"Öyleyse, tanrım, bize daha çok, bize yepyeni, bize tamamen farklı bir tür felaket ver." - Samuel Beckett"

yazı resim

Eğilip yere, düşen çocukluğumu kaldırıyorum
İrkiliyor yitik hayallerin soğuğunda
Kendimden korkuyorum!

Büyüdükçe, kesiyorum uzayan saçlarımı
Çünkü her teli bir kâbusa bağlanıyor
Kendimi korkutuyorum!

Kayıp bir ülkenin bağrında yanıyor gençliğim
Eğilip, üflüyorum içime dolan hayatın nefesiyle; fayda etmiyor
Kendimi bir sigaranın ucunda seyrediyorum!

Büyüdükçe yalnızlaşıyorum fazlalıklardan silkelenerek
Çünkü yüzüme düşen her göz susturuyor bakışlarımı
Utanıyorum!

Ben, bir şiirin eğreti duran son dizesiyim
Suçu şairde mi aramalı, şiirde mi?
Bilmiyorum!

KİTAP İZLERİ

Cumhuriyet'in İlk Sabahı

Şermin Yaşar

Cumhuriyet'in Şafağında Bir Çocuğun Adımları Tarihin büyük anlatılarını, savaşların ve kuruluşların destansı öykülerini kişisel ve dokunaklı kılmak edebiyatın en zorlu görevlerinden biridir. Şermin Yaşar, "Cumhuriyet'in
İncelemeyi Oku

Yorumlar

Başa Dön