"Gelecek, şimdiki zamandan çok da farklı değildir; sadece daha pahalıdır." - George Orwell"

Yaratıcı Yazarlık

Yazma Teknikleri

5 görüntülenme · 74 ileti
??? #21
bu bayat espiriye rağmen teşekkürler. yazıyı ve yazarı çok sevsem de kutsallaştırmaya karşıyım. hayat herşeyden daha gerçek.
??? #22
yazarlık hakkında
??? #23
yazdğım yazıları bu kanallada paylaşabileceğim yer var mı
??? #24
Ben açılış konuşması hakkında fikir almak istiyorum. Özgün, ilgi çekici bir açılış konuşması nasıl olabilir? Örneğin bir okulun açılış konuşması... Nasıl klişeden uzak, insanların canını sıkmayacak bir konuşma hazırlanabilir?Ben işin içinden çıkamadım. Yardımcı lursanız sevinirim...
??? #25
Sizin için bir metinden alıntı yaptım umarım faydası olur; Hayata karşı arzu duymalarını,nasıl yaşama istekli olarak uyandıklarını buradan size anlatmalarını isterdim. Onlar istekliler.Sizin gibi hayırseverler,siz güzel insanlar,onlara destek olarak öğrendikleri herşeyi benim gözümde birebir siz öğretiyorsunuz; onlara cesaret veriyorsunuz , balmumundan yaptıkları kanatlarıyla bir İkarus gibi gökyüzüne uçmadan önce güneşe yaklaşmamalarını fısıldıyorsunuz genç kulaklarına,dedesi kalp krizi geçirdiğinde çaresiz bir şekilde ağlayıp dövünmek yerine kalp masajı,suni tenefüs yapabilmeyi öğrenme şansını onlara tanıyorsunuz. Bazıları korkuyor, siz onların yanında duruyorsunuz ve öğretmenin sorusuna kalkan parmaklarla cesaret kazanıyorlar. “Öğretmenim,ben bu problemi çözebilirim” diyorlar. Aslında “ben bu hayatla başa çıkabilirim” diyorlar.Bazıları çok cesaretli, “bende o torbadan o kokuyu çekebilirim,ne var bunda” diyorlar,”bende babam beni dövdüğünde evden kaçabilirim” diyorlar, “kimse beni görmeden çalabilirim” sanıyorlar, sizde onlara korkunun zararlıyı bilmekten ileri geldiğini anlatıyorsunuz. Evet korku bilmekten ileri gelir.İnsanların hakkını gaspetmekten korkmayı, küçük vücutlarına zarar verebilmelerinden korkmayı,kalp kırmaktan korkmayı öğrenmelerine yardımcı oluyorsunuz. Biz sizin gibi insanların bu asil çabalarına aracı olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bizlere de çok şey öğretiyorsunuz, amatör ruhlu çabalarımıza yön veriyorsunuz ve biz sizler sayesinde uzattığınız el olmayı öğreniyoruz. Bize öğretin! Onlara öğretin! Göz yaşı varsa fakirlik varsa,adaletsizlik varsa bunların hepsi bizim suçumuz! Çabalarınız sayesinde bir gün bu ülkenin çocukları yaşadığımız krizleri ve acıları,toplumsal sorunları, tarih kitaplarından hayretle okusunlar. Şimdi kalplerinde yaşadıkları sızı gibi hissetmesinler. Ve bizlerde bu güzel girişimin bir parçası olduğumuzu anılarımızın en güzel bir hatırası olarak sonsuza kadar hatalarımızın bir kefareti olarak saklayalım. Bu yüzden ellerinizi kalbinize koyun, ve sonra ellerinizi uzatın, sizi tutan küçük elleri hissedeceksiniz. Teşekkür ederim. Dersaadet
??? #26
Yerinde alıntın için çok teşekkür ederim Dersaadet! Birilerinin senin için yardım ettiğini görmek çok güzel. Bu kadar güzel bir alıntı yapabilmek iyi bir birikim gerektirir. Tekrar teşekkürler. Ben açılış konuşmamda Kaplumbağe Terbiyecisi resminde verilen mesajı uygulamak istiyorum. Yani sırtıma kabuk bağlayıp tıpkı öğrencilerim gibi hissetmeyi, düşünmeyi... En azından bu açılış konuşması boyunca. Ne de olsa çoğunluğu onlar oluşturuyor değil mi? İçerik olarak -göze batmadan- öğüt vermek, taşıdıkları sorumluluğu anlayışla karşılamak; hatta onlar gibi isyan (etmek), yaz tatilinin ardından okula dönüşün zorluğundan bahsetmek, ama okulda yaşananların gerçekten çok güzel olduğunu vurgulamak gibi bir hedefim var. Onları anlamak; ve ruh hallerini fotoğraf çizermişçesine betimlemek istiyorum ki samimiyetime inansınlar. Anlattıklarım gerçekçi olsun. Eğer öyle olursa; duymayı haz etmedikleri de inandırıcı gelebilir. Onlara birşeyler öğretebilirsem ne mutlu bana. Dersaadet; seni duyarlılığından ötürü tebrik ederim; ancak dediğim gibi ben olaya onların penceresinden bakmak istiyorum...
??? #27
Yazmaya başlerken benim zorlandığım en büyük nokta yazdığım her şeyi insanlarla paylaştığımı bilmek ve buyüzden hata yapmamak için de kusursuz bir yazı çıkarmak için yazdığım hikayenin konusuna adapte olamamaktı. Daha sonraları bunun bende yazma hevesimi kırdığını gördüm ve yazılarımı kendim için değil de insanların beğenmesi için yazdığımı farkettim. Ama şu an sadece kendimle dertleşmek için yazıyorum. Yazarken çok mutluyum ve daha iyi yazabiliyorum İzedebiyat'ın bunda payı büyük
??? #28
içinden ne geliorsa yaz gitsin..eger yogunsa duygular zaten cumleler dokulur kagida. bunun icin bir suru kurala yada baska biseye ihtiyac oldugunu hic sanmiyorum.
??? #29
Tadı yok sensiz geçen ne baharın ne yazın... Valla inanır mısınız. Tadı yok; ne, Sezai'siz, İmdat'sız, İsa'sız, Dersaadet'siz, Kenan'sız, Gönül'süz, Nida'sız ve bilmem, belki de bensiz bu forumun. Hadin, istediğiniz yere...
??? #30
bazen intiharları beklemektense yakından vurulmak ölüm sayılmaz taş değil bilirsin adamı öldüren güller de dikenden sıyrılmaz kaç kere soyunup girsen de dergâha, her odun da ağaçtan sayılmaz
??? #31
Artık kararımı verdim. Edebiyat bir ego tatminidir. İtiraf et! İtiraf! Kesinlikle bir ego tatminidir. İnsanların yüzündeki hayranlık ifadesini görmek,beğeninin farkına varmak,ölü yazarlar mezarlığının kapı bekçiliğine yükselmek gibidir. Ah ne şeref! Kimse anlamaz seni! Hayır,kimse! Bütün yakınların için boş işler peşinde koşan birisindir. Önlerine koyduğun metnin ilk sayfalarında başlarına ağrı girer,anlamazlar ne seni, ne de dansını harflerin. Kendini, gerçek potansiyeline ulaşmak için yoksunluklar içinde kıvranan İskandinav yazarlara benzetirsin.Bir gün bu çektiklerinin hepsine değecektir ve,ispatlayacaksındır; kendinin değerini ve onların değersizliğini. Redaktörüm sağolsun,beni bu girdapların içine düşmekten kurtardı. Çok nazik bir açıklama ile,romanımın bir çıraklık denemesi olduğunu ve böyle bir denemenin benim açımdan ne kadar iyi bir deneyim olduğunu,daha sonra yazdığım ve çok beğendiği öykümden anlaşıldığını söyledi. O kadar emek verdiğim romanımın,bir çıraklık denemesi olarak adlandırılması üzdü beni. Veli toplantısında ki tembel öğrencinin babası gibi hissettim kendimi.Ama öyküm çok güzel olmuştu.Bunda da romanı yazarken edindiğim deneyimin çok büyük bir katkısı vardı. Anlatmak istediğim,ilkinde başarılı olacağız diye bir şey yok. Bu,kalem hışırtılarına aşina olarak kazanılan bir deneyim.Redaktörümün,romanımın sayfalarını ne hale getirdiğini bir görseniz...Kendisi hataları düzeltmek için kırmızı kalem kullanıyor ve her sayfa kan ağlıyor.. Neyse,çabamı seviyorum. Egomu okşayanı da,havasını alanı da. Sizleri de seviyorum.
??? #32
Artık kararımı verdim. Edebiyat bir ego tatminidir. İtiraf et! İtiraf! Kesinlikle bir ego tatminidir. İnsanların yüzündeki hayranlık ifadesini görmek,beğeninin farkına varmak,ölü yazarlar mezarlığının kapı bekçiliğine yükselmek gibidir. Ah ne şeref! Kimse anlamaz seni! Hayır,kimse! Bütün yakınların için boş işler peşinde koşan birisindir. Önlerine koyduğun metnin ilk sayfalarında başlarına ağrı girer,anlamazlar ne seni, ne de dansını harflerin. Kendini, gerçek potansiyeline ulaşmak için yoksunluklar içinde kıvranan İskandinav yazarlara benzetirsin.Bir gün bu çektiklerinin hepsine değecektir ve,ispatlayacaksındır; kendinin değerini ve onların değersizliğini. Redaktörüm sağolsun,beni bu girdapların içine düşmekten kurtardı. Çok nazik bir açıklama ile,romanımın bir çıraklık denemesi olduğunu ve böyle bir denemenin benim açımdan ne kadar iyi bir deneyim olduğunu,daha sonra yazdığım ve çok beğendiği öykümden anlaşıldığını söyledi. O kadar emek verdiğim romanımın,bir çıraklık denemesi olarak adlandırılması üzdü beni. Veli toplantısında ki tembel öğrencinin babası gibi hissettim kendimi.Ama öyküm çok güzel olmuştu.Bunda da romanı yazarken edindiğim deneyimin çok büyük bir katkısı vardı. Anlatmak istediğim,ilkinde başarılı olacağız diye bir şey yok. Bu,kalem hışırtılarına aşina olarak kazanılan bir deneyim.Redaktörümün,romanımın sayfalarını ne hale getirdiğini bir görseniz...Kendisi hataları düzeltmek için kırmızı kalem kullanıyor ve her sayfa kan ağlıyor.. Neyse,çabamı seviyorum. Egomu okşayanı da,havasını alanı da. Sizleri de seviyorum.
??? #33
dersaadet. acaba adı sanı nedir, merak ettim, neyse, ilk roman dedin de... ilk romanda başarılı olmak...hemen hemen imkansız bişey... o bildiğimiz romancılar, hep çalışırlar, çalışırlar, bir sürü yazarlar, yayınlamazlar, yırtıp atarlar, ilk romandan başarı beklemek, hayalcilik, elbette, böyle böyle ilerler yazar, ama benim ilk yazdığım kötüydü, zaman geçince anladım, dili kulllanma becerisi, anlatma hüneri, bu ve diğer şeyler, yıllar içinde gelişir, bence sabırlı olmak, en iyisi, ha bir de, 'ben iyi yazıyorum' dememek lazım. kesinlikle.
??? #34
olgun, iyi ki var, nida da elbette, iyi kötü çirkin hepsine gerek var, nida şiirin güzel. mesajını alan alır tabiki
??? #35
Biryere gitmiş değilim...Okuyorum yazılanları , son zamanlarda çok şey öğrendim forumdan.Besleyici bilgilerle doluyor hep... Sağolsun forumun sultanları... Buradayım :))
??? #36
İsa, Musa, Muhammet, Davut, Sezai, Orkun, M. Doğan, İmdat, Güney, Gönül Sevinç, Naile, Tayyibe, Deniz, Kenan, Pelin, Macit, İbrahim, Elçin, Levent Ümit, Aslı, Cemile, Mısra, İsa, Naile, Necat, Gökçen, Emeti, Özgür, Karçiçeği, Semra, Zuhal, Seval, Eylül, Murat, Ömür İs… Altan, Nazan, Burçin, Mila, Oğuz, Duygu, Kenan, Pınar, Binnur, Ve my, ? saire, saire.......................
??? #37
Suskunluk yanıltmasın, buralardayım. Merakla, keyifle takip ediyorum. İşlerimi biraz toparlayayım, kafamı da toparlayacağım; katılacağım tekrar aranıza. Bağışın artması sevindirici; yanılmıyorsam üç beş aylık para şimdiden geldi. bulunanlar adına ben buradan şükranlarımı sunuyorum. İzedebiyat'ı yaşatmak için sadece düş gücü değil, nakdî güç birliği de şart. En kısa zamanda ben de katılacağım. Saygıyla, M. Doğan
??? #38
yazmak güzel tabi ama yazdığından anlamak ve anlatmak gerek, birilerine yön vermesi, hayatına ışık tutması lazım ve elzem. En başta yazdıklarından kendisini tanıması gerekir.
??? #39
yazılanları takip ediyorum uzunca süredir, ben de aynı şeyi söyleyeceğim. burada çok fazla kişisel tartışma var. bazen gerçekten hiç anlamıyorum olanları. yeniliğime veriyorum. belki başka şeyler vardır bunun altında falan diye düşünmeye çalışıyorum. ama çözemiyorum gerçekten. dışardan nasıl göründüğünü merak edersiniz diye yazdım bunu. bazen çok zor oluyor olanları takip etmek. birden çok mu sinirleniyor buradaki herkes? herkes çok mu agresif? sanmıyorum. sanırım ben cidden anlamıyorum bu işten. ... benim bilmediğim ve anlamadığım birşey var, kesin. * ama öyle bir durumda ki burası, ben ileti yazmaya korkuyorum. yani biri diğerini kesinlikle yanlış anlıyor hep. ortalık fena karışıyor. * okudukça forumda yazılanları (nolmuş ki?) sorusu kafama takılıyor. burası hep böyle mi? e peki biz nasıl birbirimizden birşeyler öğrenecez o zaman?
??? #40
Daha düzgün bir forumdu burası bir zamanlar.Güzel paylaşımlar , farklı yorumlar , yer yer aklı başında tartışmalar oluyordu.Ortak yazılar , şiirler yazılıyor ve keyif veriyordu... Bu iki kişilikliler çıktı çıkalı burası bozuldu... Düzelir ama... "yel kayadan toz götürür ancak"
Başa Dön