..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Bulanmadan ve donmadan akmak ne hoştur. -Mevlânâ
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri



Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  


 


 

 




Arama Motoru

İzEdebiyat > Bilimsel > Dilbilim > Rüştü Bayındır




25 Haziran 2010
Türk Dilinin Gücü  
Rüştü Bayındır
NELER YOK NELER....


:AHHI:
Türk dili üzerine yapılan son araştırmalar , özellikle ünlü dilbilimcimiz Osman Nedim Tuna’nın yapmış olduğu karşılaştırmalı araştırmalar , bize dilimizin tarihinin milattan önceki dönemlere dayandığını göstermektedir.Nitekim dilbilimcilerin ellerindeki veriler incelendiğinde 5000 yıldan daha eski bir geçmişe sahip olduğunu söylememiz mümkündür.

Şu gerçeği vurgulamak istiyorum ki , dilimize ait eserler hala tam anlamıyla okunmuş , ortaya çıkarılmış değildir.Bilinen en büyük gerçek ise Türkçe eserlerin hala okumakla bitirilemediğidir.Evet , bu çok net bir gerçektir ki bu noktada hala yayınlanmamış eserlerin varlığı , hala Osmanlıca’dan Türkçe’ye aktarılamamış eserlerin varlığı bu durumun çok açık bir kanıtıdır.

Dilimiz , muhteşem bir gelişim çizgisi takip etmiştir. Zamanla ağırlaşan bir grafik çizmiş olsa da özüne sadık kalınmış olması ve hala günümüzde bir Türk Dili denildiği zaman gerek coğrafik gerekse demografik bir üstünlükten bahsediliyor olması , dilimizin gücünü ispatlar niteliktedir.

Dilimiz , yüzyıllardan yüzyıllara gerek şahsiyete bağlı olarak gerekse anonim bir tarzda gelişim göstererek bugünlere ulaşmıştır.13.yüzyılın yapıtaşlarından olan Yunus Emre’nin;

Çıktım erik dalına

Anda yedim üzümü

Bostan ıssı kakıyup

Der ne yesin kozumu

söyleyişindeki saflığa , temizliğe bakıp da bu dile hayran olmamak elde mi?Peki ya Ahmet Yesevi’nin ;

Tatlı canımı versem,
Karanlık yere girsem,
Münker, Nekir’i görsem,
Şu halim nice olur?

deyişine bakıp da bir kez daha bu dilin gücüne şahit olmamak mümkün mü?

“Dil mızraktan daha derin yaralar” diyen Hacı Bektaş-ı Veli’nin bu sözünü anımsayıp da tüm bu söylediklerimi bir kez daha gözden geçirmekte fayda olduğunu düşünüyorum.

Örnekleri sıralarken burada Karacaoğlan’ın;

Ala gözlerini sevdiğim dilber
Göster cemalini görmeye geldim
Şeftalini derde derman dediler
Gerçek mi sevdiğim sormaya geldim

söyleyişine de yer vermeden

edemeyeceğim. Bu ve benzeri örneklerle Türkçemizin oldukça güzel kullanımlarını sergilememiz mümkündür.

Türk Dili son zamanlarda teknoloji karşısında her ne kadar diğer dillerle bir mücadele içerisinde olsa da geçmişinin köklülüğü onu her daim zafere götürecektir. Son zamanlarda Türk Dili üzerine yapılan araştırmaların artıyor olması ise sevindirici bir durum arz etmektedir.

Türk Dili kullanımı son zamanlarda daha bir özendirilmeye çalışılıyor. Her ne kadar internet kullanımı içerisinde , güzel Türkçemizin parça parça edildiğini görmek sıkıntı verici bir durum olsa da , bu durumun düzeltilmesi için harcanan çabalar da gözardı edilmemelidir.

Geçenlerde , düşünce paylaşım yerlerinde (forumlarda) teknolojik kullanımların Türk Dilinin gücü noktasında bir zarara sebep olup olmayacağı sorusuyla karşılaştım.Bu soruya da burada cevap vermeyi uygun buluyorum ki Türk Dilinin bilim dili olmaya en uygun dillerden biri olduğu gerçeğini ilk olarak kabul etmemiz gerekir.Neden mi? Çünkü yazıldığı gibi okunan bir dilin , bilim dili olmaya en uygun vasıflar taşıdığını bilmek gerekir.Türk Dili , yazıldığı gibi okunan bir yapıyla karşımıza çıktığı için bilimsel verilerde kullanımı da bir o kadar kolay bir görüntü çizmektedir.Burada şunu belirtmekte fayda görüyorum ki dilimiz her daim kullanım kolaylıklarını bünyesinde taşımıştır.Bu durumu verdiğim şiir örneklerinde de açıkça görmekteyiz.

Görüldüğü üzere dilimiz gücünü adeta haykırır bir gelişim çizgisi izlemiştir. Bizler de bu durumda , daima bu gerçeklerin farkındalığının vermiş olduğu bir güçle , dilimize sahip çıkmayı bir görev saymalıyız.



HAFTANIN SÖZÜ ; “Bir insan diline sahip çıkmayı düşünüyorsa , bağımsızlığını düşünüyor demektir.”

R.Bayındır








Söyleyeceklerim var!

Bu yazıda yazanlara katılıyor musunuz? Eklemek istediğiniz bir şey var mı? Katılmadığınız, beğenmediğiniz ya da düzeltilmesi gerekiyor diye düşündüğünüz bilgiler mi içeriyor?

Yazıları yorumlayabilmek için üye olmalısınız. Neden mi? İnanıyoruz ki, yüreklerini ve düşüncelerini çekinmeden okurlarına açan yazarlarımız, yazıları hakkında fikir yürütenlerle istediklerinde diyaloğa geçebilmeliler.

Daha önceden kayıt olduysanız, burayı tıklayın.


 


İzEdebiyat yazarı olarak seçeceğiniz yazıları kendi kişisel kütüphanenizde sergileyebilirsiniz. Kendi kütüphanenizi oluşturmak için burayı tıklayın.


Yazarın diğer ana kümelerde yazmış olduğu yazılar...
Okumuyoruz [Öykü]


Rüştü Bayındır kimdir?

Sevgili okurlar. . . Ben bir edebiyat öğrencisiyim. . . Birçok gazetede yazarlık yaptım ve yapıyorum da. . . . Amacım ve en büyük isteğim Türk Dili hakkında insanları bilgilendirmek ve Türkçe kullanımını artırmaktır.

Etkilendiği Yazarlar:
Türkçeci olan herkes...


yazardan son gelenler

 




| Şiir | Öykü | Roman | Deneme | Eleştiri | İnceleme | Bilimsel | Yazarlar | Babıali Kütüphanesi | Yazar Kütüphaneleri | Yaratıcı Yazarlık

| Katılım | İletişim | Yasallık | Saklılık & Gizlilik | Yayın İlkeleri | İzEdebiyat? | SSS | Künye | Üye Girişi |

Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2020 | © Rüştü Bayındır, 2020
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.