Kim bilir nerdesin
Nasıl bir hassasiyetin içindesin
Sanki yıllara sâri hasretsin, firkatin ta kendisisin
Ruhuma hüzün zerk eden kedersin, hicranın derin sularında ki hecemsin
Artık ne söylesem
Elemin çilelerini derlesem
Her lahzada gözyaşlarımla bestelesem, söylesem
Bu hasrete çare olacak mı, baht gülecek mi, söyle umutlar yeşerecek mi?
Korkuyorum anmaktan
Rüyalarda pürtelâş olup, fırlamaktan
Sabahlara denk yâdımda saklamaktan, yalnızlığa sığınmaktan
Hazanın solgun çehresinde umutları yoklamaktan, baht kitabını okumaktan
Bilmem ki nerdesin
Şen misin, kederin kadrinde hasret misin?
Bin hüzünle dillenen şarkıların bestesi misin, yoksa edebin halinde
Sabrın vadesinde, nasibin bahsinde yıllardır yaşlarını gizleyen suhulet misin?
Ne söylesem, kar etmeyecek
Sessizliğin esrarı çözülmeyecek, yüzüm gülmeyecek
Hüzün yüreğimden silinmeyecek, gelen, gidenden haber sual edilmeyecek
Boyun bükülecek, sabır acısı yüreğime inecek, kalan nefesler ne kadar şevkle erecek
Ölmeden ölmek buymuş demek
Her şeyden vazgeçmek, varlık adına umut beslememek
Her an ölümle müştereklik içinde nefeslenmek, kimi zaman öncelemek
Hevesi heva, arzu kitabını bitirmek, ibret adına son nefese kadar satırlara dökmek
Ey hak demek, ruhu teslim etmek
Ne kadar gün yüzüne hasret umut kalmışsa toprakta demek
Kabir ne kadar yakın halime, derinliğimden nükseden bir hüzünle içimde
Olsun dert etme halimi, sensizlik içinde viran olan kalbimi, ruhumdan akseden kaderleri
Mustafa CİLASUN