiler çoktan o araçtan inmişlerdir. 31 Mayıs 2010 günü İsrail'in Gazze yardım konvoyuna yaptığı insanlık dışı saldırı, katliam, cinayet, vahşet, barbarlıktır. Bu saldırının ayrıntılarına girmeyeceğim. Ancak şunu söylemek istiyorum:

Herşeyin bir zamanı vardır. Zaman itidal zamanı değildir. Mustafa Kemal düşman güçlerine karşı ne itidal, ne hoşgörü, ne de diplomasi göstermiştir. Savaşmıştır. İsrail'in en şiddetli şekilde, gerekirse zorla, gerekirse savaşla cezalandırılması gerekmektedir. Bu işler van minit, tu minitle geçiştirilemez.

Ancak, her kim İsrail ile savaşacak ise şu acı gerçeği iyi bilsin: Daha savaş uçakları kalkmadan hava alanlarında yok edilecek, donanmaları denize açılmadan batırılacak, uçaksavarlar çalışmayacak, füze kalkanları çökecek, ordusu harekete geçmeden felç olacaktır. Ordusunun tüm haberleşme sistemi kitlenecek, birlikleri kıpırdayamaz hale gelecektir. Tankların paletleri un ufak olacak, zırhlı birlikleri kurabiye gibi dağılacaktır. O ülkenin ne kadar şanlı bir tarihi olursa olsun, askerleri ne kadar kahraman olurlarsa olsunlar hiç bir şey fark etmeyecektir.

Çünkü eğer siz, tüm telekom, iletişim ve haberleşme ağınızı yabancı şirketlere peşkeş çekmişseniz; çünkü eğer siz sözde NATO gücü diye İsrail'in bir numaralı destekçisine ülkenizde üsler vermişseniz; çünkü eğer Muavenet destroyeriniz ortak askeri tatbikat sırasında ABD füzesiyle yanlışlıkla (!) vurulmuşsa; çünkü eğer siyasetçileriniz, iş adamlarınız, asker ve bürokratlarınız ABD ve İsrail ile "al gülüm ver gülüm" çıkar ilişkisi içindeyse; çünkü eğer bir bahaneyle ordunuzun en gizli sırlarını kapsayan “Kozmik Oda”nız deşifre edilmişse; çünkü eğer ordunuzda Sabetayist ve Mason subay ve generaller varsa ve bunlar genel kurmay başkanlığı gibi çok kritik görevlere de rahatça gelebiliyor ve kimse bunu umursamıyorsa; çünkü eğer ABD sizin tüm istihbarat sisteminizi, kalp atışlarınızı, cinsel mahremiyetinizi ve kaçamaklarınızı bile izleyebiliyorsa...

sizin savaşı kazanmanız imkansızdır, olanaksızdır, mümkün değildir, beyler, efendiler. En kahraman, en savaşkan, en güçlü ordu bile bu durumda başarılı olamaz. Üç beş çapulcuyla baş edemeyen bir ordu en son teknolojiyle donatılmış bir orduyu yenebilir mi? Gazze yardım konvoyuna yapılan saldırıya eşzamanlı olarak, İskenderun Deniz Üs Komutanlığı'na teröristlerce roketatar ve uzun namlulu silahlarla düzenlenen baskınla (6 asker şehit, 7 asker yaralı) verilmek istenen mesaj işte budur.

İmdi ne diyelim? İsrail ile hangi devletin başa çıkabileceğini bilemem ama İsrail bu politikalarını sürdürmeye devam ederse, kendisini çok korkunç bir sonun beklediğini öngörmek için kahin olmaya gerek yoktur. Rüzgar eken fırtına biçer. Fırtına eken, kasırga biçer. Kasırga eken, sonsuz yokoluşu biçecektir.

İsrail'in Avrupa Birliği, Ortadoğu ve dünyanın bir çok ülkesinde, hatta o çok güvendikleri Amerika Birleşik Devletlerinde bile Nazi bayraklarının yeniden dalgalanmaya başladığını görmesi yakın bir gelecekte kaçınılmaz olacaktır. Ve maalesef o zaman krematoryumlar sadece tek bir ülkede kurulmayacaktır...


.Eleştiriler & Yorumlar

:: SN Ç. DOLMAYAN'A YANIT
Gönderen: Hulki Can Duru / , Türkiye
7 Haziran 2010
Sn. Dolmayan İHH'Yİ bilemem ama AKP'nin amacının bu olduğu ayan beyan ortada. Bu antisemitizmi azdırırken bir yandan da antitürkizm'i azdıracaktır. Nazi Almanyasının bir benzeri olan ırkçı ve şovenist İsrail dünya barışı için bir tehdittir. İslamcılık da dünya barışı için bir tehdittir. ABD ve küresel egemenler de dünya barışı için tehdittir. Bu durumda bir çıkış yolu görünmüyor. Dünya sistemi kitlenmeye, bir açmaza doğru sürükleniyor. Bu gidişatın sonu çok uzun sürecek bir savaştır. Kimin kazanacağını öngörmek mümkün değildir. Ancak, kaybeden insanlık olacaktır. İsrail ile Türkiye'nin savaşa girmesinden en çok Türkiye zarar görecektir. Ve açıkça söylüyorum Pirinçlik ve İncirlik ABD üsleri kapatılmadıkça, Telekomünikasyon ve iletişim sistemi ulusal denetim altında olmadıkça, ordudaki Sabetayist ve Mason askeri personel ayıklanmadıkça Türkiye'nin bu savaştan baskın çıkması mümkün olamayacaktır.

:: Gazze?
Gönderen: Çetin Dolmayan / , Türkiye
7 Haziran 2010
Gazze ablukası galiba bitti, bütün mesele İsrail'i "yok etmek" oldu. İHH'nin de AKP'nin de amacı toplumda bu güdüyü kamçılamak değil miydi acaba? SN DOLMAYAN,İHH'Yİ bilemem ama AKP'nin amacının bu olduğu ayan beyan ortada. Bu antisemitizmi azdırırken bir yandan da antitürkizm'i azdıracaktır. Nazi Almanyasının bir benzeri olan ırkçı ve şovenist İsrail dünya barışı için bir tehdittir. İslamcılık da dünya barışı için bir tehdittir. ABD ve küresel egemenler de dünya barışı için tehdittir. Bu durumda bir çıkış yolu görünmüyor. Dünya sistemi kitlenmeye, bir açmaza doğru sürükleniyor. Bu gidişatın sonu çok uzun sürecek bir savaştır. Kimin kazanacağını öngörmek mümkün değildir. Ancak, kaybeden insanlık olacaktır. İsrail ile Türkiye'nin savaşa girmesinden en çok Türkiye zarar görecektir. Ve açıkça söylüyorum Pirinçlik ve İncirlik ABD üsleri kapatılmadıkça, Telekomünikasyon ve iletişim sistemi ulusal denetim altında olmadıkça, ordudaki Sabetayist ve Mason askeri personel ayıklanmadıkça Türkiye'nin bu savaştan baskın çıkması maalesef mümkün olamayacaktır. (HCD)

:: Ellerinize sağlık
Gönderen: Ömer Faruk Hüsmüllü / , Türkiye
31 Mayıs 2010
Teşekkür ve saygılar.




Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.

Yazarın politik olaylar ve görüşler kümesinde bulunan diğer yazıları...
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un 14 Nisan 2009 Tarihli Değerlendirme Konuşmasının Eleştirisi (I)
Koçan Devrimi (!) ve Postmodern Saksofon Demokrasisi
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ'un 14 Nisan 2009 Tarihli Değerlendirme Konuşmasının Eleştirisi (Iı)
Cahil, Kara Cahil, Zırcahil…
"The Economist" Dergisine Mektup
Ordo Ab Chaos Stratejisi
Tarihin Çarklarını Geriye Çevirmek
2012 Nobel Barış Ödülü Avrupa Birliğine Verildi!
G… Kılı ve Siber Teröristler!
Terörü Çözme Süreci mi Dediniz?

Yazarın eleştiri ana kümesinde bulunan diğer yazıları...
Paganlıktan Gelme Bir Tapınma Şekli: Namaz (2)
Mevlana'nın Kimyası
Köpekliğin Aşkı ve Varoş Kültürü
Çağdaş Gericilik: Postmodernizm
Paganlıktan Gelme Bir Tapınma Şekli: Namaz
Ka, Kar ve Kars
Dinin Ahlaksızlığı, Yahut, Ahlaksızlığın Dini
Tevfik Fikret'ten Teröre Övgü
Mevlana ve İslam
Haksızlığa Kesinlikle Karşıyım

Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Elsa'nın Gözleri [Şiir]
Kraliçe ve Bahçıvan - II [Şiir]
Albatros [Şiir]
Op. 11 Piyano Ezgileri, Arnold Schönberg [Şiir]
Kraliçe ve Bahçıvan [Şiir]
Yeryüzü Rüzgarları [Şiir]
Uçan Ayakkabı [Şiir]
Malta Şahinlerine [Şiir]
Havanın Ölümü [Şiir]
Her Ocak Hiddetle Tütüyor… [Şiir]


Hulki Can Duru kimdir?

Başlıca yapıtları: Eski Kule Müziği (şiir) Geometrik Aydınlık (şiir) Havanın Fen Noktası (şiir) Tartaros Paradigması (eleştiri) Teslis Sendromu (eleştiri) Nano Kutsallık (eleştiri) Sevgili Kutlu Yaşam (öykü) Kuşku Bilinci ve Eleştiri (eleştiri)

Etkilendiği Yazarlar:
Montaigne, Descartes, Russell, Tolstoy, N. Hikmet, Dostoyevski, Nietzsche, Freud, Darwin, Marx, Engels, Lenin, Bakunin, Kropotkin, Voltaire, Diderot


yazardan son gelenler

yazarın kütüphaneleri



 

 

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Hulki Can Duru, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.