..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
"...öyküyü yazan bilge, beşinci ya da altıncı göbekten kral torunu olduğumu ortaya çıkaracak şekilde belirleyebilir soyumu." -Cervantes, Don Quijote
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - 1. Bölüm
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Leyla'ya Mektuplar - 1 (Kadın Üstü Kadın)
Mehmet Altekin
Şiir > Aşk ve Romantizm

Tanrı seni yarattığı için tanrıdır, Güzelliğin, gökten inen nurları andırır Binlerce yıl gelip geçse, Cihan tersine dönse, Ecel bana gel dese, Dudakta yine adın, Sen kadın üstü kadın, Aşk olmalıymış adın, Hayat bağım kopar, Başkasına gitme sakın. ---------------------------------- Akıyor gözyaşlarım kalbime ılık ılık, Bilmem nasıl geçecek, bu hüzünlü ayrılık, Aşkımın karanlığı, sararken gözlerimi, Koklardım ben sen diye,

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Roman > 1. Bölüm
301 
 Dönemeyen Bir Dönme Dolap - 13  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Yüzlerce çeşit çiçeğin oluşturduğu bir tablo. Yeşil, sarı, mor, kırmızı, kahverengi... kısacası her renkten çiçek. Renkler birbirine karışmış, öylesine ilginç bir renk cümbüşü oluşmuş ki...
302 
 Kim İçin Yaşıyorum  (Çağlar Sertakar)

İlk hikaye denemem eleşitrilerinize gerçekten ihtiyacım var
303 
 Köpeğin Adı Badi - 6  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Cafer Aga, gençliğinde çok iyi klarnet ve darbuka çalan bir sanatçıymış. Düğünden düğüne, davetten davete dolaşırmış. Tabii tek başına değil; diğer müzik ekibi arkadaşlarıyla.
304 
 Köpeğin Adı Badi - 46  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Polisin yanındaki komşularından bazıları gördükleri karşısında yüzlerini kapattılar, bazıları da çığlık attılar: Süheyla hanım yatağında yatıyordu, üstü ve yataktaki örtü ile yorgan kan içindeydi; yüzü sarı beyaz karışımı bir renkteydi, gözleri kapalıydı.
305 
 Adam ve Köpeği...  (Emrah)

Onlar bu hiç bir zaman boyun eğmemiş,günyalnız yolda ikiydiler.Çaresizlikler,kötülüğe sahiplenmiş sevaplarını sadece hayata hediye etmiş arkadaşlardı Onlar adam ve köpeğiydi.ahların
306 
 Pavlic'in Öyküsü - 1  (Fatih Şahin)

Odanin icerisinde ki kuytu sessizliğin ruhuna verdigi dinginligin hazzini yasarken, aniden icinde hissettigi boslukla tekrar, kendine benligine geldigini hissetti.
307 
 Köpeğin Adı Badi - 24  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Ya çürümek ya da küle dönüşmek ne fark eder? Bu şartlarda düşmek için istekli olunabilir mi?
308 
 Köpeğin Adı Badi - 20  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Böyle diyorum da aslında Köpüş için ölüyorum, bitiyorum. Onu her gördüğümde mest oluyorum. Bütün vücudumu tatlı bir uyuşukluk sarıyor. İnsanların aşk dedikleri duygu bu mu acaba? Olamaz, ben insan değilim ki... Değilim, tamam da neden her geçen gün biraz daha insanlara benziyorum? Bu iyi bir şey mi?
309 
 Çikolata - 3  (Ezgi Yavuz)

Karar, karar, karar.
310 
 Köpeğin Adı Badi - 2  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Aslancık’la olan beraberliğimiz böyle başladı. Artık bir oyun arkadaşım vardı ve üstelik bu arkadaş beni tehlikelere karşı da koruyordu.
311 
 Köpeğin Adı Badi - 17  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Öyle bir gün gelmiş ki, köpekler ya insanların olmadığı yerlerde yaşamak ya da insanlara köle olmak zorunda kalmışlar. Köleliliği kabul ekmek istemeyenler dağlara, ormanlara kaçıp tilki, çakal, kurda dönüşmüşler; tabii az da olsa vahşi birer köpek olarak varlıklarını sürdürenler de varmış. “
312 
 Göçe Göçe - 9  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Silah sesleri kesildikten sonra korucular, olay mahalline gidip bilgi edinmeye çalıştılar. Ruslar katliam ve soygunlarını yapıp oradan ayrılmışlar. Çok sayıda ölü ve yaralı varmış. O konvoydakilerin arabaları devrilmiş, eşyaları talan edilmiş, hatta hayvanları öldürülmüş.
313 
 üvey evlat  (kenan daniş)

1960'lı yıllarda istanbul'da yaşayan bir ailenin hikayesidir bu! istanbul'un en soğuk gecelerinden birinde fakir bir ailenin gecekondusunda sobada yanan, yollardan toplanmış çalı çırpının adeta saman alevinin verdiği sıcaklığı vardı.
314 
 Köpeğin Adı Badi - 11  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Cafer Aga çok öksürüyor. Birkaç dakika ara ile. İçerisi sigara dumanı dolu, kapı açık olsa da duman çıkmıyor, aksine çöreklenip odanın içine çöküyor.
315 
 Köpeğin Adı Badi - 9  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Buhaberden sonra Cafer Aga adeta yıkıldı. Kendini içkiye verdi.Varını yoğunu içkiye yatırdı. Davetlere düğünlere gitmemeyebaşladı. Ancak içki parası biterse gidiyordu, o zaman da adetyerini bulsun diye zoraki çalıyordu.
316 
 Dolunay  (Gülçin Latifaoglu)

Bir dünya düşünün gördüğünüzün hayal, söylediğinizin yalan, tattığınızın ise zehir olduğunu. Bir yazlıkta akşam yemeğinde başlayan altı arkadaşın sırlar oyunu bir süre sonra içinden çıkılamayacak düğümlere neden oluyor. Her biri toplum içerisinde saygın bir mesleğe sahip bu kişilerin, yıllar yılı herkesten gizledikleri şaşırtıcı, utanç verici geçmişlerini kimliklerini açıklamadan gözler önüne sererken, oynanan oyunda hangi geçmişin kime ait olduğunu, geçmişte yaşadıkları ip uçlarında saklı gizli yönleri ile bulabilecekmisiniz? Okuyacağınız kitap, yıllar yılı sırlarını eşlerinden ve birbirlerinden gizlemiş altı kişinin heyecan verici açıklamalarını içeriyor.
317 
 Çikolata - 2  (Ezgi Yavuz)

Eskiden birbirimizi tamamladığımızı düşünürdüm fakat şu an aynı şeyleri düşünmüyorum. Her neyse.
318 
 Köpeğin Adı Badi - 15  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Etimi yiyecek tenha bir yer buldum. O sırada fark etmemiştim, etten az bir parça kaldığında gözüme ilişti. Az ileride Kuyruksuz Bacı yattığı yerden yalvaran gözlerle bana bakıyordu. Acıdım. O istemedi ama ben götürüp bu son lokmayı ona verdim. Bir kerede yuttu.
319 
 Demokratik Deliler Devleti - 14  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Biz cennete gitmek için yola çıkmıştık. Bu yolculuğun sonunda, uzaktan çok güzel görünen bir yere geldik. Önceleri anlamadık ama meğerse bu görüntü bir serapmış. Çünkü daha sonra bir de baktık ki cehennem ateşinin içinde yanıyoruz. Burada pis pis sırıtan zebaniler vardı ve bunlar bize, buranın cennet olduğu yalanını söylüyorlardı.
320 
 İlkel Bir Adamın Çığlıkları III  (onur güner)

O ve şeytan… Yıllarca birlikte oturup oynadıkları birinin şeytan olması ona çok garip gelmişti. Fakat buna itiraz edebilecek bilgisi yoktu. Çünkü o hiç şeytan görmemişti. Demek ki herkes şeytan olabilirdi.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17  Sonraki Sayfa




son eklenenler

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © , 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.