..E-posta: Şifre:
İzEdebiyat'a Üye Ol
Sıkça Sorulanlar
Şifrenizi mi unuttunuz?..
Kürtaj sadece kendileri bir zamanlar doğmuş insanlar tarafından savunuluyor. -Ronald Reagen
şiir
öykü
roman
deneme
eleştiri
inceleme
bilimsel
yazarlar
İzEdebiyat - 1. Bölüm
Anasayfa
Son Eklenenler
Forumlar
Üyelik
Yazar Katılımı
Yazar Kütüphaneleri

Şu Anda Ne Yazıyorsunuz?
İnternet ve Yazarlık
Yazarlık Kaynakları
Yazma Süreci
İlk Roman
Kitap Yayınlatmak
Yeni Bir Dünya Düşlemek
Niçin Yazıyorum?
Yazarlar Hakkında Her Şey
Ben Bir Yazarım!
Şu An Ne Okuyorsunuz?
Tüm başlıklar  

Ay’la Ayıla,yay’la Yayıla,kova Bizim Kova’la...
Servet Alkan
Şiir > Taşlama (Kinaye)

Beni Sürrealist olmakla suçladılar Aynur İnanabiliyormusun? Realist olmak marifetmiş gibi… Eskice ile Yenice arasında Yaprak döken ormanlar Karagerdanlı dalgıçlar Ne Osmanlı ateşi ,ne sarı lekeli zıpzıp Oysa bütün niyetim Rabia Olasılığın milyarda biri de olsa… Neymiş efendim? kendimi idareli kullanıyormuşum kara günler için Üstüne de Müptelayım,deliyim sinmişim efkarı ney’e demişim Güzellik kusurlarda saklıdır mı? Neymiş efendim

[DEVAMI]

 

 


 

 




Arama Motoru


• İzEdebiyat > Roman > 1. Bölüm
161 
 Göçe Göçe - Göçmenler Kızılpınar'da da Adetlerini Sürdürüyorlar - 34  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Sedankada bir evde toplanılır, kadın kadına sohbet edilir, eğlenilirmiş. Kadınlar yanlarında getirdikleri el işlerini yaparlar, birbirlerinden iş örneği alıp verirlermiş. Sedanka, gecenin geç saatine kadar devam ediyormuş.O nedenle, yazın değil de daha çok kışın yapılırmış. Çünkü yaz mevsiminde gündüz tarlada, harmanda yapılacak iş çoktur.
162 
 Köpeğin Adı Badi - 71  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Hapiste iken mi o kadar insanı öldürdü? Gerçek adı da T.K değil; M.S. Çünkü çaldığı arabanın torpido gözünde bulduğu kimliğin fotoğrafını değiştirip kullanıyor. O kimlik muhtemelen araba sahibinin.
163 
 Köpeğin Adı Badi - 65  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Bahçe kapısının çıkardığı sesi duyunca oraya doğru yöneldim. Bir de ne göreyim; kocaman siyah bir ayı demir kapıyı sallıyor. Daha önce oralarda bir ayının dolaştığını sütçü de temizliğe gelen kadın da söylemişlerdi, Kenan Baba da önemsiz bir haber dinliyormuş gibi hiç bir tepki göstermemişti.
164 
 Göçe Göçe - 2  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Biz Karamanoğulları ölümden korkmayız. Savaşçı bir milletiz. Çünkü biz Çiçi Yabgu'nun, Tannrıkut Mete'nin, Atila'nın, Kür Şad'ın, Kül Tegin'in, Çağrı Beğ'in, Oruç Reis'in askerleriyiz, torunlarıyız. Başka bir milletin egemenliği altında yaşayamayız. Böyle bir hayat, bizim ağrımıza gider.
165 
 Köpeğin Adı Badi - 70  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Gazetede ayrıca T.K adlı caninin birkaç fotoğrafı da yer almış. Adamın suratına bakıldığında bende; gaddar, manyak bir insan izlenimi uyandırıyor. Ancak insanların suratlarına bakarak onların bir suçlu hele bir katil olduğuna karar vermek doğru mudur?
166 
 Göçe Göçe - Osman Dedem Galiçya'ya Gidiyor - 31  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Oysa oraya öldürmek ya da ölmek için gidilirmiş. Kimi öldürecektim? Cevap basitmiş: Düşmanı... Bu düşman nasıl bir şey, neye benziyor ve ben onu neden öldürecektim? Düşman namussuzun, ırz düşmanının, alçağın biriymiş. Tamam öyleyse; ben o namussuz, ırz düşmanı ve alçak düşmanı öldüreceğim. Vatan, kahramanlık, gazilik, şehitlik kavramlarından bahsediliyordu savaşla ilgili konular konuşulurken. İtiraf etmeliyim ki, bunlarla ilgili anlatılanları da tam olarak anlamıyordum. Bunlar kutsalmış, övünç doluymuş, namusmuş, herkesin ulaşmak isteyeceği şerefli değerlermiş, mertebelermiş!
167 
 Çapulcu Manyak - 24  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Bir gün, gene kırlarda dolaşıyoruz. Biraz yüksekçe bir yerden ben önde o arkada iniyoruz. Ben düzlüğe çıkınca arkama dönüp baktım, o daha tümseğin yarısındaydı ve adeta çakılı kalmış gibi duruyordu.
168 
 Sevginin Gücü  (selçuk erkol)

güzel bir kız ve onun hayata bağladığı mücadeleci bir gencin, birbirlerine duydukları sevginin gücüyle gelen zafer ve zafere sevinemeden kaybolan hayat.
169 
 Göçe Göçe - 3  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Biz güçlüyken gayrimüslimlere ne kadar iyi davrandıysak, onlar güçlü olduğunda tam aksine bize o kadar zulmettiler. Belki de bu davranışlarının gerisinde, azınlıkların yüz yıllardır bize karşı duydukları ezikliğin yarattığı, bir intikam duygusu yatıyordu. Sebep ne olursa olsun Bulgarlar'ın Balkanlar'da Türkler'e yaptıkları mazur görülemez.
170 
 Köpeğin Adı Badi - 74  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Dinozor Badi, önce canını acıtanlardan hesap soracak! İlk gittiği yer Doktor'un evi. Bir kafa darbesiyle bahçe duvarını yıkıyor, evi zangır zangır sallıyor. Sallamanın şiddetine dayanamayan ev yıkılıyor
171 
 Dönemeyen Bir Dönme Dolap - 14  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Ben tam bir hayalciyim. Bu yüzden sık sık hallüsinasyon görüyorum. Üstelik hallüsinasyonlarım yalnız görme ile değil, diğer duyu organlarımla da ilgili. Ses, tat, koku ve dokunma gibi.
172 
 Göçe Göçe - Mutsuz Göçmen Çocukları - 25  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Çocuklara bakıyorum. Çocuk olur da oynamaz mı, bağırmaz mı, gülmez mi? Buradaki çocuklar oynamıyor, bağırmıyor, gülmüyor. Ayakları bedenlerini tutmakta zorlanan birer korkuluk gibi hepsi... Bir de derler ki “Çocuk, her yerde her zaman çocuktur.” Bu söz, göçün çocukları için geçerli değil...
173 
 Köpeğin Adı Badi - 56  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Köyün neredeyse tamamı cesedin bulunduğu yere gitmiş, ama güvenlik güçleri cesedin olduğu yerin etrafını “olay yeri inceleme bandı” ile çevirerek kimseyi oraya yaklaştırmamış.
174 
 Köpeğin Adı Badi - 58  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Ormandan çıkıp sahile doğru yürüdüm. Az ilerimde iki köpek vardı: biri erkek biri dişi. Dişi olanı tanıdım, beni köpek dövüşçülerine satan namert, soysuz, rezil kancık! İntikamımı alacaktım, aniden atağa geçtim, hata ettim; çünkü hemen fark etti.
175 
 Köpeğin Adı Badi - 72  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Yakın tarihimiz de soykırımlarla dolu değil mi?Avustralya kıtasının yerli halkı Aborjinler'i; İngilizler göçe zorlama, katliam yapma ve hastalık bulaştırmak suretiyle soykırıma uğratmadılar mı? Amerika kıtasının keşfiyle birlikte başlayan soykırımda da milyonlarca yerli katledilmedi mi?
176 
 Demokratik Deliler Devleti - 32  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Sıra gelmiş altınları tartmaya. Kuyumcu, polislerin geciktiğini düşünmüş ama tam o sırada dükkanın önüne iki tane polis arabası yanaşmış. Polisler içeri girmişler, koltuklara iyice yayılmış olan adamları hiçbir direnişle karşılaşmadan yakalayıp karakola götürmüşler.
177 
 Köpeğin Adı Badi - 54  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

On birinci gün hava kararmak üzere, beni dövmek için dışarı çıkarmak istediler, yere yatıp direndim. Kayışı çektiler, çektiler... Neredeyse boynum kırılacaktı. Dışarı zorla da olsa çıkardılar.
178 
 Köpeğin Adı Badi - 39  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Hava sıcak. Ağaçların yola düşen kısa gölgelerinden pek faydalanamadığım için kanter içinde kaldım. Yılan-çıyan çıkacak diye endişeleniyorum; vahşi yırtıcı hayvan çıkma ihtimalini ise aklıma bile getirmemeye çalışıyorum.
179 
 Köpeğin Adı Badi - 67  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Kenan Baba, gidecek ve beni burada bırakacaktı, halbuki ben hiç de kalmak niyetinde değildim. Ne mi yapacaktım? Ben de onunla beraber hastaneye gidecektim.
180 
 Dönemeyen Bir Dönme Dolap - 2  (Ömer Faruk Hüsmüllü)

Benimkiyle bu dünya birbirinden çok farklı. Şu dünya iyi ya da bu dünya kötü, demiyorum. İkisi de iyi veya ikisi de kötü olabilir.

Önceki Sayfa  1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17  Sonraki Sayfa




son eklenenler

 


 


Custom & Premade Book Covers
Book Cover Zone
Premade Book Covers

İzEdebiyat bir İzlenim Yapım sitesidir. © İzlenim Yapım, 2021 | © , 2021
İzEdebiyat'da yayınlanan bütün yazılar, telif hakları yasalarınca korunmaktadır. Tümü yazarlarının ya da telif hakkı sahiplerinin izniyle sitemizde yer almaktadır. Yazarların ya da telif hakkı sahiplerinin izni olmaksızın sitede yer alan metinlerin -kısa alıntı ve tanıtımlar dışında- herhangi bir biçimde basılması/yayınlanması kesinlikle yasaktır.
Ayrıntılı bilgi icin Yasallık bölümüne bkz.